<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980</id><updated>2012-01-08T14:26:00.342+02:00</updated><category term='sinema futbolu'/><category term='gündelik futbol'/><category term='dünya kupası 2010'/><category term='nostalji futbolu'/><category term='kitabet-i futbol'/><category term='portre-i futbol'/><category term='blog futbolu'/><title type='text'>beşte devre onda biter</title><subtitle type='html'>dar alanda nostaljik paslaşmalar</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>78</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-3992675419107449784</id><published>2012-01-08T13:33:00.002+02:00</published><updated>2012-01-08T13:39:51.627+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><title type='text'>fikret demirer</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-rTo0nw3MTJw/Twl_8eRlWnI/AAAAAAAAAIc/SmIAHFyJfr0/s1600/fiko.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 360px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-rTo0nw3MTJw/Twl_8eRlWnI/AAAAAAAAAIc/SmIAHFyJfr0/s400/fiko.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5695223880682396274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;kadirler, ulviler, rızalar, ziyalar,  ekolünün en yetenekli, en teknik ama galiba en şanssız adamı. öncesini bilmiyorum tabi ama 1980 sonrasında beşiktaş tarihinin orta sahadaki yetenekli ama tembel, sorunlu futbolcularının ilk temsilcisidir dersek bilmeyenlerin zihninde bir ışık yakmış oluruz sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oynadığı dönemlerde beşiktaş'ın sergen'iydi bir nevi. öyle ki akıbeti de benzer oldu. fikret disiplin sorunları, yönetim vs anlaşmazlığı yüzünden o dönem yıldızları toplayan üç büyükler dışındaki başka bir istanbul takımına (sarıyer) giderken seneler sonra bir nevi fikret'in  sol ayaklı veliahtı sergen,  benzer şekilde o dönem yıldız toplayan başka bir istanbul takımına (istanbulspor) transfer olmuştu. ama hareketleri, taraftarla diyaoğu vs. nedeniyle daha çok tümer' e benzetirim fikreti. bir asi ruh vardı sanki o'nda.  taraftar tarafından çok fazla koşmadığı için eleştirilirdi zaman zaman.   misal inönüdeki bir malatya maçında beşiktaş 2-1 galip ama malatyaspor tehlikeli gelmeye başlamıştı. ve kapalıdaki taraftar fikret'e homurdanmaya başlamıştı ki, ceza yayının üzerinden sağ ayak içi ile haftanın golünü atmıştı. hem bu taraftarları susmuş hem bizim ağzımızı açık bırakmıştı. dönemin klişe tabiriyle şapka çıkartmıştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet fikret çok koşmaz,  topsuz oyunda çok olmazdı belki ama top ayağına çok yakışırdı. keza çubuklu forma üzerindeki kırmızı 10 numara en çok o'na yakışırdı.&lt;br /&gt;teknikti. hırslıydı. beşiktaşlıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;belki de en verimli olacak yaşta beşiktaştan ayrılması çoğu beşiktaşlı gibi beni de üzmüştü.&lt;br /&gt;maral öztekin'in selçuk yula'lı, erdal keserli , mustafa yücedağ'lı  "rüya takımından" sonra gittiği a.gücünde futbolu bıraktı. ama insan yine de düşünmeden edemiyor, acaba gordon milne ile çalışma şansı olsaydı nasıl olurdu diye?.....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-3992675419107449784?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/3992675419107449784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=3992675419107449784' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/3992675419107449784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/3992675419107449784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2012/01/fikret-demirer.html' title='fikret demirer'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-rTo0nw3MTJw/Twl_8eRlWnI/AAAAAAAAAIc/SmIAHFyJfr0/s72-c/fiko.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1802951589114917552</id><published>2011-11-06T22:29:00.010+02:00</published><updated>2011-11-07T00:10:51.920+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>bu bir skor yazısıdır</title><content type='html'>bayram ziyaretindeyiz bugün. futbolsever bir evdeyiz. trt3 açık. eski maçları gösteriyorlar kaleci hataları, unutulmayan üçlemeler falan. bursa-fb 3-2 yazdı küçük erhan dedim enişteme. 0-2 geriden gelen bursa küçük erhanla 3 gol atıp feneri zirveden alaşağı bizi de lider etmişti. aynı saatlerde inönüde biz samsunspor'u tek golle geçerken her küçük erhan golünde bursa bursa diye inönü'yü inletiyorduk 89-90 sezonunda.(kaderin mi yoksa futbolun mu cilvesi ya da her ne ise). o zaman olduğu gibi bugün yine sordum kendime; sahi fener niye k.erhan'ı transfer etmemişti ki ? malum o dönemler fenerbahçe kendine gol atan, atmayan gol, asist , medya kralı ne kadar spektaküler isim varsa topluyordu dereağzına. ondan sonra aydın, samsun faciaları niye böyle oldu. yönetim istifa, en büyük taraftar futbolcular sahtekar...&lt;br /&gt;niye uzatıyorum lafı..  önceki perşembe 2-2 biten f.bahçe maçından sonra ama ondan önce bu sene başları daha önce geçen sene, önceki sene, bir önceki sene de (evet  sayın demirören'in başkan olduğu döneme kadar gitmek serbest) şunu dedim arkadaşlara; biz eski f.bahçe olduk, f.bahce eski beşiktaş oldu. gerek transfer politikası, gerek oyun anlayışı dsiplini vs.&lt;br /&gt;sonra portekizlililer, cenevizliler, almancılar, çeteler, süvariler,gruplar, muhalifler, cumhuriyetçiler, demokratlar hede hödö ne diyeyim ki? seneye yeni bir yap-boz yaparız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- söylenecek yazılacak çok şey var. mesele tabi ki zihniyette ama şunu yazmam gerek. 22875 transferde recep'ten sonra bir sağ bek kadir'den sonra bir sol bek bulamadık şu takıma da kendimi bildim bileli kaleci bulamadık yahu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-rüştü daha beşiktaş'a gelmemişti. hatta bu açıklamasından sonra volkanla arası açılmıştı. veliahtım tolga demişti milli takım için çok eski zamanlarda. hani şu trabzonsporlu tolga. 0-2 den 3-2 ye çevirdiğimiz maçta delgado'nun penaltı golünde sakatlanan tolga. bence şu an türkiye'nin bir numarası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- hepsi bir yana en büyük korkum aurelio'nun sağ kolunun kireçleme olması. adamın  ayağından çok kolu yoruluyor arkadaşlarına yön göstermekten. genç necip vardı sahi n'oldu o'na?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 2-1 den, 2-2 den sonra futbolcuların yüzüne bakın. sanki barcelona ile oynuyorlar ve fark yiyeceğiz endişesi, dağılmışlığı, yıkılmışlığı, çaresizliği. ve 2-3 den sonra egemen yerde yıkılmış vaziyette iken teselli eden bir futbolcu var mı hadi onu da geçtim bu takımın lideri var mı takım pamuk helva gibi dağıldığında toparlayacak?  querajma mı simao mu hadi canım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-kenardaki adama holosko diye bir gerçeği hatırlatmak lazım. simao hangi kontenjandan oynuyor haftalardır. hakeza bu vatandaş 2-3 hafta önce ntv de ben bu konu üzerine tez yaptım deyip bugünkü mağlubiyeti yorgunluğa bağlarsa hoşgelmiş türkiye'ye uyum sürecini çabuk atlatmış derim. balık hafızalıyız ya millet olarak... ama hoca çok sempatik canım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- bir an için düşünelim; yabancı futbolcuların hiçbirinin olmadığını (ya da hilbert-ernst hariç) mevcut yerliler belki bir iki takviye yerli oyuncu ile  şu zamana kadar oynanan oyundan, puan cetvelindeki tablodan çok mu farklı olurdu?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1802951589114917552?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/1802951589114917552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=1802951589114917552' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1802951589114917552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1802951589114917552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2011/11/bu-bir-skor-yazsdr.html' title='bu bir skor yazısıdır'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2409864443586518568</id><published>2010-10-10T11:55:00.004+03:00</published><updated>2010-10-10T12:19:52.049+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>kelebek etkisi-3</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TLGEdauKxoI/AAAAAAAAAII/jupF2GE7PGM/s1600/5283_zonguldak1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 317px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TLGEdauKxoI/AAAAAAAAAII/jupF2GE7PGM/s400/5283_zonguldak1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5526343858684348034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;paunoviç o zaman var mıydı açıkçası net hatırlamıyorum. dolayısı ile ilk golü kimin, nasıl attığını da. o güne dair hatırladıklarım; benden olsa olsa 5-6 yaş büyük bir abinin, abi dediysem 16-17 lik bir ergen işte. iki elinin ayasını şaplatarak beşinci olduk adamım demesi yanındaki diğer ergene maç çıkışı. maç karşılıklı ataklarla en çok da beşiktaş'ın atakları ile geçiyordu. ne de olsa seyirci ve saha avantajı bizdeydi. inönüdeydik ama hala hatırlamıyorum ilk golü ve kimin attığını. ama rakip kırmızı-lacivertli zonguldakspordu. inönü stadının şimdiki yeni açığındayız. bize göre sağ kanattan yani numaralının önünden gelişen atakta ceza sahası dışından gelişine çok sert vurdu zonguldaklı futbolcu. rasim kara uzandı ama uzak köşeden ağlarla buluştu top. biz üzüldük az sayıdaki zonguldaklı vatandaşımız sevindi. sanırım 3-4 defa da zonguldak zonguldak diye bağırdılar. ilk golü hala hatırlamıyorum ama yediğimiz bu gol sanırım altmışlı dakikalarda geldi. hala gözümün önünde. canlandırmak isteyenler için; böyle bir golü 94-95 daum şampiyonluğumuzda mutlu topçu atmıştı. ama kime hatırlamıyorum. 3-0 lık bir maçtı ama antep olabilir mi. bakmak lazım. ya da ümit karan'ın ters taraftan sağ ayakla göztepe'ye attığı gol vardı hani izmir'de. spikerin abartıp ümiti van basten yaptığı gol. daha uzağı için f.bahçeli kayhan'ın bursaya attığı bir gol vardı çok uzaklardan. öyle güzel bir gol işte. yakın zamanda böyle gol hatırlamıyorum maalesef.&lt;br /&gt;neyse.. 1-1 oldu maç bu golle.... şuursuz bir baskı oldu. sanırım böyle bitecek diye üzülüyorduk. o zaman iki puanlı sistem vardı ama beraberlik şimdiki gibi sevindirmiyordu. puanlar almamız gerekti kendi saha ve seyircimiz önünde. ligin son maçıydı üstelik.&lt;br /&gt;sonra dakika seksen altı. bunu da net hatırlıyorum. ceza sahasında bir karambolde serdar bali, topu ayağının ucu ile sadece dürttü deniz tarafındaki kaleye ve gol. 2-1 herkes ayakta ve havadaydı. sanki şampiyonluk golü gelmişti.&lt;br /&gt;zongukdaksporda iyiydi o sene. hani nerdeyse başaltı takımıydı. belki de ondan çok sevindik.&lt;br /&gt;sonuçta abinin deyimiyle beşinciydik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;font-size:85%;" &gt;foto : pusulagazetesi.com.tr&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2409864443586518568?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/2409864443586518568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=2409864443586518568' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2409864443586518568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2409864443586518568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/10/kelebek-etkisi-3.html' title='kelebek etkisi-3'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TLGEdauKxoI/AAAAAAAAAII/jupF2GE7PGM/s72-c/5283_zonguldak1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-5734556921495171591</id><published>2010-09-18T11:12:00.003+03:00</published><updated>2010-09-18T11:24:21.119+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>1996 eylül 14 f.bahçe-beşiktaş : 0-1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TJR0S60x-fI/AAAAAAAAAIA/o196-4wDXO8/s1600/96+fbjk.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 325px; height: 364px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TJR0S60x-fI/AAAAAAAAAIA/o196-4wDXO8/s400/96+fbjk.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5518163311812803058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;az önce şairler parkında &lt;a style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);" href="http://sairlerparki.blogspot.com/2010/09/dejavu.html"&gt;dejavu&lt;/a&gt; niyetine nostalji yaptım. kesmedi buradan devam edeyim istedim. malum yarın derbi var kadıköyde. tıpkı ondört sene önce olduğu gibi.  her iki takım da ünvan maçına çıkan boksörler gibi hazırlanıyor diye tahmin ediyorum. en azından biz taraftarlar için böyle.&lt;br /&gt;peki niye ondört seneki önceki bu maç?&lt;br /&gt;çünkü yine eylül. çünkü yine kadıköy. çünkü teknik direktörler yine yeni. biri yabancı diğeri yerli. çünkü yine beşinci hafta. çünkü yine az sayıda da olsa yerli ve yabancı yıldızlar etki edecek derbiye. uzatmayalım.&lt;br /&gt;papazın çayırına dizildiğinde her iki takım. bilet değil de davetiye ile zar zor atmıştık fenerli arkadaşımla tribüne kendimizi. takım gibi ben de deplasmandayım. düşünün bir taraftarın rakip takım taraftarı arasında kendi takımının maçını izlediğini... ki artı doksanda golün geldiğini...&lt;br /&gt;neyse.&lt;br /&gt;f.bahçe seyircisinin de itmesiyle baskılı başlıyor maça. rasim kara'nın talebeleri önce durdur sonra vur mantığı ile çıkmış gibi. f.bahçe'nin önceki sene şampiyonlukta pay sahibi ve çok konuşulan "baklavası" yine sahada. rüştü-uche-högh-kemalettin. beşiktaşımıza fazla pozisyon vermiyorlar. boliç'le okocha ile yükleniyorlar daha çok. ama saman alevi gibi onlar da. saffet sancaklı bir taraftarın deyimi ile adeta geziyor sahada. "bay asker selamı" bülent ise sadece orta sahada yaptığı fantastik bir hareketle yer ediyor beynimize. . beşiktaş ise rolantide, motoru zorlamıyor. avını kollayan bir kartal gibi sessiz ve derinden gidiyor. o kadar sessiz ki amokachi'yi bile unutuyorlar sol şeritte. oysa niyeryalı hazır kıta bekliyor ama ne sergen ne şifo oralı olmuyor. sanki daha kaynaşamamışlar. ya da bu siyah incinin neler yapabileceğinden habersizler daha.  sergen şifo ile yan yana ertuğrul forvette çok etkili değiller ama. bir iki cılız şut var ilk ve hatta ikinci yarıda hatırda kalan beşiktaş adına.&lt;br /&gt;lakin keçiboynuzu tadında giden maç finalde canlanıyor. yanılmıyorsam bir kontra atakta baklavacı kemalettin ertuğrul'u durduramıyor arkadan kasıtlı basıyor tekmeyi hakem avantaja bırakıyor bu sefer de ön tarafta başka bir fenerli oyuncu faulu yapıyor yayın önünde.&lt;br /&gt;beşiktaş tribünlerinin meşaleleri hazırladığını hissettim. tabi ki her beşiktaşlı gibi golü de. kaleyi cepheden gören bir yerdi, evet. en iyi sergen görürdü zaten. yanımdaki fenerbahçeliler de hissetmişti golü sanki. "şimdi boku yedik" diyordu bir tanesi. sergen'in 42 numaralı pabucu meşin yuvarlakla, meşin yuvarlaksa süzülerek havada önce rüzgarla sonra filelerle buluştuğunda aslında hiç de fena bir hamle yapmayan rüştü'nün çabasının nafile olduğu anlaşılmıştı. çünkü tarih yazılmıştı bi kere.  hemen sağımdaki  az sayıdaki renkdaşlarıma döndüm. deplasman tribünü yanıyordu bense o grubun içinde olamadığıma. sonra aynı tribün önünde yumak olan futbolcularımızı hatırlıyorum. müthiş sevinç ve keyif hakimdi. bulunduğum tribünde ise öfke ve f.bahçe tribünlerinin değişmeyen sloganı; "ali şen başkan f.bahçe şampiyon"....&lt;br /&gt;unutulmaz bir maçtı. ve de tarihi.&lt;br /&gt;şimdi o maçın kahramanları rüştü bizde, sergen ntv'de. ali şen bodrumda!&lt;br /&gt;nerden nereye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;foto : milliyet.arşiv&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-5734556921495171591?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/5734556921495171591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=5734556921495171591' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5734556921495171591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5734556921495171591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/09/1996-eylul-14-fbahce-besiktas-0-1.html' title='1996 eylül 14 f.bahçe-beşiktaş : 0-1'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TJR0S60x-fI/AAAAAAAAAIA/o196-4wDXO8/s72-c/96+fbjk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1702009668539574505</id><published>2010-09-11T22:38:00.003+03:00</published><updated>2010-09-11T22:42:29.437+03:00</updated><title type='text'>ricardo</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TIvbXdrz_kI/AAAAAAAAAH4/8hW_FDbz2Kw/s1600/ricardo-querasma.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 260px; height: 198px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TIvbXdrz_kI/AAAAAAAAAH4/8hW_FDbz2Kw/s400/ricardo-querasma.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5515743364797169218" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ilginç bir maç oluyor inönüde. ilk yarı sonunda 1-0 önde beşiktaş ama 2-3- 4 de olabilir her an a.gücü beraberliği de yakalayabilir. ama şu bir gerçek ki -her ne kadar ilk geldiğinde bireyselliğine dudak da büksem- &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;quaresmasız beşiktaş susamsız simite benziyor.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1702009668539574505?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/1702009668539574505/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=1702009668539574505' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1702009668539574505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1702009668539574505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/09/ricardo.html' title='ricardo'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TIvbXdrz_kI/AAAAAAAAAH4/8hW_FDbz2Kw/s72-c/ricardo-querasma.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-5948581083704712016</id><published>2010-09-02T21:51:00.007+03:00</published><updated>2010-09-03T21:51:29.905+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>trabzonlu beşiktaşlılar!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TH_2e5z9q2I/AAAAAAAAAHw/6pzVR1Bahdg/s1600/tekke.Jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 313px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TH_2e5z9q2I/AAAAAAAAAHw/6pzVR1Bahdg/s400/tekke.Jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5512395479700056930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizim olduğu gibi medyanın da kafası epey karıştı transferin son günlerinde. robinho, keane, cruz, adebayor,grafite, klose, rodrigo vs vs. sonunda flaş haber! fatih tekke beşiktaşta.&lt;br /&gt;kimilerine göre beşiktaş cephesinde (çoğunluk) son günde dağ fare doğurdu. kimilerine göre ise (azınlık) durdu durdu turnayı gözünden vurdu....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;transferi duyunca biri iyi biri kötü iki mevzu düştü aklıma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önce kötüsü;&lt;br /&gt;vakti zamanındaki  f.bahçe'nin tümer metin hatta tanju çolak ve hatta oktay derelioğlu&lt;br /&gt;beşiktaş'ın okan buruk, ali güneş,  g.saray'ın hasan vezir gibi yeni takımlarına pek bir şey katamadıklarının örneği "büyük eskisi" bir kaç transfer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyisi ise;&lt;br /&gt;bugüne kadar trabzondan yaptığımız transferlerden hiç boş çıkmamış olması.( şimdi ismini hatırlamadığım yarım sezonluk polonyalı futbolcuyu saymıyorum elbet)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mehmet ekşi, necdet ergün, ali kemal denizci (her ne kadar fb üzerinden bize gelse de aslen ve her daim trabzonsporludur tıpkı fatih tekke gibi!), serdar bali ve nihayet oktay derelioğlu uzun yıllar ve başarı ile temsil etmişlerdir siyah-beyazlı formamızı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir aşağıda belirttiğimiz gibi  futbol elbette matematik değildir.&lt;br /&gt;yukarıdaki her iki durumunda olma olasığı var. fifti fifti yani.&lt;br /&gt;gönlüm ve umudum iki numaralı seçenekten yana.&lt;br /&gt;bakalım kısfmet!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-5948581083704712016?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/5948581083704712016/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=5948581083704712016' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5948581083704712016'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5948581083704712016'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/09/trabzonlu-besiktasllar.html' title='trabzonlu beşiktaşlılar!'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TH_2e5z9q2I/AAAAAAAAAHw/6pzVR1Bahdg/s72-c/tekke.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-705226128757290602</id><published>2010-08-29T12:29:00.009+03:00</published><updated>2010-09-03T21:56:25.731+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>nerden nereye</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/THotzTXssWI/AAAAAAAAAHo/4ZqsZ6YPDnE/s1600/les+ferdinand.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 197px; display: block; height: 398px; cursor: pointer;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5510767453437473122" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/THotzTXssWI/AAAAAAAAAHo/4ZqsZ6YPDnE/s400/les+ferdinand.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;şimdi peşinen söyleyim çok fazla futbol maçı izlerim, severim de evet. hatta amatör olaraktan toprak ve halısaha tecrübelerim de olmuştur. lakin ben bu işi biliyorum diye ahkam kesemem, analitiğinden fiziğinden hiç anlamam. sadece kıt bilgilerimle futbol matematik değildir diyebilirim. bunu herkes der zaten. malumunuz bir istikrar, bir devamlılık nasıl söyleyim bir kesinlik yoktur futbol denen oyunda. sonucu bile ihtimalli olan birşeyden bahsediyoruz sonuçta di mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendim şunu demek istiyorum. matematik değil belki futbol ama bazı takımlarda oyuncular hocalar hatta başkanlar değişse de klüp sanki kendi kültürünü geleneğini oluşturuyor ve o gelenek yıllar boyu sürebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi katılırsınız katılmazsınız (uefa kupasını hesaba katmadan söylüyorum) bir iki sene ve özellikle bu sene tökezlese de türkiyenin avrupadaki en başarılı, en avrupai oynayanı hangi takım deseniz. g.saray cevabına büyük çoğunluk dudak bükmez sanırım. özellikle derwallden sonra devrim oldu takımda. adamlar bir başka oynadılar senelerce. ama sanki o miras, o kültür (sebep ne olursa olsun kadro, hoca, başkan, yönetici,hava,civa ,su bilemem ben...) son demlerini yaşıyor bugünlerde. can çekişiyor gibi. bülent korkmaz direktörlüğünde bile var olan iştah heyecan sanki iki senedir yok gibi. burası böyle....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra bi de g.birliği mevzuu var. rahmetli babam; gordon milne döneminde beşiktaş türkiye ligini, kupasını kasıp kavururken bile " şu g.birliği kadar pas yapıp güzel futbol oynayamıyoruz" derdi. haklıydı da. sağdan rıza şişirir, soldan da walsh'un tipik ingiliz uzun toplarıyla sonuca giderdik. hayır bu küçümsemek değil onca başarıyı. nasıl anlatayım şimdi herkesin dilinde pelesenk olan ispanya barca tarzı, bol paslı çok varyasyonlu göze hoş gelen spektaküler hareketli futbolu bir g.saray bir de g.birliği oynadı uzun zaman sponsorsuz süper ligimizde kanımca. evet bir de babamca!&lt;br /&gt;çok izleyemesem de son yıllarda sanki ilhan cavcav işi biraz boşladı gibi ve o eski ısıran, bilinçli top oynayan alkaraklar yok yeşil sahalarda. tabi bunu son yıllardaki saha sonuçlarından ve izlediğim bazı maçları ışığında söylüyorum. yoksa yanılıyor da olabilirim.&lt;br /&gt;anlatmak istediğim, bir kültür, bir gelenek meselesiydi bu istikrardan çok.&lt;br /&gt;g.birliği ve g.saray ya duraklama dönemi geçiriyorlar. ya da tamamen başka bir cumhuriyete yelken açacaklar. zaman....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beşiktaşa gelince gordondan sonra daumlar, scalalar, tiganalar, e.sağlamlar zamanında da bir kaç maç haricinde hep yavan, hep keçi boynuzu tadında futbol oynadık. türkçesi beşiktaşın bir futbol kültürü oluşmadı. belki biraz tigana ve del bosque uğraştı bu uğurda onların da zamanı yetmedi!&lt;br /&gt;sanki "şuster"le bir şeyler değişecek gibi bu sene...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bu kadar karın ve baş ağrıttıktan sonra asıl gelmek istediğim konu bu da değil. değişmesini istediğim ve şu an yürekten dilediğim "son dakika forvet transferi kültürümüz".&lt;br /&gt;transferde son üç gün ve biz yine golcü arıyoruz.&lt;br /&gt;yıllardır süregelen ve artık gelenek halini alan bu alışkanlıkla transferleri (hatta &lt;a style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;" href="http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/02/besiktasn-son-dakika-forvetleri-ve.html"&gt;şurda&lt;/a&gt; zamanında değindiğim gibi golcü transferlerini) hep sona bırakan beşiktaş ferdi dışında turnayı gözünden vuramadı.&lt;br /&gt;umarım takımın oyun anlayışı ile birlikte bu son dakika futbolcu ve bilhassa golcü transferi basiretsizliği yapılacak başarlı bir nokta transferle tarihe gömülür bu sezon. ve biz de her sene olduğu gibi hangi yabancı gidecek, yerine kim gelecek totosu oynamak zorunda kalmayız.&lt;br /&gt;umarım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-705226128757290602?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/705226128757290602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=705226128757290602' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/705226128757290602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/705226128757290602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/08/nerden-nereye.html' title='nerden nereye'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/THotzTXssWI/AAAAAAAAAHo/4ZqsZ6YPDnE/s72-c/les+ferdinand.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-6204600426140960214</id><published>2010-08-28T17:53:00.004+03:00</published><updated>2010-08-28T19:51:25.142+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>maziye bir bakıver</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/THk4foFjwII/AAAAAAAAAHY/7-7PScZF_uk/s1600/rapid.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 219px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/THk4foFjwII/AAAAAAAAAHY/7-7PScZF_uk/s400/rapid.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5510497735052345474" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;kolay gibi gözükse de aksayan yanlarıyla beşiktaşımız yeni adı ve şekliyle uefa avrupa ligine kalmayı başardı. ve geçmişte hiç hoş anılarının olmadığı iki takımla buluşevirdi. bunlardan en tatsız anıya sahip olduğu ama aynı zamanda şimdi sofya ekibiyle en zayıf olanı rapid wien ki 84-85 de beşiktaşla başladığı kupa galipleri yolculuğunu everton finaliyle taçlandırmış ama kupaya uzanamamış bir viyanalı. iş bu yazı da 26 yıl önceki bu eşleşmeyi biraz eşelemek amacıyla kaleme alınmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir sonbahar akşamı dayandı karakartallar viyana kapısına. başında tarifeli sefer yapan vapur gibi bir fener-bir beşiktaş-tekrar fener yapacak olan branko stankoviç. o stankoviç ki 84-85 de averajla fenere kaptırdığı şampiyonluğu bir sene sonra yine averajla g.saray'ın elinden alacak olan yugoslav direktör.&lt;br /&gt;karşısında ise yıllar sonra f.bahçeyi çalıştıracak otto bariç. futbol çok garip hayatta öyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maça hızlı mı yoksa yavaş mı başladık bilemiyorum. küçüğüm daha o zaman. ama ilk golü biz attık sonradan mirsad güneş olup g.saray yolunu tutacak kovaçeviçle. maçın daha başı sayılır, 10'lu dakikalar.. o gün çok sevinmiştim o golü attığımıza ama uyuyan devi uyandırdığı için çok kızdım sonradan kova'ya! belki de en verimli sezonlarında bizi bırakıp g.saraya gittiği içindir. bilemiyorum.&lt;br /&gt;sonuç; avrupada ilk golü atıp 4 gol yediğimiz maçların ilkiydi bu maç.(diğerleri için bkz. a.bilbao-Beşiktaş ve milan-beşiktaş)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;italyanmış maçın hakemi. iki tane penaltı çaldı. yetmedi "genç rızayı" oyundan attı. kısaca biraz da bu akdenizli bizi harcadı. hem hakem çalar da panenka atmaz mı. 2 penaltısına bir gol daha ekleyerek üç gol attı bize penaltı kralı. sonra bir gol daha atıp gecemizi iyice kararttılar: 1-4. hem yenilmiş hem ezilmiştik. ama bunun rövanşı vardı elbet. lakin rövanşta bu ağır yenilgiyi çıkaracak ne moral ne de gücümüz vardı. 1-1 le rapid'in final vizesini ilk veren biz oluyorduk seksendört sonbaharında. böylece yenildik ama ezilmedik muhabbetinin yapıldığı o yıllarda umutlarımız sonraki yıllara devrediyordu loto misali.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;foto : milliyet.com.tr&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-6204600426140960214?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/6204600426140960214/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=6204600426140960214' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6204600426140960214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6204600426140960214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/08/maziye-bir-bakver.html' title='maziye bir bakıver'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/THk4foFjwII/AAAAAAAAAHY/7-7PScZF_uk/s72-c/rapid.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1397826464242362105</id><published>2010-07-03T22:16:00.007+03:00</published><updated>2010-07-03T22:29:51.984+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünya kupası 2010'/><title type='text'>ispanya'ya messi gerek messi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TC-PHNMUvXI/AAAAAAAAAHI/QkGIo7xoivY/s1600/messi-xavi2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 379px; height: 292px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TC-PHNMUvXI/AAAAAAAAAHI/QkGIo7xoivY/s400/messi-xavi2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5489763824751132018" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;maradona mourinho'yu aradı mı bilmiyorum ama vatandaşı paraguay direktörü aramış gibi çok etkili bir taktikle sahadaydı ilk yarıda. ispanya'nın elini ayağını bağladı. bağlamakla kalmadı kör düğüm yaptı.&lt;br /&gt;ahanda işte tam bu sıkışık anlarda fikrim geldi. ispanya'da messi olsa ispanya paraguayı rahat çözerdi.&lt;br /&gt;evet olacak iş değil elbet ama fifa dese ki ; sadece yarı finale kalan takımlar elenen takımlardan istediği bir oyuncuyu JOKER olarak takımına alabilir. böylece biz de erken veda eden yıldızları sonuna kadar izlesek fena mı olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;misal messi ispanya'da, kaka hollanda'da, gerard ya da lampard uruguay'da, cannavaro almanya'da devam etse hoş olmaz mıydı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1397826464242362105?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/1397826464242362105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=1397826464242362105' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1397826464242362105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1397826464242362105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/07/ispanyaya-messi-gerek-messi.html' title='ispanya&apos;ya messi gerek messi'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TC-PHNMUvXI/AAAAAAAAAHI/QkGIo7xoivY/s72-c/messi-xavi2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-8642075052534679709</id><published>2010-07-03T20:42:00.006+03:00</published><updated>2010-07-03T22:30:47.101+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünya kupası 2010'/><title type='text'>kazanan dustin hoffman ama</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TC99iPPNDmI/AAAAAAAAAHA/bW5_JSkdwc4/s1600/miroslavklose.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 350px; height: 197px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TC99iPPNDmI/AAAAAAAAAHA/bW5_JSkdwc4/s400/miroslavklose.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5489744497947250274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;devşirme arjantin-brazil final tahmininde artizlik yapıp al pacino mu de niro'mu derken bizim artizler nal toplayıp hoffman aradan dört boy farkla sıyrıldı gidiyor. lakin bir level ötede javier bardeme takılacak gibi geliyor o da.&lt;br /&gt;işin aslı bu devşirme final sahnesine pek inanmasam da güney amerikalıların bu kadar erken dahası bu kadar kolay  havlu atacaklarını tahmin etmemiştim.&lt;br /&gt;üstelik meksika maçında mavi-beyazın altına hoş durmayan beyaz şort yerine klasik siyah şortla çıkmışlar bugün tangocular. ama yunanistan maçında hayran kaldığım veron onbirde yine yoktu. testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur elbet. veron niye yoktu aguero oynasa farklı olur muydu maradona mourinho'yu aradı mı, teyzemin sakalı olsaydı papaz pilav yer miydi vesaire.....&lt;br /&gt;son tahlilde messisi ile maradonası ile kara afrika'ya renk kattı gönlümün ikinci mavileri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;82 ispanya'ya maradona sayesinde büyük ümitlerle gelip yine brezilya maçında kızaran maradona başta  olmak üzere büyük hayal kırıklığı ile çeyrek finalde elenen arjantin bu sefer maradona ve veliahtı messi ile yine ümitli geldi afrikaya. iyi de gidiyordu. lakin yine çeyrek finalde elendiler.&lt;br /&gt;dolayısı ile 82'den 201'a 86'dan 2014'e küçük bir köprü...&lt;br /&gt;şampiyon arjantin, messi de turnuvanın yıldızı olur diyorum şimdi.&lt;br /&gt;evet.&lt;br /&gt;italya mı?&lt;br /&gt;gönlümün en birinci mavisi zaten hep favori...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-8642075052534679709?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/8642075052534679709/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=8642075052534679709' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8642075052534679709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8642075052534679709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/07/kazanan-dustin-hoffman-ama.html' title='kazanan dustin hoffman ama'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TC99iPPNDmI/AAAAAAAAAHA/bW5_JSkdwc4/s72-c/miroslavklose.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-4220287424323102384</id><published>2010-06-26T21:00:00.007+03:00</published><updated>2010-06-26T21:27:37.733+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünya kupası 2010'/><title type='text'>argentina mı al pacino mu?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TCZGjL2U4NI/AAAAAAAAAG4/h8WPl9-Yv8U/s1600/90.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 296px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TCZGjL2U4NI/AAAAAAAAAG4/h8WPl9-Yv8U/s400/90.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5487150766287544530" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;diyorlar ki grup maçlarındaki hızlarıyla giderlerse arjantin ve brezilya ancak finalde karşılaşırlar.&lt;br /&gt;argentina bir yanda brezilya öte yanda.&lt;br /&gt;nasıl oldu bilmiyorum ama bu eşleşmeyi duyar duymaz.&lt;br /&gt;aklıma hemen robert de niro mu al pacino mu denklemi geldi.&lt;br /&gt;robert de niro demiştim belki de heat filminin etkisiyle denklemi ilk çözmeye çalıştığımda.&lt;br /&gt;şimdi de hiç düşünmeden argentina diyorum azzurisiz kupada.&lt;br /&gt;o kadar ki argentina ile robert de niroyu bu yanda al pacino ile brezilya'yı öte yanda tutuyorum.&lt;br /&gt;saçma belki ama öyle.&lt;br /&gt;ha niye argentina?&lt;br /&gt;belki maradona belki messi belki eskilerden burruchaga, ardiles kempes falan.&lt;br /&gt;sonra mavi beyaz çubuklu forma.&lt;br /&gt;viva ve forza argentina.&lt;br /&gt;öyle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-4220287424323102384?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/4220287424323102384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=4220287424323102384' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/4220287424323102384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/4220287424323102384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/06/argentina-m-al-pacino-mu.html' title='argentina mı al pacino mu?'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TCZGjL2U4NI/AAAAAAAAAG4/h8WPl9-Yv8U/s72-c/90.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-3432414157505881443</id><published>2010-06-22T23:00:00.007+03:00</published><updated>2010-06-22T23:31:45.056+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünya kupası 2010'/><title type='text'>arjantin'in yılmaz vural'ı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TCEcKGnY2JI/AAAAAAAAAGo/SaksRS_JJs0/s1600/maradona.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 304px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TCEcKGnY2JI/AAAAAAAAAGo/SaksRS_JJs0/s400/maradona.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485696781014063250" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o'nu önce sekseniki ispanya çeyrek finalinde brezilyalıyı tekmeleyip kızarırken  gördük, sonra meksika 86'da"tanrının eli"yle solo yapıp, yüzlerce belçikalı ve ingilizi peşine takıp paff ve shilton'un canına okurken izledik 90 italya çeyrek finalinde caniggia'nın brezilya filelerini havalandırmasına öncülük ettiği asisti o unutmuştur ben hala unutmadım. keza aynı senenin haksız penaltılı finalindeki gözyaşlarını da o unutmamıştır.&lt;br /&gt;saha kenarında ilk kez bu akşam bu kadar yakından izleyebildim.&lt;br /&gt;yunanistan maçında yönetmen veron'un bazukalarını, yunan kalecinin kurtarışlarını kısa geçip maradonaya odaklandığı her vakit bi huylandım, bi  çağrışım heyheyleri toplandı önce. ki daha sonra oyundan aldığı maxi rodrigezin yanağına bahşettiği buseyi de görünce yılmaz vural lan bu dedim.&lt;br /&gt;türkiyenin barcelona'sını yöneten adamı örnek almış besbelli kendine. üç vakte kadar da sahada futbolcu kovalamaya başlarsa şaşırmam.&lt;br /&gt;aha şimdi bir maçta üç penaltı kaçıran adam gol atınca birinin omzuna çıktı adamımız.&lt;br /&gt;darısı önümüzdeki maçlara.&lt;br /&gt;bakalım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-3432414157505881443?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/3432414157505881443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=3432414157505881443' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/3432414157505881443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/3432414157505881443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/06/arjantinin-ylmaz-vural.html' title='arjantin&apos;in yılmaz vural&apos;ı'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TCEcKGnY2JI/AAAAAAAAAGo/SaksRS_JJs0/s72-c/maradona.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-4625364456041055576</id><published>2010-06-20T17:51:00.005+03:00</published><updated>2010-06-20T18:22:18.259+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünya kupası 2010'/><title type='text'>bana italya'yı verseler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TB4xivOFaoI/AAAAAAAAAGY/UWmaeiuzKDo/s1600/lippi.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TB4xivOFaoI/AAAAAAAAAGY/UWmaeiuzKDo/s400/lippi.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5484875869044697730" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;tek seçici lippi sen ol deseler;&lt;br /&gt;ikibineuro'nun tackle kralları cannavaro ve nesta'yı son kez eşleştirirdim. en kreatif oyuncunun de rossi olduğu mavili gençlerin arasında asi, deli, fırlama totti'yi ne olursa olsa katardım. hatta ölene dek oyna lan derdim. bilmiyorum gündemden çok uzağım son inter olaylarından sonra sınır dışı falan mı ettiler herifi?  ama şu mavilerde totti olmalı.&lt;br /&gt;totti olmalı. hakeza pirlo. sakat mı ne dedi spiker maç arasında. herhalde paraguay maçında yedek kulubesinde nüksetti sakatlığı.&lt;br /&gt;neyse kadrodan devam edelim. bi kere yaaa-kuinta soğuk bi isim ve adam. doğuştan akdenizli ve güleç yüzlü luca toni de olacak. bir iki gol atar el falan sallardı bize. hatta hatta yaşı ve başı kemale eren del piero abimiz de olurdu kadroda. ama içine yasin sülün kaçmış camoranesi asla ve kata. nasılsa bu kadro ve oyunla bi bok olmayacak belli. koca bi kırkbeşdakika bunları düşündüm.. bari son bi güzellik bi nostalji olurdu gider ayak.&lt;br /&gt;yani en son şampiyon olduğumuz sekseniki grup maçlarında bu kadar dökülmüştük. üç beraberlikle gruptan çıkıp arjantin ve berezilya'yı pataklamıştık o ayrı. ama o zaman bile bir ümit bir rossi bir conti, tardelli, cabrini  falan.  lan bişiler olcak diyordun.&lt;br /&gt;şimdi bi zambrotta bi de rossi. onlar da olmasa serie b'de ilk 10'a oynayan sıra takımı.&lt;br /&gt;ıı ıhh olmamış lippi efendi.&lt;br /&gt;denizli gibi bir önceki şampiyonluğun pastasından yiyorsun hala. hatta bizim beşiktaş gibi ilk golü yemeden rahat etmiyorsun. önce ye sonra çıkarcam diye uğraş dur.&lt;br /&gt;bu maçı ıkına sıkına alırsın bi beraberlik de holosko ve arkadaşlarından. ve muhtemelen ve korkarım ki ikinci turda portakallar euroikibinin hıncını kötü çıkaracaklar bizden.&lt;br /&gt;lakin işte yine de. umut fakirin ekmeği.&lt;br /&gt;pirlo-gattuso ve  di natale ile belki bir şeyler olabilir diyorum.&lt;br /&gt;hayırlısı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-4625364456041055576?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/4625364456041055576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=4625364456041055576' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/4625364456041055576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/4625364456041055576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/06/bana-italyay-verseler.html' title='bana italya&apos;yı verseler'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TB4xivOFaoI/AAAAAAAAAGY/UWmaeiuzKDo/s72-c/lippi.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-6563761771425354952</id><published>2010-06-18T22:07:00.006+03:00</published><updated>2010-06-18T22:26:13.108+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünya kupası 2010'/><title type='text'>uykudan önce cezayir ingiliz faslı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TBvHYZMJwjI/AAAAAAAAAGQ/pl8jyGtKjtQ/s1600/2010.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TBvHYZMJwjI/AAAAAAAAAGQ/pl8jyGtKjtQ/s400/2010.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5484196193146356274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;yavan bir maç oluyor an itibariyle. ilk yarının uzatmalarında uyumuş olurum herhal. uyumadan bu yavan ama ilginç maça bir iki barnak basayım. tam şimdi bir şey olacak derken hiç birşeyin olmadığı ama böyle çok pozisyonun olduğu bir maç. cezayir sıfır puanına güvenip saldırıyor yahut atak oynamaya çalışıyor da kapellonun ingilteresi neyine güvenip bastırmıyor bilmiyorum.&lt;br /&gt;sonra levent özçelik ikibin uefa kupa finalindeki "anri" telaffuzundan sonra yeni telaffuzlar kazandırıyor futbol haznemize. keyiflen izliyoruz. misal belhad diye belledik ilk maçta cezayirin acar sol bekini şimdi belheç diyoruz sayesinde. yahya ve kadir'i duyunca zaten taraftarı olduğumuz cezayir'i daha bir sahipleniyoruz. ama ingilizler cezayir tarafgiri olmama rağmen benim bile ağzımı yüreğime getiren geri pasları sabıkalı devid ceysme atmaktan hiç imtina etmiyorlar. aha yazıyorum buraya bu paslar iş açacak kapello amcanın başına. ve sanki ikinci yarı gol atan kazanacak gibi maçı.&lt;br /&gt;ama sıkıcı işte.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-6563761771425354952?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/6563761771425354952/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=6563761771425354952' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6563761771425354952'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6563761771425354952'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/06/uykudan-once-cezayir-ingiliz-fasl.html' title='uykudan önce cezayir ingiliz faslı'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TBvHYZMJwjI/AAAAAAAAAGQ/pl8jyGtKjtQ/s72-c/2010.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1895872673836316266</id><published>2010-06-13T15:24:00.005+03:00</published><updated>2010-06-13T18:18:14.357+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dünya kupası 2010'/><title type='text'>karabiberim</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TBTVX8jFbvI/AAAAAAAAAFw/vumHZOt82OQ/s1600/pictures_0023.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 169px; height: 164px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TBTVX8jFbvI/AAAAAAAAAFw/vumHZOt82OQ/s400/pictures_0023.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5482241253783727858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;cezayir slovenya devre arasında aklıma takılan üç beş şeyi yazayım, yazarken de müzik tıngırdasın istedim tivibu'da ayıptır söylemesi. serdar ortaç çıktı karşıma. şarkı, devresi henüz biten maçtan daha hareketli ve daha çok şey vaad ediyordu inan.&lt;br /&gt;cuma gecesi uyutan sıfır sıfırlık uruguay-fransa maçında mülayim olup uyku halini maça değil de günün yorgunluğuna bağladık ama sabahtan beri klimayı otuzüç ayakucuma gazetenin bilimum eklerini de gözüme gözüme çevirdiğim şu sıcak haziran pazarında bastıran uykuyu maça bağlayacağım, kaçarı yok arkadaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında maçtan önce hani daha onbeşgün önce türkiye beşinci büyüğünü çıkarmışken malum daha önce şampiyon olmuş böyük favorilerden ve hatta hiç şampiyon olamamış ama son 20-30 yılda katıldıkları dünya kupalarında hep favori gösterilmiş ispanya ve hollanda dışında bir süpriz olabilir mi diye aklımdan geçirmekteydim. ilk onbeş dakikada havamı aldım. tabi izleyemediğimiz bir gana olsun sırbistan olsun, bir fildişi sahilleri olsun, italya doksanın süprizi kamerun olsun, ne biliyim gökhanlı swiçre olsun. olsun yani. zaten ıslağım boğazın ortasında.... şampiyon olsun onlardan biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sürpriz şampiyon işine iyice sardırıp geçmiş şampiyonlara baktım da ilginç şeyler gördüm. elbette ki kupa ve futbol kurtları çoktan çözmüştür ve belki gazete tvler çarşaf çarşaf yazmışlardır lakin benim yeni dikkatimi çekti.&lt;br /&gt;bugune kadar ki şampiyonlardan fransa dahil her horoz kendi çöplüğünde (kıtasında)  ötmüş.&lt;br /&gt;bizim azzuriler de biri kendi ülkesinde olmak üzere hep avrupa kıtasında,  arjantin , uruguay hakeza brezilya (japonya-g.kore ve isveç hariç) hep amerika kıtasında ötmüşler. almanya yine avrupa'da. ingiltere de bir kez evinde ötmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istiyorum ki 2010 afrika'da, g.afrika değil ama misal bir güney kore  bir slovakya, bir cezayir, yahut bir fil dişi, bir şili, kamerun, japonya falan şampiyon olsun. cümbüş olsun. haa tabi ki italya olsun en başta şampiyon o ayrı. şayet olmayacaksa gönlümün mavileri, üstte saydıklarım olsun.&lt;br /&gt;yeass..&lt;br /&gt;çalsın şimdi vuvuzelalar...&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1895872673836316266?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/1895872673836316266/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=1895872673836316266' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1895872673836316266'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1895872673836316266'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/06/karabiberim.html' title='karabiberim'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TBTVX8jFbvI/AAAAAAAAAFw/vumHZOt82OQ/s72-c/pictures_0023.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-7048179779490811145</id><published>2010-06-06T15:45:00.000+03:00</published><updated>2010-06-06T15:46:36.790+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>worldcup2010 and forza azzurri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TAuXq7H8HQI/AAAAAAAAAFo/nDvF7fE9KT4/s1600/2006-07-09-italy.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 229px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TAuXq7H8HQI/AAAAAAAAAFo/nDvF7fE9KT4/s400/2006-07-09-italy.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5479640135307631874" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;yine yeniden bir dünya kupası daha kapıda.&lt;br /&gt;çok aşağılarda bir yerde yazmıştım. ilk dünya kupam, paolo rossiler, dino zofflar sayesinde ve tabi ki italya ile başladı. şampiyon bitirmiştik o yıl hiç beklenmedik şekilde. hatta grup maçlarında döküldüğümüz halde.  dile kolay yirmisekiz sene geçmiş o günden bugune. aslında bazı şeyler değişiyor görünürken değişmiyor hiç bir şey. eyçdi tiviler, üçge telefonlar hayatımıza girdi kasetlerin yerini cidler, empeüçler aldı falan da amerika yine emperyalist, israil yine katil, ezenler, ezilenler, lobiler,fobiler vs....&lt;br /&gt;neyse...&lt;br /&gt;yirmisekiz önce 82 ispanya için mahalledeki abilerin yarısı brezilya derken diğer çoğunluk arjantin bir ksıım azınlık ise alamanya diyordu. bir tek ben italya diyordum. o da içimden..&lt;br /&gt;değişen bir şey yok bugün.... yine dost ve aile efradı hatta "beleş tiviye asist yapan vestelciler arjantin, brezilya, almanya diyorlar. ben yine italya diyorum. ama bu sefer  sesli söylüyorum o günkü kadar inanmasam da şampiyonluğa.  eouro 2000 ve almanya 2006'daki kadrodan daha zayıfız hiç kuşku yok. lakin yine de ne şartta olursa olsun bir turnuvada  gök-mavi varsa her zaman favoridir. ve 34-38 deki dubleyi niye güney afrikada da tekrarlamayalım diyorum....&lt;br /&gt;vurduğunuz gol olsun çocuklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buon fortuna...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-7048179779490811145?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/7048179779490811145'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/7048179779490811145'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/06/worldcup2010-and-forza-azzurri.html' title='worldcup2010 and forza azzurri'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/TAuXq7H8HQI/AAAAAAAAAFo/nDvF7fE9KT4/s72-c/2006-07-09-italy.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-7556435229249942377</id><published>2010-05-16T22:07:00.001+03:00</published><updated>2010-05-16T22:11:42.845+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>ihahi adalet</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S_BDW6OOxKI/AAAAAAAAAFg/ruqAbd-5FIM/s1600/bursa.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 265px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S_BDW6OOxKI/AAAAAAAAAFg/ruqAbd-5FIM/s400/bursa.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5471947608120280226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tebrikler bursaspor.&lt;br /&gt;tebrikler ertuğrul sağlam.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-7556435229249942377?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/7556435229249942377'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/7556435229249942377'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/05/ihahi-adalet.html' title='ihahi adalet'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S_BDW6OOxKI/AAAAAAAAAFg/ruqAbd-5FIM/s72-c/bursa.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1251562361184033020</id><published>2010-04-18T21:54:00.005+03:00</published><updated>2010-04-25T18:53:44.013+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>marka değeri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S8tVmMPFeVI/AAAAAAAAAFY/HAIZQK3Qjuo/s1600/fb-bjk.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 238px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S8tVmMPFeVI/AAAAAAAAAFY/HAIZQK3Qjuo/s400/fb-bjk.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5461553087724747090" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;pardon, kaç milyon dolardı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;turkcell süpper lig hiç bitmesin!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1251562361184033020?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1251562361184033020'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1251562361184033020'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/04/kac-milyon-dolard.html' title='marka değeri'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S8tVmMPFeVI/AAAAAAAAAFY/HAIZQK3Qjuo/s72-c/fb-bjk.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-6233717096852048272</id><published>2010-04-10T22:39:00.008+03:00</published><updated>2010-04-25T18:56:16.112+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>önümüzdeki sezona bakıyoruz artık</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S8DcmHp3RbI/AAAAAAAAAFQ/Xe0gcr1BUGk/s1600/bjk.Jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 298px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S8DcmHp3RbI/AAAAAAAAAFQ/Xe0gcr1BUGk/s400/bjk.Jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5458605295820817842" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;trt müzik'de ebru gündeş nostaljisi yapılıyor an itibariyle. beşiktaş'ın geçen hafta başkentte çıktığı tamam mı devam mı maçından kalan çeyreği de bu akşam sıfırlaması sonucu bir iki yerde hala şampiyonluk hesapları yapıldığını görünce ebru gündeş'e eşlik etmeye başladım ben de.&lt;br /&gt;demir attım yalnızlığa, bir hasret denizinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gordon zamanında ligi ve f.bahçeyi sürklase ederken hep,  f.bahçeli arkadaşlarımız mahallemizin ve kahvemizin delisine rövanşta olmadı seneye görüşürüz derlerdi her daim. belki de futbol-takım sevgisinin istikrarındaki yegane güç bu umut helvasıydı. şimdi bakıyorum yine,  sevgili arkadaşlarımız abaküs sayıyorlar. yarın bursa yenilir, haftaya f.bahçe'yi yeneriz, gs de gelecek deplasmanda nasılsa puan kaybeder arada bursayı yener, biz hep kazanırız, kırmızı kar yağar, matematiksel olarak oynamaya elverişli sahalarda rakibin sağından atar solundan geçer bu süratle el clasico'yu bile kazanırız.&lt;br /&gt;ha yalan yok şimdi, sezonun ilk yarısında 12 puan geride kalıp sonradan yakalanan 8 maçlık serinin daha ilk çeyreğinde ben de heyecanladım tarih tekerrür edecek büyük mustafa ve ekibi yine tarih yazacak diye lakin sonradan anlaşıldı ki bu sene geçen sene değil. hem ağzımıza çalınan bal değil.  üstelik reçel bile değil bildiğin kıtlama şekerdi. imdi gerçekçi olmak lazım. yarışın mesafesi kısalmış, takatin kalmamış hepsinden önce geçmen gereken birinci, ikinci ve üçüncü (muhtemelen yarın gs olacak) var önünde. topallıyorsun üstelik.&lt;br /&gt;o yüzden önümüzdeki sezona,  gelecek gidecek yerlilere yabancılara, transfer savaşlarına hazırlanmak, bakmak lazım. yaz uzun nasıl olsa.&lt;br /&gt;bu arada hazır mustafa denizli ve yıldırım demirören yeniden el sıkıştığına göre  gelecek sezonun tabata'sının kim olacağına dair bahislerin şimdiden açılmasında da hiç bir beis göremiyorum ben şahsen bizzat kendim.&lt;br /&gt;adayım mı?&lt;br /&gt;geleceği takım belli de hangi futbolcu olacağı konusunda henüz kararım netleşmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;font-size:85%;" &gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;foto : miliyet.com.tr&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-6233717096852048272?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6233717096852048272'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6233717096852048272'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/04/onumuzdeki-sezona-bakyoruz-artk.html' title='önümüzdeki sezona bakıyoruz artık'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S8DcmHp3RbI/AAAAAAAAAFQ/Xe0gcr1BUGk/s72-c/bjk.Jpeg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2188762846016096122</id><published>2010-03-21T19:19:00.007+02:00</published><updated>2010-03-21T20:07:08.209+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>marlboro var kent var</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S6Za66VI42I/AAAAAAAAAFA/dT4cOTJIiGk/s1600-h/rm.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 263px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S6Za66VI42I/AAAAAAAAAFA/dT4cOTJIiGk/s400/rm.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5451144367115395938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;gündüz oruç tutarlardı gece marlborosuna iddiaya girerlerdi avrupa kupası maçlarında. ilginç bir  iddiaları vardı. o zaman malumunuz forma numaraları 1 den 16 ya kadardı. 12-16 arası yedek ilk beş numarada defans oyuncusu ve dolayısı ile gol şansları az olduğu için bir torbaya 5 ten 11 e numaralar konur. herkes bir numara çekerdi. akşamki maçta her iki takımından (hangisi olsa farketmez) çektiği numarası gol atanlar marlboroları ötekilerin yüzüne üfürürlerdi. bizim iddiamız ise futbolu sevmekti. teravihi hızlı kıldıran hocanın peşinden o geceki avrupa maçına yetişmek için giderdik. ertesi gün okulda,  kupaya veda eden bayernli, juveli, liverpoolu arkadaşlara ziraat  kupasında elenen ezeli rakip muamelesi yapardık. ya da tam tersi onlar bize. real madridi sevmiştim o zamanlar. bir de mark hughes'lu manu'yu. hani ben de bi terslik vardı kesin. millet tangocu arjantin olmadı sambacı berezilya derken sırf dino zoffla ilgili  bir gazete küpürü yüzünden ille de gök mavi demiştim 82 dünya kupasında. keza barca ve you never walk alone liverpoolcularla kaynarken etrafım 1-5 'lik bir m.gladbach rövanşında sevmiştim r.madrid'i ve santillana'yı. taklacı hugo sanchez yoktu daha o zaman. kralın takımı, galacticos, milyarlık eşekler vesaire vesaire dediler kulak asmadım.  hala seviyorum bu beyaz formalı adamları. camacho, michel, gordillo, valdano, butragueno, hugo sanchez, schuster, martin vazquez, julio ve paco lorente kardeşler, sanchis, hiero, prosinecki, baba ronaldo, zidane ve daha kimler kimler geldi geçti, geçiyor. bu sabah entivide 0-1 den 3-1 kazandıkları maçın gollerini gördüm de bazı şeyler kolay unutulmuyor ve vazgeçilmiyor.....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2188762846016096122?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2188762846016096122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2188762846016096122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/03/marlboro-var-kent-var.html' title='marlboro var kent var'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S6Za66VI42I/AAAAAAAAAFA/dT4cOTJIiGk/s72-c/rm.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-3177436981992136367</id><published>2010-03-20T20:34:00.003+02:00</published><updated>2010-04-10T23:16:06.489+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>kelebek etkisi-2</title><content type='html'>bir aşağıda bugünkü ts-gs  trt nostaljilerinden girdik ama çıkamadık. keyifliydi. deyim yerindeyse herkes vardı. küçük hamdi, hami, lemi hatta iskender bile vardı. özkan sümer keza. beri yanda ise erdal keser, prekazi, erhan önal, uğur tütüneker, tanju çolak, kosecki. dahası da var cizio, petranoviç, simoviç, jean marie paff, semih, martin olsen, braems, saftig ve mustafa denizli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rüzgarın oğlu orhan çıkrıkçı fırtına gibiydi sol tarafta bir kaç asist bir kaç da gollük pas verdi. liberodanm devşirme küçük hamdi sağ bekten devşirme ali gültiken gibi tekniksiz ama fizik ve fırsatçılık gücüyle ağları sarstı bir kaç kez. hami mandıralı bildiğiniz gibi. bilmeyenler video paylaşım arşivelerinden görebilirler. anlatılmaz zira.&lt;br /&gt;hasan vezir önce trabzon adına gs kalesinde gol kaçırdı sonra da gs forması ile trabzon ağlarına giden tanju golüne asist. küçük hamdinin bir golünde burhan altıntop çantalı ve takım elbiseli bir abi küçük hamdi ile çak yapınca köşe gönderinde güneşli bir kış günü yarı finalinde f.bahçe stadındaki madida golüne isyan edip sahaya giren aziz yılmazı hem de kahverengi paltosu ile anımsadım nedense. ts kaleicisi petranoviç'İ görünce lukovcan düştü aklıma. gs'nin favori olduğu bir maçta sakat omzu ve tek kolu ile devleştiğini ama aynı başarıyı beşiktaş maçlarında gösteremediğini hatırladım sonra da. gs karşısındaki 3-0 lık galibiyet sonrası barca maçına iyi moral diyen özkan sümeri hatırlayınca. 1-o ın rövanşında 2-6 yı ve roland koeman'ı anımsadım. sonra yine trabzonun avni akerde liverpool ve interi de devirdiğini.  belki o zamanlar rövanşları iyi geçmese de el oğlunun da yenilebilir olduğunu ilk gösteren bu yağı karadeniz delikanlıları gösterdi bizlere. gs ise avrupa'da hem rövanşların hem de kupaların kazanılabileceğini yıllar sonra.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-3177436981992136367?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/3177436981992136367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/3177436981992136367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/03/kelebek-etkisi-2.html' title='kelebek etkisi-2'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-5577325014055480609</id><published>2010-03-20T20:06:00.003+02:00</published><updated>2010-03-21T20:01:49.813+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>futbolun 367si, digisi, piyasası, şampiyon anadolusu ve bulantı ve nostalji...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S6UP0U3C4WI/AAAAAAAAAE4/WhdxkyYSnAE/s1600-h/lozcelik.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S6UP0U3C4WI/AAAAAAAAAE4/WhdxkyYSnAE/s400/lozcelik.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5450780315629052258" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bugün  trt1 de muhtemelen yarınki ts-gs maçına binaen yayınlanan eski maçlara tesadüf ettim. oturdum bir güzel bu maçları izledim. özlemişim. hani eskiden daha mı iyiydi, sağlıklıydı,&lt;br /&gt;şeffaftı, gürbüzdü, markaydı futbolumuz? elbette değildi. eyyam yok muydu? kralı vardı. ama bugünkü gibi saygıyla anılan kamuoyunun ve dahi bir çok iç ve dış faktöre bu kadar mal olmamıştı! belki o yüzden özlüyor ve seviyoruz eskiyi. malumunuz dün kamuoyu birliği ile futbolun 367 ayarı yapıldı gerek siyaseten gerek...&lt;br /&gt;neyse.&lt;br /&gt;demem o ki ; kimse aptal değil. bundan sonra her geçen gün derinleşen eyyam kuyusundan nasıl çıkılacak? bilmem kaç milyar dolarlık markacılar düşünsün benim derdim değil. benim derdim artık bazı şeyleri kaldıramamam. artık spor haberlerini, sayfalarını izleyemez olmam. elbet bu dünün önceki günün meselesi değil. hani ille de bir milat dikilecekse belki sn. polat'ın "kendince haklı olarak" samiyendeki bir beşiktaş maçında tribünleri avrupalaştırarak, barca'da çelside böyle yapıyor diyerek yarı-yarıya olan istanbul tribünlerini 90'a-10' a ya da adı her neyse çoğunluk azınlık kategorisine ayırdığında başka bir deyimle de türk futboluna endüstriyel futbolu enjekte ettiğinde  başladı. ha belki de kaçınılmazdı bu gelişmeler bilemiyorum. polat yapmasa bilgili,  o yapmasa yıldırım yapacaktı belki. kişiler üzerinde durmak anlamsız ya da. belki bu kadar çok tv hatta spor kanalı, gazete vs. bilişim çağı zorluyor bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet şu bir gerçek ki taraftar sayıları, geçmişteki başarıları, yine bu takım önemli yerlerdeki önemli taraftarları vs vs nedenlerle üç istanbulluya zamanında çok eyyam yapıldı. buna her şekil ve şartta eyvallah. lakin anlayamadığım aynı eyyam geçen sene resmen sivas'a yapıldı , başaramadı. bu sene daha fazlası bursa'ya yapılıyor. en muhabirinden en köşe kadısına, en futbolcusundan en teknik direktörüne bursaspor hedef gösteriliyor.&lt;br /&gt;elbette saygı duyuyorum mücadelesine ki. ertuğrul sağlamı ayrı severim. isterim ki kariyerinde bir şampiyonluk olsun. ama ordan rıdvan bağırsın, burdan yılmaz vural öte yandan bilmem kim.&lt;br /&gt;ha elbet görüşlerini, gönlündekilerini de söyleyecekler ama etkili ve yetkili konumdakiler bursa'nın şampiyonluğunu türk futbolunun kurtuluşuna bağlamıyorlar mı?&lt;br /&gt;işte orda mideme kramplar giriyor. galiba biraz da bulanıyor.&lt;br /&gt;öte yandan dünkü süperlig balans ayarı ile bir mucize olup da d.bakır kalırsa bir nevi ikinci a.gücü vakası yaşanacak süpper ligimizde. ama tabi avrupanın marka değeri kaç milyon dolar olan sayılı ligimiz var. sen de haklısın timuçin abi.&lt;br /&gt;beri yandan normalde başka bir anadolu takımıyla oynayacağı maça saha kapatma veya seyircisiz ceza verilecekken gs , f.bahçe ile oynayacak diye para cezası ile geçiştirmek falan olmuyor ihsan.&lt;br /&gt;amaaan, bursa şampiyon olsun türk futbolu kurtulsun.&lt;br /&gt;yürüyün be timsahlar....!&lt;br /&gt;ne anlatacaktık nerelere daldık..&lt;br /&gt;boyumuzu aşan sular bunlar ama işte dilin kemiği yok güntekin...&lt;br /&gt;sonuç zaten kaç yıldır uzak durduğum türk ve avrupa futbolundan biraz daha uzaklaşıyorum...&lt;br /&gt;hem nasılsa trtnin olmadı bazen teklese de çok şükür hala iş gören hafızamızla nostaljimizi yapar. azalsa da her daim içimizde olan futbol ateşimizi söndürürüz.&lt;br /&gt;lakin ve maalesef o eski sevda gelmez artık geri...&lt;br /&gt;hiç unutmam sene 87.  bildiğim,  en soğuk ve karlı martını yaşadığı dönem istanbul'un. zaten bu yüzden istanbul'da oynanması gereken beşiktaş-dinamo kiev avrupa şampiyon kulupler kupası maçı gecikmeli olarak izmirde oynanıyor ve maalesef 0-5 kaybediyoruz. yanılmıyorsam bir hafta sonraydı rövanşı ve maçın başlama saati de  iş çıkışına veya yarım saaat öncesine denk geliyordu. iddiamız yok diye ya da başka sebepten izin alamıştım. ama son dakikalarını dahi olsa izlemek için  koştura koştura bir kahvehaneye girdim. ilk maç evinizde beş sıfır mağlupsunuz ve uzay takımı diye anılan d.kiev deplasmanındasınız. heyecan,umut,özlem,sevgi adı nedir bunun bilmiyorum. içeri giriyorum 0-2 mağlubuz. moraim bozuluyor. çıkmıyorum ama maç bitene kadar seyrediyorum. sonra ağır ve üzgün adımlarla evin yolunu tutuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trt2 de daha çok  ilker yasin ve levent özçelik'in sunduğu avrupadan futbolu vardı her perşembe. 08:10 geçe başlardı. zira avrupa yakasındaki işimden anadolu yakasındaki evime yine koşarak gelirdim her perşembe. lineker'i, gasgoine'i, ispanyol naim'i, shilton'ı, john barnes'ı avrupa ve dünya kupalarından önce burada sevdik. ikinci ligi bank asya olmadan da izlerdik birinci lig olmadan da severdik. ama şimdi....&lt;br /&gt;yıl 2010.&lt;br /&gt;şimdi beşiktaş maçlarının özetini bile zar zor seyrediyorum. izlemek gelmiyor içimden. uefa ligi, şampiyonlar ligi hakeza.misal  fulham-juve maçına rastladım geçen akşam reklam arasında.  eskiden olsa evde savaş çıkarır kimseye değiştirtmezdim o kanalı. şimdi öyle mi ya? sanki sıradan bir reklam varmış gibi bir çırpıda geçtim. yo hayır eski günlerin hatırına en azından sonucuna baktım ve öyle zapladım başka kanala.&lt;br /&gt;ha evet futbolda eskiye oranla hakem ve yabancı sayısından başka değişen pek bir şey yok&lt;br /&gt;yine üç ihtimalli oynanıyor maçlar. ama özellikle ülkemizde futbola özgü önemli kararları daha çıkmadan bilebiliyorsunuz. sanırım acı olan da bu.&lt;br /&gt;ama markamız ve değerimiz var tabi futbolumuzun o da ayrı!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-5577325014055480609?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5577325014055480609'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5577325014055480609'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/03/futbolun-367si-digisi-piyasas-sampiyon.html' title='futbolun 367si, digisi, piyasası, şampiyon anadolusu ve bulantı ve nostalji...'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S6UP0U3C4WI/AAAAAAAAAE4/WhdxkyYSnAE/s72-c/lozcelik.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2906059688831335033</id><published>2010-02-01T09:59:00.003+02:00</published><updated>2010-02-01T10:05:46.224+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>seçim</title><content type='html'>Aksak Timur, Nasreddin Hocanın köyüne uğrar.Köylü padişahı layıkıyla ağırlar.&lt;br /&gt;Padişah da giderken bu konukseverliğe karşılık; "Köyünüze bir fil hediyem olsun" der ve gider. Fil bu zamanla bağ bahçe koymaz her yanı talan eder.Köylü ne yapsın çaresiz padişahın hediyesi diye ses çıkaramaz.&lt;br /&gt;Hocaya:&lt;br /&gt;-Hocam perişan olduk bizi kurtar.Biz bu file bişey yapsak padişah kellemizi  alır derler.&lt;br /&gt;Hoca:&lt;br /&gt;-Benimle gelin padişaha durumu arz edeyim der.Köylüyü arkasına alır huzura  çıkar.&lt;br /&gt;Timur:&lt;br /&gt;-Hoca niye geldin? Filim nasıl? diye sorar.&lt;br /&gt;Hoca:&lt;br /&gt;-Padişahım bu filiniz derken bi bakar korkudan arkasında kimse kalmamış herkes  kaçmış.&lt;br /&gt;Padişah:&lt;br /&gt;-Eeeee ne olmuş file?&lt;br /&gt;Hoca:&lt;br /&gt;-Padişahım hediyeniz olan filden çok memnun kaldık.Yalnız kalıyor bir tane daha  istiyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2906059688831335033?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/2906059688831335033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=2906059688831335033' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2906059688831335033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2906059688831335033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/02/secim.html' title='seçim'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1126563663606241436</id><published>2010-01-21T17:09:00.005+02:00</published><updated>2010-01-21T19:12:33.055+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>MAF başkan, beşiktaşım şampiyon olsun!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S1hxmBboj3I/AAAAAAAAAEo/qzQnRlBiq_0/s1600-h/maf.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 260px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S1hxmBboj3I/AAAAAAAAAEo/qzQnRlBiq_0/s400/maf.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429214248828440434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;geçen akşam 24 tv de "kibar feyzo" vardı. güzel oyun adlı bu programda ne kadar özlediğimin farkına vardım o günleri. hani o yarım dönerek sol volesi ile direği ve schumacher'i avladığı gol için schumi benim hatamdı diyince bizimki kibarlığı  elden bırakmayıp "hayır hayır toni o gol tamamen benim hatamdı" demiş.&lt;br /&gt;bu ve benzeri bir çok spektaküler görsel bir hoş sada gibi baki kaldı dimağlarımızda o akşam.&lt;br /&gt;lakin bu sabah metin-ali-feyyaz olsun başkan diye uyandım. tamam, üzerim açık kalmış üşüdüğümü de hissettim ama yemin ederim rüyamda görmedim. öyle uyanınca fink'in ayağına oturan top gibi çöktü dimağa valla bu fikir. gülmeyin lan çok ciddiyim ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hepsi okumuş çocuk bi kerem. feyyaz spor akademisi mezunu ve  bildiğim kadarı ile metinle ali de iktisat mezunu. hem ali ticaret de yapmıştı zamanında.  hani başkanlığın olmazsa olması tüccar kisvesi de var. hala ciddi olmadığımı düşünüyorsun değil mi?&lt;br /&gt;tamam tüzük müzük teknik olarak geç kalınmış olabilir ama en azından gelecek dönem  ya da en kısa zaman için ciddi ciddi düşünüyorum ben bunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bakın beşiktaşlı arkadaşlarım, kardeşlerim, abilerim bir nevi ön ödemeli klişe konuşması olacak lakin ben bu seçim filmini daha önce tam iki defa izledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sayın seba başkanken yüzde 80 ya da  doksanımız yeter artık seba dedik ve önümüze gelen ilk adaya sarıldık şampiyonluk sevinci yaşar gibi. 100. yıl bilgili, lucescu, çavusesku, sinan engin derken göz göre göre şampiyonluk uçtu elden. sonra gelen mevcuttan daha iyidir diye aynı şekilde sn. demiröreni kucakladık. ve şimdi kurtar bizi aksu olduk. çok mu sert yoksa çok mu basit bilmem ama. benim yardımlaşmasız alan savunmasız kafam bu kadar basıyor bu kongre tüzük işlerine. basit düşünür, basit oynarım. golcüler orda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanıyorum ve maalesef bu güzide topluluk üç sene sonra başka bir godot'u beklemek zorunda kalacakmış gibi geliyor bana.&lt;br /&gt;ha bunun için elimde ne taktik ne teknik ne de bilimsel bir veri var elimde. sadece his.&lt;br /&gt;yüzde ellibir ben haklıyım ama!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yüzden mümkünatını bilmiyorum ve sadece taraftar popülizmi benimki belki ama hani sevinmek için sevmediysek sadece sevgimiz için olacaksa bazı şeyler ahanda bu üçlü isterlerse paşalar gibi yönetirler kulubü diye düşündüm bu sabah.&lt;br /&gt;yeter ki destek olalım.&lt;br /&gt;yeter ki onursuz olmasın aşk!&lt;br /&gt;yani...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1126563663606241436?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/1126563663606241436/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=1126563663606241436' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1126563663606241436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1126563663606241436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/01/maf-baskan-besiktasm-sampiyon-olsun.html' title='MAF başkan, beşiktaşım şampiyon olsun!'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S1hxmBboj3I/AAAAAAAAAEo/qzQnRlBiq_0/s72-c/maf.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-8694364443391704475</id><published>2010-01-14T12:23:00.001+02:00</published><updated>2010-01-14T12:27:10.341+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>muadil spikerler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S07xUNWZnAI/AAAAAAAAAEg/1EQaDCmySDc/s1600-h/esener.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 272px; height: 204px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S07xUNWZnAI/AAAAAAAAAEg/1EQaDCmySDc/s400/esener.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5426539930511318018" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;geçen akşam ki bayağı geçti zaman. evde oturmuş bi yandan maillerime bakıyor arada da açık olan tvde beşiktaş-vitesse hazırlık maçını izliyorum. ama daha çok dinliyorum gibi. ertem şener olunca spiker gözüm bilgisayarda kulağım tv de oluyor elbet. kim ne derse desin seviyorum ben bu spikeri. tamam bazen kantarın topuzu kaçıyor ama farklı işte adam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse işte tabata için dillendirmekten kaçınmadığı&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; beşiktaşın brezilyalı çekik gözlü kartalı&lt;/span&gt; belirtili isim tamlamasını ikinci kez söylediğinde dank etti bazı şeyler. (ki misal cem yılmaz daha önce duysaydı bu tamlamayı kesin yahşi batıda kullanmak isterdi) ümit aktan geldi aklıma o sıra. doğaçlamada çok rahat olmadığı trt yıllarından sonra ferahlığa erdiği özel kanallarda en son kanal a'da fransız ligini anlatırken kullandığı tabirleri çok severdim bazılarına yuh artık desem de. mesela sene bir kaç yıl önce marsilya kısa boylu esmer bi topcu korner bayrağına giderken çimlerden hafif uzun "tutankomo"   korner atmak için hareketlendi gibi acayip sıradışı tabirleri vardı ümit aktan'ın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte tam da buradan hareketle bilerek veya bilmeyerek belki biraz da benim zorumla maç anlatımda aralarında paralellik gördüğüm eski-yeni kuşak futbol spikerlerinden  bir ekol bir ikame bir muadil kültürü çıkardım kendi kendime.&lt;br /&gt;ve sonra olaylar gelişti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ümit aktan - ertem şener :&lt;/span&gt; hiç şüphesiz serbest doğaçlamanın kralıdırlar. kim ne derse desin aşk için önce hoş sonra boş gelir ekolünün yılmaz hücumcusudurlar. ilki bir g.saray maçında hacı-arif beyi diğeri çölde bir vahayı(bkz. ronaldinho) ve daha bir sürü şeyi futbol türkçemize kazandırmış isimlerdir. gönlümüz bir avrupa/dünya kupası yahut CL ligi yarı finalini bu ikilinin analtımından dinlemektir. final mi? o kadar da değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;murat ünlü - emre tilev :&lt;/span&gt; açıkçası bu üçlüyü birbirine benzetme nedenim. çok önemli özellikle avrupa maçlarında kendinlerinden vazgeçip trans haline girmeleridir. aşağılarda bir yerde daha yazdım. f.bahçenin deplasmandaki meşhur 3-2 lik bordo zaferinde bayıldığı söylenir ki iki sene önceki beşiktaşın 2-1'lik liverpool galibiyetinde emre tilev'de bayılacak diye ödüm kopmuştu. ha bayılınacak maçtı o ayrı. zaten ilkinde bayılmayanlar rövanşta bayıldılar bu da bambaşka bi ayrıntı. sonuçta öyle işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ercan taner - fikret engin :&lt;/span&gt; büyük ve küçük ses ve anlatım uyumlarından benzetiyorum bu ikiliyi birbirine. bilmem ki daha ne demeli. sergen attı şampiyonluk geldi... özledik bee...!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;tansu polatkan-kerem öncel : &lt;/span&gt;hey gidi. hüseyin başaranla birlikte ankaradan bildirirdi tansu ağbi. mehmet'i yayarak, ilk e'yi uzatarak telaffuz edişi ve top orta saha civarlarındaysa sakin bir nehir gibi akarken ceza sahasına yaklaşmasıyla  sel olup taşması en belirgin özelliğiydi. ses rengi anlatım tarzı ile nedense kerem öncel'i ona yakın buldum. çok heyecanlı olmayan ama çok da durgun olmayan orta karar anlatıcılar netekim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;levent özçelik - erdoğan arıkan : &lt;/span&gt;en büyük ortak özellikleri avrupa maçlarında aralarından kalın ve tok sesiyle gol diye net ve kesin çığıran ömer üründül'dür. sonra çok fazla hata ve gaf yapmayan akıcı anlatımlarıdır. ama işte nedense bir ercan taner heyecanı yok hiç birinde. sanki bi kırmızı biber bi kekik bi bi baharatları eksik gibi. aynı tedrisattan geçmiş aynı serilikte maç anlatan spikerler. ve sanki bir zamanlar arıkan'ın idolü olmuş özçelik.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-8694364443391704475?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/8694364443391704475/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=8694364443391704475' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8694364443391704475'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8694364443391704475'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2010/01/muadil-spikerler.html' title='muadil spikerler'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/S07xUNWZnAI/AAAAAAAAAEg/1EQaDCmySDc/s72-c/esener.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-4914580440965983297</id><published>2009-12-05T00:12:00.001+02:00</published><updated>2009-12-05T00:36:40.033+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema futbolu'/><title type='text'>o insan değil, cantona! - looking for eric</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SxmNCLrnxcI/AAAAAAAAAEY/wG-QtOmmkO0/s1600-h/bscap0022.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 215px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SxmNCLrnxcI/AAAAAAAAAEY/wG-QtOmmkO0/s400/bscap0022.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5411511495897368002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ne attığı birbirinden güzel goller, ne spektaküler hareketleri ne de yenilgiye tahammülü olmayan asiliği. formasının yakalarını kaldırıyor ya. işte bu hareketinin hastasıydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ingiliz-fransız-italyan-belçikalı çok uluslu, 2009 yapımı bir ken loach filmi &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;looking for eric. &lt;/span&gt;futbolla hiç alakası olmayan bir bayan arkadaş sayesinde haberim oldu filmden. bunu niye söylüyorum. çünkü salt futbol değil olay. hayatın tam ortasından bir drama hatta yer yer bir komedi bu filmi. cantona olur da futbol ve güzel goller olmaz mı? var elbet. ama hayata dair bir sürü ders ve aforizma da var. uzun lafın kısası ben çok beğendim bu filmi. yer yer hatta çokça futbol öğeleri , tabi ki cantona golleri ve bizzat cantona başrolde. ama dediğim gibi salt futbol yok filmde. hayatın içinden kareler ve ken loach'ın her zamanki bakış açısı var... ha zaten futbol hayattır o ayrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son tahlilde ; futbolseversiniz sırf cantona golleri, bir kaç taraftar organizasyonu ve çekişmesi için bile seversiniz bu filmi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yok eğer futbolla pek alakalı değilseniz ama sinema özelikle ken loach severseniz yine seveceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ammaaaa hem futbol hem sinema severseniz o zaman kaymaklı ekmek kadayıfı olur diyorum. ha yine de tartışılmayan renklere ve zevklere saygımız sonsuz. bunun da altını çizelim de sonra şey olmasın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SxmM8xxUyjI/AAAAAAAAAEQ/1ch45Gg6Ulg/s1600-h/bscap0027.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 215px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SxmM8xxUyjI/AAAAAAAAAEQ/1ch45Gg6Ulg/s400/bscap0027.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5411511403042622002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ha bi de, futbolcu eric sahada artistti biliyorduk da, sahnede de fena değilmiş. ama vatandaş eric de müthiş oynuyor rolünü. tüm önemli maçların önemli anlarını ve gollerini ezberlemiş tipik fanatik. cantona'yı teste tabi tutuyor  nerdeyse adam.  her türlü fanatik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SxmMvQoO9pI/AAAAAAAAAEI/HgchfxBvfqE/s1600-h/bscap0016.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 215px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SxmMvQoO9pI/AAAAAAAAAEI/HgchfxBvfqE/s400/bscap0016.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5411511170807821970" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;filmde akılda yer eden bir çok görüntü ve söz var ama en çok taraftar eric'in aylarca unutamadığım, tıpkı bir bale gibi,  dans gibi diye nitelendirdiği cantona'nın sunderland' e attığı golünü kutsaması dikkatimi çekti en çok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"insanı öylesine doyurmuştu ki, hayattaki tüm sıkıntılarını bir kaç saatlğine unutturmuştu&lt;/span&gt;" &lt;/span&gt;diyor taraftar eric.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sahi sizin de aylarca hatta yıllarca unutamadığımız bir gol var mı?&lt;br /&gt;tüm dertlerinizi bir kaç saatliğine unutturan gol... ve cantona gibi yıldızınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;les ferdinand.&lt;br /&gt;89 kupa finali ilk maçında, kadıköy'de  toni schumacher'e dolayısı ile f.bahçeye attığı golü unutmak mümkün değil. keza aynı maçın rövanşında feyyaz uçar golü ve kendisi!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-4914580440965983297?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/4914580440965983297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=4914580440965983297' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/4914580440965983297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/4914580440965983297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/12/o-insan-degil-cantona-looking-for-eric.html' title='o insan değil, cantona! - looking for eric'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SxmNCLrnxcI/AAAAAAAAAEY/wG-QtOmmkO0/s72-c/bscap0022.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-6333904557624625174</id><published>2009-12-03T11:32:00.012+02:00</published><updated>2009-12-03T12:14:55.763+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>manchester fatihi, moskova gazisi!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SxeLl1WiXWI/AAAAAAAAADg/Di0Cb7spl64/s1600-h/rustu+recber.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 356px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SxeLl1WiXWI/AAAAAAAAADg/Di0Cb7spl64/s400/rustu+recber.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410946959401966946" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;aslında iş bu yazıyı ertem şener rüştü'nün "her yerini öptüğü" akşamı ve ertesinde gazeteler kendilerine "eğlenecek&lt;br /&gt;yeni bir kahraman" bulduklarında yazmayı planlamıştım. ama işte evdeki hesap çarşıya uymadı. içimde de kalsın istemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her ne kadar çok sevgili otoriteler total futbol, hücum futbolu, derinlemesine pas, göze hoş gelen spektaküler hareketler, dar alanda kısa paslaşmalar hede hödö vesaire deseler de malumunuz futbol sonuç oyunudur. hatta yine malumunuz özlü sözü bile olan ve sonunda almanların kazandığı basit bir oyundur futbol. netice oyunudur yani.&lt;br /&gt;carlos alberto parreria'nın f.bahçesi gibi  niye dolaştırıyorum topu? varmak, anlatmak istediğim husus; manu galibiyeti ile manu'nun sakalını traş ettik biz wolsburg ise hem kolumuzu hem bacağımızı kesti.  "kahraman rüştü'nün" yardımı ile moskova'da da cska!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi amaç ne bağcıyı ne rüştü'yü dövmek. fakat ve maalesef zaman zaman hepimizin,  gürbüz medyamızın ise her daim yaptığı pireyi deve, deveyi cüce etme huyları nizami şarj yapmamızı gerektiriyor kale sahasının içinde.&lt;br /&gt;evet yazılı-görsel basın bu işin ekmeğini, kaymağını yiyor. satmak için kullanacak bir şeyleri ama biz niye kendimizi kullandırıyoruz hatta bu oyuna geliyoruz.&lt;br /&gt;ertesi gün gazetelere tvlere ve dahi sevdiğim bloglara baktım taksime rüştü'nün heykelini dikecekler sandım. baba, o iki kritik kurtarış ve sonuçla CL ye veya uefa ligine devam etsek anlarım da. göbeğimizi çok rahat kendimiz kesecekken ecnebi topçulara emanet ettiğimiz kritik virajda biraz abartılı değil mi yurtta ve dış temsilciliklerdeki bu kutlamalar? bir nevi diyet ya da  borç ödedi rüştü. gerçi o'nu da eksik ödedi ya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi  sormazlar mı adama madem o kadar kahramandı, süpermandi de moskova'da ne halt ediyordu bu adam? ya da zarfla ilgisiz ama mazrufla direk ilintili samiyen hezimetinde!&lt;br /&gt;aha ben soruyorum işte..&lt;br /&gt;hem de zaten somali'den kötü olan ekonomimize az da olsa bir nefes aldırma şansı tanıyacak uefa ligine kalma kritiğimizde.&lt;br /&gt;olay şudur naçizane ve bir buçuk derece miyop gözümde..&lt;br /&gt;rüştü ne çok iyi ne de çok kötü kalecidir. vasat kalecidir. hatta kumar gibi kalecidir. ki özellikle son yıllarda. yek de gelebilir düşeş de. ki yek geldiği vakitler çokcadır.&lt;br /&gt;engin futbol ve kalecilik tecrübem tabi ki yok.&lt;br /&gt;ama kalecinin kazandırdığı maçlar, kaybettirdiğinden çok olmalı diye düşünüyorum az buçuk mahalle futbolu kültürümle. futbol gibi çok basit aslında değil mi?&lt;br /&gt;tek tek saymadan sadece bakalım geriye doğru, rüştü ne kazandırmış ne kaybettirmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi dönelim tekrar manchester'a. evet tarihinde bir manu galibiyeti olsun Beşiktaşımızın lafımız yok. bayern, barcelona, real madrid, liverpool, juve galibiyetleri de olsun hatta.&lt;br /&gt;ama işte güzel benim olmayınca ben güzele güzel demem hesabı, sırf tarihin tozlu sayfalarında yazacak diye de  efektif anlamda hiç bir anlamı olmayan "sıradan bir galibiyete" de biat etmem.&lt;br /&gt;trabzon ya da biz geçmişte liverpool'u hatta barca'yı yendik de n'oldu gruptan mı çıktık, seri başı mı yaptılar bizi. ya da bizi çok güzel yendiniz alın guardiola ile gerard biraz da siz de oynasın mı dediler!&lt;br /&gt;ha bazı hazımsızlar gibi küçümsemek için ali cengiz oyunlarına, şark kurnazlığına da girmeye gerek yok. o ayrı mevzu. galibiyet galibiyettir elbette ama haddi ve dereceyi de bilmek lazım diye düşünüyorum. kısacası birazcık gerçekci olmak lazım.&lt;br /&gt;ya da benim gibi dövünmek lazım şimdi! çünkü niye;&lt;br /&gt;son kahraman rüştümüz moskova maçında ya da ilk manu ve son wolsburg maçlarına sağlam çıkıp kahraman olsaydı da manu'ya yenilseydik diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha umarım 08 aralıkta istanbul'u moskova'ya dar ederiz ve puan cetvelinde efsanevi feyyaz uçar'ın forma numarası ile sıralanmayız da siz de bana  bu yazıyı yedirirsiniz aç karnına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kiss you.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-6333904557624625174?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/6333904557624625174/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=6333904557624625174' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6333904557624625174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6333904557624625174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/12/manchester-fatihi-moskova-gazisi.html' title='manchester fatihi, moskova gazisi!'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SxeLl1WiXWI/AAAAAAAAADg/Di0Cb7spl64/s72-c/rustu+recber.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-8941404051069272929</id><published>2009-11-24T12:55:00.000+02:00</published><updated>2009-11-24T12:58:26.404+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><title type='text'>ferdi'nin almancası : stefan kuntz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Swu79_hAiKI/AAAAAAAAADY/QrP8MlElfks/s1600/kuntz.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 259px; height: 350px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Swu79_hAiKI/AAAAAAAAADY/QrP8MlElfks/s400/kuntz.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5407622451284707490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;beşiktaş tarihinde les ferdinand gibi az zamanda ( sadece bir sezon) çok işler başarıp, çok sevilen gönüllerde taht kuran ama tez kaybedilen alaman forveti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kuntz kuntz kuntz' du kod adı! öyle çağırırdı taraftar kendini. çok severdi. tıpkı geldiği kulubün taraftarı kaiserslauternliler gibi. ağlayarak veda etmişlerdi stefan'a. neden gitti tam olarak bilmiyorum ama sanırım 34 yaşına rağmen euro 96 da gösterdiği performans ve belki daum'un gidişi etkendi buna. gönül isterdi ki bu almanı futbol hayatının sonuna kadar izleyeyelim deniz tarafındaki kaleden. şimdinin bazı türk özellikle de  güney amerikalıları gibi maç seçmez her maç yüreğini ortaya koyar, hırsıyla mücadelesiyle gönüllere nakşettirirdi kendini. öyle ki 3-5 ve 1-2 kaybedilen kocaeli ve g.saray maçlarının kahramanı idi. kaybedilen maçların adamının kazanılan maçlardaki performansını siz düşünün artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;malum süper ligde ve beşiktaş'ta alman haftası yaşanırken düştü aklımıza fırsatçı golcü. ferdinand gibi zor bulup kolay kaybettiklerimizdendi o da.&lt;br /&gt;duyduk ki 2008 yılından bu yana ise FC Kaiserslautern klübünün başkanlığını yapmaktaymış.&lt;br /&gt;başarılar diliyoruz kendisine buradan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-8941404051069272929?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/8941404051069272929/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=8941404051069272929' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8941404051069272929'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8941404051069272929'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/11/ferdinin-almancas-stefan-kuntz.html' title='ferdi&apos;nin almancası : stefan kuntz'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Swu79_hAiKI/AAAAAAAAADY/QrP8MlElfks/s72-c/kuntz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-6102420757411061799</id><published>2009-11-21T23:59:00.005+02:00</published><updated>2009-11-23T09:13:42.461+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>deli'nin sağı, totem, rıdvan ve 20 dk.da derbi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Swj7sF6Z-OI/AAAAAAAAADQ/C5IlPP_jEbw/s1600/deliibo.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 225px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Swj7sF6Z-OI/AAAAAAAAADQ/C5IlPP_jEbw/s400/deliibo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5406848087578245346" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;* deli ibo'nun sağ ayağı ile yaptığı belki de ilk ve son asist 100.yılda (2002-2003) güngörendeki istanbul maçıydı. yine soldan yağ gibi akıp topu çekip son bir çaba ile sergeni nişanlamıştı da usta  gerekeni yapmıştı. keza sağ ayağı ile yaptığı asıl büyük iş yine aynı sene ali samyendeki fırtınalı bir aralık'ta g.saraya attığı goldü. taraftar olarak yönetimden, denizli'den hatta federasyondan isteğimiz ibo'nun sadece sağ ayağı ile şut ve orta yapmasına izin verilmesi!&lt;br /&gt;arz ederiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* geçen senenin son altı haftasındaki totemim son hız devam ediyor ve naklen izlemediğim maçları beşiktaş kazanıyor. elbet böyle gitmeyecek bu... gittiği yere kadar. kartal gool gool gool...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* biz totem yapa duralım bence rıdvan dilmen'in de bir toteme hatta fener maçlarından sonra yorum yapmamaya ihtiyacı var gibi. 100 de 100 futbolda değil de migros tribününden fb tv yayınına gelmiş taraftar gibi oluyor. olmuyor! sakin... relax... dört senedir yine aynı arzumanlarla, aydinuslarla, bünyaminlerle boynu bükük ayrılan hep bizdik... güntekin onay'ın bir kez olsun ilk cümlesinde hakeme giydirmeye başladığına şahit olmadım. ha haklı olmak başka (evet bence de penaltı ve 3. gol ofsayt)  "fanatik" olmak başka ulusal, bağımsız ve tarafsız olduğunu beyan eden bir kanal ve programda...&lt;br /&gt;öyle yani... geçmiş olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*bobo fenere abone oldu. bu çocuğu sırf bu yüzden seviyorum işte.  yoksa satın gitsin olimpyakos'a! nobre'de bonusu olsun umrum değil. ama özel izinle satılsın fb maçlarında gelsin bizde oynasın. ahah..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* ve tabata bence kulubede daha faydalı.... kulubedeki iki gol sevinci de ayrıca görülmeye değerdi. kulubede daha sevimli geliyor gözüme kerata. valla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* bu arada mehmet topuz kısa saçları ile revivo'ya ne kadar benziyor... sizce de benzemiyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* talihin ya da tarihin kaderine bakın ki beşiktaş f.bahçeyi yine inönü de  yine 3-0 lık (nihat,tayfur,pascal)  net skorla 2000 yılında nevio scala'nın önderliğinde 6 yabancılı skandal maçta  mustafa denizli'nin  f.bahçesine karşı almıştı. bakmayın hürriyetin 19 yıl öncesi türkiye kupası atfına.. onlar yanlış biliyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* ve elbet michael fink. eskiden şimdinin boyacı şapkalarına benzer şapkalarımız vardı stadlarda giydiğimiz. böyle goller olduğunda o şapkaları fırlatır atardık. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;bu gole şapka çıkarılır&lt;/span&gt; deyimi de ordan gelme zaten. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;şapka çıkardık&lt;/span&gt; bu golüne fink'in daha da ötesi  kadroya giremediği neredeyse kabus gibi bir ilk yarıdan sonra hırsını azmini azaltmayıp formayı yeniden kapmasına, mücadelesine, iş disiplinine saygı duyduk bu ağır alman işçisinin. danke schoen.&lt;br /&gt;ha bi de bu golün kale arkası görüntüsü (fink'in topa yatışı, duruşu,vuruşu vs) poster yapılıp asılmalı okullarda ders diye okutulmalı. valla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:85%;" &gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;foto : fanatik.com.tr&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-6102420757411061799?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/6102420757411061799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=6102420757411061799' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6102420757411061799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6102420757411061799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/11/delinin-sag-totem-rdvan-ve-20-dkda.html' title='deli&apos;nin sağı, totem, rıdvan ve 20 dk.da derbi'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Swj7sF6Z-OI/AAAAAAAAADQ/C5IlPP_jEbw/s72-c/deliibo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-8085983670983866173</id><published>2009-11-20T14:48:00.006+02:00</published><updated>2009-11-20T15:09:30.457+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><title type='text'>thierry henry</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SwaSwGfPYvI/AAAAAAAAADI/XKuqNXCpg_Q/s1600/henry.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 289px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SwaSwGfPYvI/AAAAAAAAADI/XKuqNXCpg_Q/s400/henry.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5406169757777879794" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;yeni duydum dünya kupası elleşmelerini! baktım bayağı bir ellemişler öyle böyle değil. baş aktörü de hala sevenleri var mı bilmiyorum ama (varsa da kusura kalmasınlar) benim en başından beri sevemediğim bir karagözlü topçu.&lt;br /&gt;evet bildiniz..&lt;br /&gt;adı: thierry&lt;br /&gt;soyadı:henry&lt;br /&gt;numarası : oniki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu vatandaş için 2006 martında bir kart açmıştım başka bir sanal alemde.... yanılmadığım için üzülmedim ama dışımızdaki ve içimizdeki sevgili irlandalılar için çok üzüldüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;26-mart 2006&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;sevmiyorum abi bu adamı! &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;tamam iyi futbolcu, klas topcu ama iyi bir sportmen ve insan oldugu konusunda şüphelerim var. tamam dikkat cekildiği üzere belki fairlik hareketleri olabilir ama nazarımda unfairlik pek çok hareketi vardır.. zaten bana sevimsiz gelen yönü de bu tip hareketleri.... &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;aha mesela dün akşamki real madrid maçında topu ayağından açmışsın. casillas'&lt;/span&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;da hakim olmuş topa...  skor, tur her bi avantaj sende daha ne dürtüyorsun adamın kalbine kalbine doğru... hadi mağlup neyin olsan sinirlendi diycem, değil.. ha o da yanlış tabi...&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;keza iki sene öncesinden aklımda kalan highbury'&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;deki bir &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;chelsea maçında kaleci barajı ayarlarken boş kaleye frikikten gol atıp sevinmesi falan işte. sahalarımızda görmek istemediğimiz hareketler hep  bunlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;sonra yine aşagı yukarı tüm önemli maçlarda avantajlı durumda yaptığı korner bayragına gidip vakit öldürme tripleri falan.. itici geliyor...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-8085983670983866173?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/8085983670983866173/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=8085983670983866173' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8085983670983866173'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8085983670983866173'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/11/thierry-henry.html' title='thierry henry'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SwaSwGfPYvI/AAAAAAAAADI/XKuqNXCpg_Q/s72-c/henry.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-8706807959300876402</id><published>2009-11-12T19:32:00.001+02:00</published><updated>2009-11-12T19:50:39.806+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><title type='text'>muhteşem geldi suskun döndü : ian wilson</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SvxJLJ3zVHI/AAAAAAAAACg/i-ffTKs4Mog/s1600-h/ian+wilson.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 216px; height: 301px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SvxJLJ3zVHI/AAAAAAAAACg/i-ffTKs4Mog/s400/ian+wilson.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5403274108915111026" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;beşiktaş'ın sezon açılışı, yer inönü, mevki yeni açık.&lt;br /&gt;temmuz ya da ağustos sonuydu. 89 yazıydı ama kesin. 86'daki şampiyonluktan sonra takım ikinciliği kimseye bırakmıyordu üç sezondur. ama biz taraftarlar daha fazlasını istiyorduk. bunun baskısıyla olsa gerek geleneği de bozmayarak zamanın yönetimi son dakikada ama bu sefer üç yabancı birden hem de hazır kahve gibi paket halinde üçünü de ada'dan getirip saldı emektar inönü'nün çimlerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ian wilson&lt;/span&gt; içlerinde en fiziksiz ve saçsız olanıydı. en futbolcu görüneni mc donald bir devre boluspor bir devre b.dortmund maçı oynayarak erkenden yol almıştı. en uzun boylu olanı walsh en uzun süre kalanı oldu. wilson da arada 1.5 sezon idare etti deyim yerindeyse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık gözümüzde nasıl büyütüp anlattıysak açılışın idman maçı sonrasında mahalledeki fenerli abimden &lt;span style="font-style: italic;"&gt;hadi ordan maradona yaptın adamı bizim en kazma oyuncumuz ondan daha tekniktir&lt;/span&gt; alaylı edasını cevap olarak almıştım. ama yılmadım, sakladım bu istihzalı cevap ve bakışı ve güneşli bir kış günü kadıköydeki 1-5 lik  maç sonrası wilsonun kel kafası parlaklığında bir hediye paketinde iade ettim o fenerli abime!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son tahlilde &lt;span&gt;kel kafası,  oynadığı ilk derbi olan gs maçında gördüğü kırmızı kart ve de veselinoviç'in  gönlünden beş geçtiği bir cumartesi öğleden sonrası bahsi geçen kel kafası ile f.bahçe'ye attığı golle hafızalarda yer etmiş iskoç futbolcudur&lt;/span&gt; kendisi. kaldı ki beşiktaştaki teşviki mesaisinde attığı tek gol budur.  o da veselinoviç ve f.bahçeye nasip olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beşiktaş sonrasında hocası ve kankası gordonla bir müddet bursa ve trabzon çimlerinde  yardımcı teknik adam rolünde görülse de devamında izini kaybettirmiş eski futbolcudur aynı zamanda. fenere o golü atmasa yahut golü atarken beşiktaş iskelesinden bile duyulan o çaaatt sesi yankılamasa trt ekranlarından,  bu kadar hafızalarda yer etmeyecekti belki de. hepi topu 20 maçlık beşiktaş kariyerinde unutulmazlar arasına girmeyi başarmış ender topçulardandır yine de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;selam olsun....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-8706807959300876402?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/8706807959300876402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=8706807959300876402' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8706807959300876402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8706807959300876402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/11/muhtesem-geldi-suskun-dondu-ian-wilson.html' title='muhteşem geldi suskun döndü : ian wilson'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SvxJLJ3zVHI/AAAAAAAAACg/i-ffTKs4Mog/s72-c/ian+wilson.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2631090153244070497</id><published>2009-11-11T18:15:00.011+02:00</published><updated>2009-11-11T19:13:10.690+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>kalecinin arkası merkez bankası mı gerçekten?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SvrusQq5IPI/AAAAAAAAACY/1kUPTgZAV_o/s1600-h/hakan.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 140px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SvrusQq5IPI/AAAAAAAAACY/1kUPTgZAV_o/s400/hakan.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402893147140858098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;futbolla ilgili herkes cumartesi gecesi yahut pazar günü eminim bir şekilde hakan arıkan'la da ilgilenmiştir. kimileri gurur duymuş kimileri gıpta ile bakmış hatta kimileri de düpedüz bal demiştir belki de. bana her zaman olduğu gibi yine farklı çağrışımlar yaptı bu bir bakıma umut bulut hakan arıkan düellosu. adeta futbol dumanı içinde kayboldum. ligde iddialı olsun olmasın seksenlerin o fırtına gibi esen dobi hasanlı küçük hamdili hamili kadorusunu estirdi önce. sonrasında da beşiktaş açısından o günlerden bugüne belki de beşer onar yıl arayla gerçekleşecek kahramanlık hikayelerini. bir benzerini 85-86 da son maç sonunda hakan'a koşan ilk isim olan zafer öğer gerçekleştirmişti hem de şampiyonluk getirmecesine. bundan uzun yıllar sonra asper diye sarışın bir adam geldi türkiyeye daha ilk maçında  gönülleri fethetti. yer yine avni akerdi.&lt;br /&gt;işin enteresanı bu sevilen adamların sonraki senelerde beşiktaş'ta pek tutunamasıydı. umarım hakan için bu durum böyle olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabi asıl meramımız bu değil. malumunuz kale futbolda en netameli yer olarak bilinir. hatta nankör meslek denir kalecilik için. gol atınca da yiyince de arkadaşlarım bana sırtını dönüyor ve hakeza 89 dk. süper oyna 90 da hatalı gol senden kötüsü olmaz, tersini yapıp doksanda gol atan forvetten iyisi olmaz geyiği bolca çevrilir futbol dünyasında.&lt;br /&gt;sanırım hakan araıkan'ı uzun yıllar bir beşiktaşlılar bir de umut bulut unutmaz. ha bi de bizim gibi nostaljik manyaklar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tıpkı tek maçla yahut bir kaç özel maçla zihne kazınan diğer meslekdaşlarını unutmadığımız gibi.&lt;br /&gt;bazen tek maçla bazen de turnuva performannları ile takımlarını sırtlayan pek çok kaleci olmuştur futbol tarihinde. şöyle bir hafıza gezintisi yaparsak aklıma ilk 90 da asıl kaleci pumpido'nun sakatlanması ile arjantin kalesini devralan ve kurtardığı penaltılarla maradona'nın heykelini dikmeyi vaadettiği goycochea var. brehme'nin penaltısını kurtarıp şampiyon olsaydı arjantin sadece heykeli dikilmekle kalmayıp tarih yazacaktı bu genç adam... yine de bu başarısına rağmen futbol piyasasında beklenilen çıkışı bir türlü yakalayamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;keza euro 200o de nesta ve cannavaro ile birlikte reijkard'ın hollandasını durdurup gök mavililerin final oynamasında büyük pay sahibi toldo'nun performansı da  unutulamaz. aynı turnuvada grup son maçında belçika karşısında devleşen ama son günlerde çok eleştirdiğimiz rüştü'yü de unutmamak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öte yandan 2005 Cl finalinde istanbulda olimpiyatta milan ve liverpool arasındaki 3-0 dan 3-3lük anormal sonuçtan sonra geçilen seri penaltı atışlarında liverpool'un polonyalı kalecisi dudek'in kurtardıkları değil de çizgi üzerindeki akrobatik hareketleri daha çok konuşulmuştu maç sonunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;örnekler saymakla, yazmakla bitmez elbet ama 92 de sırbistan yerine plajdan toplanıp avrupa şampiyonu olan danimarkalı kaleci schmeichel ve arkadaşlarının yazdığı destanı unutmak olmazdı sanırım. dediğim gibi örnek çok. hatırlamak zor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabi de bir de maalesef kötü versiyonları var bu zenaatın.  hani mesleğin nankörlüğünü gösterdiği kafalarını kale direklerine vuran kaleciler, kalecilerimiz. onların talihsiz anları...&lt;br /&gt;g.saraylı mehmet, beşiktaşlı  fevzi. ispanyol  arconada ve daha niceleri....&lt;br /&gt;belki başka bir gün onları da yazarız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2631090153244070497?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/2631090153244070497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=2631090153244070497' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2631090153244070497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2631090153244070497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/11/kalecinin-arkas-merkez-bankas-m.html' title='kalecinin arkası merkez bankası mı gerçekten?'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SvrusQq5IPI/AAAAAAAAACY/1kUPTgZAV_o/s72-c/hakan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2620706592386470194</id><published>2009-10-25T18:29:00.008+02:00</published><updated>2009-10-25T19:42:16.944+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>mahmuut şuuut yandan auut</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SuSLqsqXcZI/AAAAAAAAACQ/IKvdcT6C9QA/s1600-h/murat-unlu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 382px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SuSLqsqXcZI/AAAAAAAAACQ/IKvdcT6C9QA/s400/murat-unlu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396591819156320658" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;bordo'da da 3-2 lik fener zaferinde fenalaşmadan çok önce sevdik biz murat ünlüyü. reha muhtar'ın atinadan bildirmesi gibi ege bölgesinden çokca da izmir'den bildirirdi o vakit trt birden henüz süper olmayan ligimizin nabzını. şimdi artık canlı yayınlardan, üçge cep tvden mütevellit radyo dinlemediğimizden ve ayrıca ligde izmir temsilcisi de kalmadığından pek duyamıyoruz sesini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabahleyin  sadece türkiye'de haliyle de yalnız lig tvde canlı yayınlanacak DÜNYA DERBİSİ için ntvsporda toplaşan kalabalıkta hararetle ve bir o kadar keyifle futbol geyiği çeviren adama takıldım. eski f.bahçeli futbolcu abdülkerimmiş. bence her programa lazım böyle bir adam. tabi sevgili ahmet çakar, oynat ermancığım, alan daraltan oyun kurgusuyla ömer üründül'de lazım lakin arada değişik yüzler, farklı sesler, futbol adına güzel tamlamalar duymak istiyor insan. abdülkerim'i görüp de nostaljik olunmaz mı? işte o yüzden mahmut ve murat ünlü ile yaptık beşte devre ondabiter'in santrasını. bu arada bilmeyenler için mahmut; uzaktan sert şutları ile tanınan eski denizlisporlu futbolcu. tıpkı ankaragüçlü nazmi gibi, bursasporlu gabriel gibi. bu arada "gavur" ne şut çekerdi ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse uzatmayalım top dönüp dolaşıp totemlere geldi. elbet bizim de gordon'un dümdüz dört dört ikisi gibi yahut parreira'nın can sıkan, haftalar süren hazırlık pasları gibi tek düze olmayan her maç rakibe göre değişen totemlerimiz mevcuttu. imkan ve şeraitler ne olursa olsun uygulanacak totemlerdi bunlar. misal hiç unutmam yağmurlu bi pazar g.sarayla karşılaşıyoruz trtbir de canlı hem de. evde yalnızım. takım bir sıfır mağlup ve yamulmuyorsam ilk yarının ortalarında metin'le beraberliği yakalayınca bulunduğum kanepeden karşı kanepeye iki dizimin üzerine atlıyorum. o arada hasta trabzonlu hüsnü geliyor maç hala bir bir. derken feyyazla iki bir öne geçiyoruz kanepeden fırlıyorum hüsnü "hadi yine iyisiniz " bakışı atıyor bana ama ben heykel gibi dikiliyorum.  hüsnü bana ben hüsnüye bakıyorum lakin ilk goldeki sevincin aynısını yaşamam lazım ki üçüncüyü de bulalım. bir anlık tereddütten sonra iki dizimin üstünde karşı kanepeye uçuyorum. hüsnü şaşkın,  hüsnü gülüyor müstehzi. ben de gülüyorum hiç bir şey demeden. sanki anlıyor halden ve  hiç bir şey demiyor. lakin işte o tereddüt totemi bozuyor sanki! ikinci yarıda dayanamıyor golü yiyoruz maç da 2-2 bitiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;totem demişken geçen sene son altı maçını izlemedim beşiktaşın. hepsini kazandı ve şampiyon oldu nihayetinde. son üç maçtır yine izlemiyorum!&lt;br /&gt;ama o değil de bugün puan durumunu görünce bir kelebek etkisi bir çağrışım oldu niyeyse. geçen senenin ilk yarı sonu puan cetveli canlandı gözümde. yine zirveden bayağı uzak bir beşiktaş önünde dört-beş takım.  henüz çok erken olmasına rağmen bu üç puanlık sistemde. hani neden olmasın sadık?&lt;br /&gt;en azından bu ihtimali bile düşündürttüğü için en başta ben çok bağırıp istemezük diye çığırdığımız denizli'ye acaba kontrolsüz mü giriyoruz diyorum bazen. zaten bu sene de böyle olursa sergen yalçın'ın kadıköydeki pancu açılımında kalede van hojdonkla 10 kişi bizi yenene kadar  bjk-fb derbisi bitmiştir dediği gibi turkcell süper lig rekabeti de biter zannımca! sadece o değil mustafa denizliye bu kadar saydırdıktan sonra bizim yazın hayatımız da... ama mahmutlar ve muratlar hiç bitmesin. futbol da elbet...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(0, 0, 153);font-size:85%;" &gt;foto : sporstudyosu.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2620706592386470194?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/2620706592386470194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=2620706592386470194' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2620706592386470194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2620706592386470194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/10/mahmuut-suuut-yandan-auut.html' title='mahmuut şuuut yandan auut'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SuSLqsqXcZI/AAAAAAAAACQ/IKvdcT6C9QA/s72-c/murat-unlu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2037561652437100098</id><published>2009-09-30T21:31:00.008+03:00</published><updated>2009-10-01T00:54:55.106+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>yönetim azalarak bitsin denizli hemen gitsin</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SsOwdmdkZyI/AAAAAAAAACI/5vHg7kvi9jE/s1600-h/cska.Jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 335px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SsOwdmdkZyI/AAAAAAAAACI/5vHg7kvi9jE/s400/cska.Jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387343601852507938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;şimdi bu mağlubiyetten sonra bilimum zehirli oklar ve yaylar başta demirören ve yönetimine yöneltilecek ama hırsızın hiç mi suçu yok! eyvallah yaklaşık beş senedir bir kabus gibi yönetim var da ey kahve ve futbol milletinin insanları az biraz edeb  az biraz insaf yahu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tamam milyon dolarları yönetim saçtı da o futbol takımının patronu neredeydi o sıra. fantezi futbol mu oynuyordu? yahu bu takımın mansız'dan beri golcüsü yok.  bakın forvet demiyorum golcü yok diyorum. iki adam eksiltip drinplig yapacak yahut altıpasta kafayı çalıştırıp köşeye plaseyi çakacak. ya da misal bugün holosko'nun karşı karşıya  pozisyonunda topun altına girip kepçeleyecek bir zeka nerde... bunun yerine ne var peki? kaval kemiği ile top stoplamaya çalışan nobre ve kaleci karşıya kaldığında yaradana sığınıp abanmaktan mütevellit holosko ile canı çekerse ve isterse oynamaya çalışan bobo bir de. kaldı ki zaten yetenekleri sınırlı bu adamın rocky balbao gibi form tutmasını bekleyeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi denizli güya spektaküler topçuları çok sever. daha 55 de şiştiler nihat ve tello efendiler. bir ara garibim ernst rakip yarı sahada tek başına pres yapıyordu. ayıp olmasın diye nobre geldi sonra yanına.  adamların fizik gücü belli. senin takımın da. nihat ve tello çıkana kadar gezindiler sahada. hakeza yusuf. 8 e 11 hatta rüştüyü de sayarsak 7 'ye 11 oynadık.. hani nobre pres yapmasa hakem bu  maç 6 ya 11 oynanmaz birader deyip hükmen mağlup ilan edecek bizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada rüştüye uzun uzun paragraflar açıp kapamak istemiyorum. yahu böyle mi gol yenir? rahmetli vedat abimin dediği gibi posta yapsan onbeş günde gelecek yerden gol yiyorsun. hadi sörf gibi yiyorsun da böyle mi güzel gol yenir. bari hamle yapma da çirkin olsun gol! geçen hafta haftanın tribünü seçti uefa bizi bu hafta en güzel gol yiyeni seçileceğiz sayende. ikinci yediğine gol demiyorum halt diyorum zati. hakan arıkan'ı arayacağım hiç aklıma gelmezdi. tıpkı tabata-delgado ekürisi gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerisi böyle de ilerisi çok mu parlak! nihat sanki maçtan önce bi büyük devirmiş gibi yalpalaya, yaylana koşuşturuyor. topa vurmaya mecali yok. tello ise ishal gibi o koşmuyor, yürüyor. yusuf zaten suni çimi  görünce beylerbeyi halı saha moduna girmiş sol  çizgide kafasına göre takılıyor.  e zaten golcün yok kim top getirip kim atacak. takımın dağınıklığından faydalanıp eeeh yeter be, ben açılıyorum diyen "genç ismail"in son dakika çabaları ile sergei ekrem çaktı golü. ondan evvel nesta ibrahim ispanyol golcüleri az biraz izlese şeref sayısını kendi yapacaktı o ayrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi de  gaf ebesi  ilker yasin kuleden gördü çok hareketsiz bizimkiler.. öyle ki beyazlar giymiş hayalet gibiler adeta. ama benim bildiğim moskova soğuk olur bu vakitler  adam üşümemek için hareket eder yahu. ama nerdee... dedim ya defteri kapatmışlar çoktan.. her yere fink atacak fink yok orta sahada ve  garibim ernst, tello ile nihat'ı idare etmekten bitap düştü haliyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet futbol sonunda  almanların arada italyanların ve ispanyolların kazandığı basit bir oyundur. ama işte sn. denizli inat ediyor hayır öyle değildir çok karışıktır bakın ben hala çözemedim der gibi yap-boz yapıyor kara-kartal'dan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hani diyor ya ömer üründül abim, galatasaray kazansaydı da eleştirecektim ben rıza'yı ve skor yorumculuğu yapmam. nasıl olacaktı bilmiyorum ama hani es kaza berabere kalsak yahut kazansaydık da aynı şeyleri yazacaktım. valla....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizim evden açıkça görüldü ki, mustafa denizli'nin kafasında bitmiş beşiktaş, futbolcuların da beşiktaş yahut denizli. bilemiyorum ama bitse de gitsek havasında oynuyor salt çoğunluk... hani bir takım yenilse bile sahaya koyduğu mücadele ile maçı isteme arzusu ile bi umutlanırsın , bu sefer büyük hissediyorum kutuma gidicem acun bey falan dersin.. ama işte nerdee ilk beş dakikada değil kazanmak berabere bile kalamayacağımızı anladım. zaten yedide golü yedik.&lt;br /&gt;ha bir de şunu anlamıyorum gs maçında da bu maçta da 0-2  olunca zaten baştan saldıkları maçı iyice bırakıyor bizim topçular. biri bunlara 99 bayern-manu şampiyonlar ligi finalini izlettirsin.  ya da o kadar uzak diyarlara gitmesinler. klüp arşivinde vardır. samiyende 0-2 den çevrilen bir g.saray maçı var 91 baharında ya da 0-2den trabzonda çevrilen ve verilen maçlar. yahut atatürk olimpiyattaki  2005 milan-liverpool finalini. örnek çok yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse bunlar hep fantezi ben asıl şey için gelmiştim buraya...&lt;br /&gt;uykusuz'da vedat özdemiroğlu'nun bi köşesi var. azalarak bitsin, hemen bitsin diye. bu akşamdan sonra yönetimden önce denizli ile birlikte lütfen rüştü de hemen bitsin. yusuf nobre tello bobo azalarak bitebilir nasılsa sezon kapandı. ama yönetim kalacaksa (ki bu borç harçla kimse devralmaz sanırım yönetimi) şöyle gün görmüş yerli veya yabancı takımın tek patronu olacak tecrübeli bir teknik adamla anlaşıp alım satımla ilgili tüm yetkiyi de ona verip beş senelik de sözleşme yapıp  şöyle iki üç seneye taş gibi bir takım çıkartsınlar. takımın ne oynadığını ne oynamadığını bilelim, kadrosunu ezbere bilelim, her maç tırnaklarımızı yemeyelim. bir maç yiyorsak dört maç yemeyelim mesela. hoca da  heyecanlı olsun ama maceracı olmasın, bilgili olsun ama tutucu olmasın, disiplinli olsun ama idareci olsun. falan filan işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonuç;&lt;br /&gt;yine bize hüsran bize yine hasret var...&lt;br /&gt;kötü futbol : azalarak bitsin&lt;br /&gt;mağlubiyetler : hemen bitsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;best regards,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;font-size:85%;" &gt;&lt;br /&gt;foto: milliyet.com.tr&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2037561652437100098?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/2037561652437100098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=2037561652437100098' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2037561652437100098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2037561652437100098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/09/yonetim-azalarak-bitsin-denizli-hemen.html' title='yönetim azalarak bitsin denizli hemen gitsin'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SsOwdmdkZyI/AAAAAAAAACI/5vHg7kvi9jE/s72-c/cska.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1049457654658603224</id><published>2009-09-17T15:58:00.005+03:00</published><updated>2009-09-17T16:32:56.547+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><title type='text'>gökhan keskin</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SrI28LkB_qI/AAAAAAAAACA/uWZT6M0xTPQ/s1600-h/gokhan+keskin.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 326px; height: 239px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SrI28LkB_qI/AAAAAAAAACA/uWZT6M0xTPQ/s400/gokhan+keskin.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5382424912185130658" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;beşiktaş'ın ve belki de türk futbolunun beckenbauer'i o.&lt;br /&gt;her ne kadar beşiktaş ve milli takımın defans sigortası olarak nam salsa da ilk tecrübelerini orta sahada yaşadı. matteahus olmaya aday iken beckenbauer oldu tabiri caizse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;85-86 sezonunun final maçında trabzonspor'a attığı bir nevi şampiyonluk golü ve ispanya'da  a.bilbao kalecisi zubizaretta'yı otuzbeş metreden avladığı golleri ile de ayrı bir namı vardır. lakin benim aklımda ise hep şu meşhur d.kiev maçına giden yolda karşılaşılan dinamo tiran maçındaki&lt;br /&gt;bazukaları kalmıştır.  tiran kalecisi gökhan'ın bazukalarını çıkarmak için öyle bir yorulmuştu ki ziya ve rıza'ya teslim olmak zorunda kalmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1988 temmuzunda samet aybaba'nın jübilesindeki f.bahçe maçında rıza çalımbay kaptanlık bandını gökhan keskin'de libero mevkiini ilk kez deniyordu!  2-1 kazanılan o maçta görevini layıkı ile yerine getiren gökhan bu mevkideki performansı ile ilerde milli takıma kadar yükselmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan ile aklımda yer eden bir diğer husus da ; özellikle üç sene üst üste şampiyonluğun geldiği yıllarda takımın diğer esas abileri metin-feyyaz- rıza- recep ve şifo mehmet ile birlikte transfer altılısını oluşturmaları idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fakat takımdan ayrılması dışındaki en üzücü anısı ise, fenerbahçeye karşı yaklaşık beş yıldır süren yenilmezlik ünvanımızın son bulmasına neden olan hatanın başlangıcı olmasaydı! 1-1 giden maçın son dakikalarında kapalı önündeki taç çizgisinde "gurur"  yahut aşırı güven yapmayıp topu eveleyip gevelemeden direk taça atmış olsa fenerbahçe biraz daha beklemek zorunda kalabilir hatta milne'nin gidişi sezon sonunu bulabilirdi. zira o maçtan sonra giden sadece ünvan değil takım da milne de dağılmıştı. perulu francesco'nun transfer söylentilerine üst üste gelen başarısız sonuçlar da eklenince gordon milne hem devreyi hem de beşiktaş serüvenini kapatmak zorunda kalıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beşiktaş'tan sonra ilginçtir (88-93) altın yılların pek çok futbolcusu gibi dramatik bir şekilde kulüple bağları koparılmıştır. ve yamulmuyorsam o sezon türkiye'nin galacticos'unu oluşturma hevesindeki cem uzan'ın istanbulspor'una gitmişti. sonra da önce aykut sonra da rıza ile teknik adamlık kariyerine girdiğini görmüştük. son tahlilde şimdilerde ne yapar ne eder bilemem lakin şunu iyi bilirim izlemesi keyifli futbolculardandı..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1049457654658603224?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/1049457654658603224/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=1049457654658603224' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1049457654658603224'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1049457654658603224'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/09/gokhan-keskin.html' title='gökhan keskin'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SrI28LkB_qI/AAAAAAAAACA/uWZT6M0xTPQ/s72-c/gokhan+keskin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-8491541482874679951</id><published>2009-09-16T14:53:00.002+03:00</published><updated>2009-09-17T01:05:48.948+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>yenildik lakin ezilmedik!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SrFPlaji95I/AAAAAAAAAB4/8UiICUXQE_o/s1600-h/bjk-manu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 275px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SrFPlaji95I/AAAAAAAAAB4/8UiICUXQE_o/s400/bjk-manu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5382170533886621586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzun zaman oldu bir maç üzerine yazmayalı. yine tekniğe taktiğe fazla girmeden  dün geceden aklımda kalanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* manu güle oynaya kasmadan, üzmeden istediğini aldı, gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*tamam manu manu da bizim niye scholes gibi 70 metreye elle atar gibi top atan orta sahamız, nani ve valencia gibi parkta gezer gibi adam geçen, owen tarzı golcümüz yok. yanlış anlaşılmasın aynıları olmasın saydıklarımın yüzde 70 kapasitelisi olsun yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*dün akşam görüldü ki takımın avrupa çapı çok çok küçük. vasat bir avrupa takımına koyabileceğimizi iki topçumuz var. ferrari ve ernst.. başka göremedim ben. onlar da iyi birer rotasyon topçusu olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* yusuf şimşek tamam solda alakasız yerde oynatıldı da. bu kadar mı alakasız, ruhsuz top oynanır. bizim halı saha takımında bile böyle topçu yok artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* beşiktaş'ın hasbelkader forveti çok ama bir tane golcüsü yok maalesef!  diziyle top stop etmeye çalışıp, adam geçemeyen bir golcü adayı var sadece. ha allah için çok çalışıyor çocuk o ayrı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*tabata sanki delgado'yu aratacak gibi. yazık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* ibrahim kaş bulunmaz hint kumaşı olabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* ama bak çok iyi mücadele ettik, rüzgar ters esmeseydi, serdar kaleyi bulabilseydi bi de ninemin sakalı olsaydı olacaktı bu iş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*son tahlilde önceki seneyi çifte kupayla kapatmış bir takımı milyon dolarlar harcayarak bu kadar işlevsiz hale ben bile getiremezdim. emeği geçenlere helal olsun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-8491541482874679951?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/8491541482874679951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=8491541482874679951' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8491541482874679951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8491541482874679951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/09/yenildik-lakin-ezilmedik.html' title='yenildik lakin ezilmedik!'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SrFPlaji95I/AAAAAAAAAB4/8UiICUXQE_o/s72-c/bjk-manu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-3333295835790253</id><published>2009-07-28T17:03:00.001+03:00</published><updated>2009-07-28T17:08:35.268+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>kelebek etkisi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sm8Fi_hxtJI/AAAAAAAAABo/YAmzTUw2lUA/s1600-h/eler+yukar%C4%B1.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sm8Fi_hxtJI/AAAAAAAAABo/YAmzTUw2lUA/s400/eler+yukar%C4%B1.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363511779948344466" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;önceki akşam lyon-beşiktaş maçını izliyorum. bir ara çanak antene kuş mu kondu yoksa rüzgar mı salladı ne oldu bilmiyorum renkler görüntü falan hep karıştı. ama bir kaç saniye fazla değil. o an nerden estiyse  eskiden takımların hava güzel olsa dahi (daha çok uğur olsun diye) devam eden maçın ikinci yarısına forma değiştirerek çıkmaları geldi aklıma.. gerçi faal futbola bayağı ara verdim bu aralar ama son yıllarda hiç rastlamadım ben uygulamaya... yasaklandı sanırım. bilmiyorum. ve yine nedense bu değiştirme işlemini en çok yapan takım olarak da g.saray aklımda kalmış. sonra yine g.saray'ın şimdi kullanmadıkları bir beşiktaşlı olarak benim hoşuma giden parçalı formaları geldi hatırıma. sanki göztepe'yi daha çok gördüm bu forma ile. uğruna şarkılar yazılan bizim çubuklu formaya açıkçası gıcıktım ben eskiden. o zaman futbolcu isimleri de yoktu ama numara hastasıydım, çubuklu formadaki kırmızı numaraları okumak yeni açıktan hayli zordu. düz beyaz formaları severdim o yüzden. en çok da beyaz forma siyah şort.... hala da öyle ya... ama 2003 nostaljilerini de sevmiştim çok. kapkara öyle. kara demişken inönü'de seksenlerdeyiz sanırım. bursaspor'la oynuyoruz. ilk yarı 1-0 öndeyiz yanılmıyorsam kaleci rasim kara'nın penaltı gölüyle. hakem de sadık deda. caart bi penaltı daha.. rasim geliyor yine topun başına. bursa kalesinde bir zamanın vazgeçilmezi o kısa boylu eser değil de başka biri var.. malik diyesim geliyor. ama o da adana kalecisiydi sanırım. neyse rasim sol ayağına yaslanarak geliyor ve vuruyor kalecinin soluna yerden.. yemiyor tabi bu sefer kaleci. top elinde kontraya çıkaracak takımını. işte o ara bizim rasim kara'nın rocky balbao'yu andırır şekilde koşuşunu hiç unutmam.. hala aklımda. gol yemedik o akında. ama maçın son dakikasındaki temdit penaltısını da atmadı kara. necdet'e bıraktı topu. o da rakip kaleciye... inönü'de unutamadığım koşulardan birinin kahramanı da sarı fırtına elbet. inönü'nün kale sahası önleri gibi orta sahası da bostan tarlası gibi o vakit. yeni açık tarafındaki kapalı çaprazına atılan serseri topa  işte o toprak yuvarlaktan bir fırladı ki sarı fırtına saçlarını savura savura tutabilene aşk olsun. tem'de mercedeslere bmwlere nal toplatan massarati gibi ama yok safkan ingiliz tayı gibi boy boy fark atarak geçti izmir'in siyah beyazlılarını. akın gol kaydına muvaffak olamadan sona erdi. lakin o depar görülmeye değerdi. görülmeye değer demişken yaşlı inönü'de göüzümün önünde cerayan eden ve  kimi görüşe göre futbolun meyvesi kimilerine göre orgazmı bana göre temaşası gollerden söz etmesek olmaz. en fantastik, en orjinal en cafcaflı olanı ve şimdilerde olsa üstüne haftalarca tartışma programı yapılacak metin tekin'in ordusporlu hüsnü'nün tek elinde tuttuğu topa kafa süsmesi sonucu oluışan karambolde kovaçeviç'in attığı gol gelir. lakin en manzaralı en afili gol denirse şenol fidan'ın deniz tarafındaki trabzonlu şevki'nin kalesine 30 metreden savurduğu plase. dakika 87.dir ve maç sıfır sıfırdır.. hem afili hem etkili..... böyle uzaktan golleri sağolsun bizim kalecilerde yerdi kimseye sormadan. en güzel yergiyi de yine en güzel spor adamı VEDAT OKYAR yapardı işte o zamanlar. "canım kardeşim mektup yazsan onbeş günde gelecek yerden gol yiyorsun" derdi. toprağı bol olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-3333295835790253?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/3333295835790253/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=3333295835790253' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/3333295835790253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/3333295835790253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/07/kelebek-etkisi.html' title='kelebek etkisi'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sm8Fi_hxtJI/AAAAAAAAABo/YAmzTUw2lUA/s72-c/eler+yukar%C4%B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-507321758512771048</id><published>2009-05-31T23:22:00.003+03:00</published><updated>2009-05-31T23:30:29.945+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>tebrikler şampiyona özürler büyük mustafa'ya</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SiLoIAMRiGI/AAAAAAAAABA/z9jVjP9QuVs/s1600-h/sampiyon.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 225px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SiLoIAMRiGI/AAAAAAAAABA/z9jVjP9QuVs/s400/sampiyon.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5342087332202907746" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;inanmamıştık daha geldiğinde. 26.haftaya bakın dediğinde.  süre azalıp üst üste puan kayıpları yaşandığında. o inandı ve başardı. özür dileyip tebrik etmekten başka yapacak en iyi  şey şampiyonluğun tadını çıkarmak sanırım.  büyük mustafa ve ekibini ertuğrul sağlam'ı da unutmadan tebrik ediyorum... kutlu olsun...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-507321758512771048?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/507321758512771048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=507321758512771048' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/507321758512771048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/507321758512771048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/05/tebrikler-sampiyona-ozurler-buyuk.html' title='tebrikler şampiyona özürler büyük mustafa&apos;ya'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SiLoIAMRiGI/AAAAAAAAABA/z9jVjP9QuVs/s72-c/sampiyon.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2071783750008204451</id><published>2009-04-28T21:59:00.001+03:00</published><updated>2009-04-28T23:16:59.061+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>beşiktaş-f.bahçe 20 mayıs 1985</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sfdcl178ETI/AAAAAAAAAA4/D2-8Qx11pJg/s1600-h/bjk+fb+1985.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 275px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sfdcl178ETI/AAAAAAAAAA4/D2-8Qx11pJg/s400/bjk+fb+1985.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329830489219666226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;"deli"nin kahvesindeyiz yine. deli, ben ve deli'nin oğlu hepi topu üç beşiktaşlı. ama galibiyete inancımız tam. kalan izleyicilerin yarısı f.bahçeli diğer yarısı beşiktaş sempatizanı g.saraylı. gündüz oynanıyor elbet maç inönü'nün yer yer çim özürlü zemininde. şimdi yıkılıp yenisinin inşa edilme hesapları yapılan inönü'nün orta yuvarlak ve kale sahası önündeki çim tutmayan eski hali bile özleniyor.  şimdilerde geyik muhabbetine dönen seyirci sayıları da yarı yarıya idi evet. ve tıklım tıklım olduğunu söylemeye gerek yok bu şampiyonluk maçının...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yalnız ikibindokuzun iddiasız f.bahçesi o gün averaj üstünlüğünü de alarak gelmişti inönüye. beraberlik işlerine geliyordu yani. beşiktaş'ı  ise galibiyetten ötesi kurtarmıyordu her iki takımın son iki maçlarını kazanacağı düşünülerekten....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;klasik formalarla çıktı her iki takımda sahaya. rıza ve sarı fırtına metin'in sürüklediği ataklarla üstün başlasa da karakartal oyuna müjdat'ın eski f.bahçeli adem'i cezasahası dışından avlamasıyla yenik duruma düşüyordu bir anda. ama yılmadı kartallar.  atak üstüne atakları ile nam-ı diğer kova yaşar'ı hata yapmaya zorladı. ve elindeki topu  mirsad kovaçeviç'in kafasına düşürmekte gecikmedi yaşar! böylece  ilk yarı bitmeden beraberliği yakaladı beşiktaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikinci yarı beraberliğin avantajını kullanmak isteyen f.bahçe'ye karşı yüklendikçe yüklendi beşiktaş.. ve kaptan necdet'in golü de gecikmedi netekim. 2-1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;avantaj beşiktaş'taydı bu sefer ama skor garanti değildi. f.bahçe beraberliği kovalarken beşiktaş skoru perçinlemenin peşindeydi. ve o perçin için geldi de şans. ceza sahasının sol tarafından içeri girdiğinde şekerbegoviç yaşar'la arasında sadece meşin yuvarlak vardı. tek yapması gereken topu iki direğin arasından yaşar'a rağmen filelerle buluşturmaktı. ama o acele edip yaşar'ın ayaklarına nişanlayınca topu ben bir adet gözlükten kara kartal şampiyonluktan olacaktı, son dakikalarda gelen ilyas tüfekçi 'nin beraberlik golüyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl bir tesadüftür ki bugünlerde beşiktaş'a diş bileyen "kardeş takımlar"  bursaspor ve ankaragücü'nü üçer golle geçmesine rağmen f.bahçe'de kalan iki maçını kazanınca 84-85 sezonununu averajla şampiyon tamamlıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karakartalın bir sene gecikmeli tesellisi ise averajla şampiyonluğun nasıl bir duygu olduğunu ligi namağlup bitiren g.saray'ın önünde tadıyor olmasıydı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2071783750008204451?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/2071783750008204451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=2071783750008204451' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2071783750008204451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2071783750008204451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/04/besiktas-fbahce-20-mays-1985.html' title='beşiktaş-f.bahçe 20 mayıs 1985'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sfdcl178ETI/AAAAAAAAAA4/D2-8Qx11pJg/s72-c/bjk+fb+1985.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-78124624739661109</id><published>2009-04-26T12:21:00.001+03:00</published><updated>2009-04-26T20:47:31.924+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>süleyman oktay</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SfSd-6V7PFI/AAAAAAAAAAo/EjKbMyZZX24/s1600-h/suleymanoktay.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 211px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SfSd-6V7PFI/AAAAAAAAAAo/EjKbMyZZX24/s400/suleymanoktay.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329057963224808530" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;1977-1984 yılları arasında beşiktaş   forması giymiş sessiz, sakin görev adamlarından birisidir.&lt;br /&gt;en dikkat çekici ozelligi tabi ki sapsarı sacları ile koemanvari sert şutlarıydı. evet koeman sarı süleymandan sonra çıktı futbol piyasasına ama sert şutlarını anlatmak için başka isim bulamadım. o derece sert yani.&lt;br /&gt;ankaragüclü "bonhof  nazmi" vardı bir de o dönemler hatırladığım, böyle "manyak" sert  şutlar atan. bir bizim süleyman bir de nazmi yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beşiktaş da futbola orta sahada başlayan süleyman sonraları defansın sağına oradan da saha dışına alınmıştı ne yazık ki sessiz sedasız.&lt;br /&gt;pek çok besiktaş futbolcusu gibi onunla da  ilgili  bir iki kayıt var elbet her geçen gün eksiyen bu yaşlı dimağda.&lt;br /&gt;misal bunlardan biri malum övdüğümüz sert şutuyla adanaspor'a  attıgı frikik golüydü.. hatta yamulmuyorsam ilk vuruşu gol olmuş fakat hakem atışı tekrarlatınca ikinci vuruşu yine gol yapmıştı. (lakin tam emin değilim bu çifte golden daha yetkili ve etkili dimağlar teyit ederse sevinirim) ve bu yazdığıma ben de inanamıyorum ama. gerçek, sevgili okuyucu. radyodan hatta orhan ayhan'dan dinledim bu golleri ilkin.. ve ali samiyen'di stat. evet....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anıların bir diğeri ve daha haşmetlisi ise (bugün olsa jeneriklere girerdi hic kuşkusuz) 1-1 lik bir istanbul derbisinde g.saraylı haydar erdoğan'a neredeyse orta sahadan attığı goldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;böyle de bir futbolcu vardı işte tarihte... futbol nostaljiklerinin unutamayacağı...&lt;br /&gt;şimdi nerde ne yapar hayatta mıdır bilmem ama dimağda güzel izler bırakan bir futbol emekçisiydi o da...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-78124624739661109?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/78124624739661109/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=78124624739661109' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/78124624739661109'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/78124624739661109'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/04/suleyman-oktay.html' title='süleyman oktay'/><author><name>marco</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08946599109979004573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='18' src='http://3.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/Sv6aDbjpr7I/AAAAAAAAACo/U62HIM4Evw4/S220/marco+vanbasten.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_0wH9LjZEcaM/SfSd-6V7PFI/AAAAAAAAAAo/EjKbMyZZX24/s72-c/suleymanoktay.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-3319826541543808982</id><published>2009-02-20T17:49:00.003+02:00</published><updated>2009-02-20T18:00:09.559+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>ismail taviş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SZ7Rhaqs96I/AAAAAAAAAKc/T5DU_JCB2Pc/s1600-h/97658.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 175px; height: 221px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SZ7Rhaqs96I/AAAAAAAAAKc/T5DU_JCB2Pc/s400/97658.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304907783113340834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;beşiktaşlı eski futbolcu. nam-ı diğer komando ismail.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1987-88 sezonunda bir zamanların futbolcu fabrikası boluspor'dan tüm yeni transferler gibi büyük umutlarla transfer edilmişti. ama ne yazık ki istenilen performansı gösterememiştir 2 kez a milli 4 kez de olimpik milli olan bu futbolcumuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ismail’in şansızlığı kadro açısından her şeyin iyi hoş oldugu 1.milne döneminin ( tr liginde ilk iki sene ikinci olduğu dönem yani) beşiktaş'ında bir sağ beki bir de sol açık sorununun yaşanmasıydı. o dönemde de yakın dönemdeki gibi sağ bek-stoper hovardalığına (mustafa doğan-ali güneş-ali tandoğan-emre aşık-çağdaş atan vb.) benzer biçimde daha gordon milne  gelmeden ulvi-samet gibi stoper-liberolar varken çeşit olsun diye bünyamin ve ismail de alınmıştı. asıl mevki stoper olmasına rağmen yokluktan! o sene hüsamettin, bünyamin, turanla birlikte sağ bekte denenmiş tıpkı digerleri gibi pek başarılı olamamıştı. sakatlık ve cezalar nedeniyle ulvi-samet ikilisinden fırsat bulduğu göbekte de kendini gösteremeyip eriyip gitmiştir ki... pek çok nostaljik şahsiyet gibi o'nun da unutamadığımız bir anısı mevcuttur dimağda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15/05/1988 tarihinde inönüdeki kocaelispor maçında halilagiç-fevzi ikilisini aratmayacak şekilde 1-0 önde götürülen maçın artısı olmayan 90.dakikasinda gereksiz ve bir o kadar dikkatsizce verdigi geri pasını zamanin meşhur forvetlerinden "kasap buschman"  yakalayıp ismi pek lazım olmayan file bekçisinin altından ağlara gönderdiğinde tribündekiler gibi evde babamla ben de olduğumuz yere çivilenirken şampiyonluk yarışındaki ezeli rakibimiz g.sarayin mümtaz  ferdi  eniştem koltuktan 3 adım öteye fırlamıştır bu golle.... babamla benim aynı anda “noluyoz lan bakışlarına” hedef olan enişte sarıya çalan kırmızı bir surat ama içi gülen gözlerle koltuktaki yerini almıştır hemen akabinde. lakin giden gitmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;taviş'e gelince pek şans bulamadığı kadroda ertesi sene sözleşmesinin dolmasını bekledikten sonra başka bir siyah-beyaz sevdaya yelken açmış, aydın yollarına düşmüştür…&lt;br /&gt;sonrasında da teknik direktörlük camiasına yazılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;foto : bolugundem.com&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-3319826541543808982?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/3319826541543808982/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=3319826541543808982' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/3319826541543808982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/3319826541543808982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/02/ismail-tavis.html' title='ismail taviş'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SZ7Rhaqs96I/AAAAAAAAAKc/T5DU_JCB2Pc/s72-c/97658.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-4695990850007823303</id><published>2009-02-13T22:32:00.006+02:00</published><updated>2009-02-20T22:41:19.976+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>yirmidört tv de 24 saniye ve labbadia</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SZXckvh5YLI/AAAAAAAAAKM/6Fmlc3BoTw8/s1600-h/bruno.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 274px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SZXckvh5YLI/AAAAAAAAAKM/6Fmlc3BoTw8/s400/bruno.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5302386660090667186" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;elimde kumanda, zap yaparken futbol maçı veren kanalda durdum eskiden kalma alışkanlıkla! almanya'nın sivasspor'u konumundaki hoffenheim'i duymuş takdir etmiştim. sempatimi kazanmışlardı benim de. sağ üst köşedeki 1-2 lik skora üzülsem de aynı anda serbest atış kullanan ve de çok güzel kulanan leverkusen'li barnetta ve arkadaşlarının  bu şahane organizasyonunun golle sonuçlanmasını istedim yalan yok. istediğim oldu da. ama sonra yine üzüldüm. tam o sırada labbadia'yı telaffuz etti spiker. yıllar öncesine gittim. o zamanki inter star yahut magic box'ın sabri ugan veya öztürk pekin'inin eski k'lautern'li yeni bayern'li labbadia'nın demecini anons edişi hala kulaklarımda.&lt;span style="font-style: italic;"&gt; bugün k'lautern ceza sahasında yangın var...&lt;/span&gt; dediği gibi de oldu tam anlamıyle cirit attı labbadia eski takım ceza sahasında ve yanılmıyorsam yine o'nun golüyle 1-0 galip gelmişlerdi o gün. bayern'i sevmem açıkçası ama bu ele avuca sığmaz , heyecanlı golcüyü sevmiştim. bir paolo rossi, bir roberto baggio, bir schilacci   yerinde duramazlığı vardı sanki.&lt;br /&gt;öyle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-4695990850007823303?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/4695990850007823303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=4695990850007823303' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/4695990850007823303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/4695990850007823303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/02/yirmidort-tv-de-24-saniye-ve-labbadia.html' title='yirmidört tv de 24 saniye ve labbadia'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SZXckvh5YLI/AAAAAAAAAKM/6Fmlc3BoTw8/s72-c/bruno.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-5634299629171917846</id><published>2009-02-10T10:52:00.005+02:00</published><updated>2009-02-10T12:21:38.214+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>01 haziran 1986 trabzonspor-beşiktaş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SZFCiuw4gRI/AAAAAAAAAKE/SptgWW62W64/s1600-h/gokhan+keskin.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 192px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SZFCiuw4gRI/AAAAAAAAAKE/SptgWW62W64/s400/gokhan+keskin.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5301091400827830546" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1985-86 sezonunun son, beşiktaş ın da şampiyonluk maçı olarak tarihe geçmiş müsabakadır.&lt;br /&gt;o sezon namağlup g.saray ile 54 er puanla nefes nefese ve de + 7 averaj üstünlüğü ile son haftaya giren beşiktaş için çok kolay geçmeyen, liglerimizin vasat kalecisi zafer öğer in devleştiği müsabakadır aynı zamanda bu karşılaşma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kara kartallar bu maçı kazandığı takdirde inönü’deki sarıyer – g.saray maçının sonucu bir anlam ifade etmeyecekti. netekim öyle de oldu.  sarıyer e gerekli olan 8 golü atamayınca trabzonspor'u avni aker'de 1-0 mağlup eden beşiktaş mutlu sona ulaşıyordu. mağlup ediyordu etmesine ama siz onu bir de bize sorun!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maça hızlı başlayan branko stankoviç' in talebeleri kendilerine şampiyonluğu getirecek ama sonrasında tv başında bizler gibi kendilerine  “dokuz doğurtacak”  golü 16.dakikada kaleci ihsan’dan seken topa düzgün vuran gökhan keskin' in sol ayağından kazandılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu dakikadan sonra maç tam bir heyecan fırtınası , trabzonspor ise karadeniz fırtınası olmuştu. her ne kadar bir takım teşviki mesaiden söz edilse de daha sonraları  müthiş bir mücadele ortaya koyan hami mandıralı kumandasındaki bordo mavili topçular beşiktaş kalesini adeta top atışına tutmuş lakin  hayatının maçını oynayan zafer öğer'i geçememişlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hakemin bitiş düdüğü ile biz evde horon teperken , futbolcularımız avni aker de ali gültiken in sevinç gözyaşları ve de çok sonraları hep hırçın,  olay çıkaran seyirci profili olarak gündeme gelecek centilmen trabzonspor seyircisinin alkışları eşliğinde çoktan şeref turuna çıkmıştı.  mutlu, umutlu, kıvaç dolu bir gündü anlayacağınız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha bu arada ve de ayrıcana beşiktaş 'ın dünya kupasını türkiye şampiyonu olarak 2.kez izleme fırsatına eriştiği maç olmuştur bu karşılaşma.  önceki ve sonrakileri hatırlamak gerekirse (bkz: 1982 ispanya dünya kupası) (bkz: 1990 italya dünya kupası)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maalesef 90 dan sonra dört defa defa daha şampiyon olsa da dört sene de bir yapılan 1994 abd, 1998 fransa,  2002 kore-japonya'yı es geçen karakartalımız'ın sırtındaki kamburdan bir an önce kurtulup  2010  g.afrika'da bizi güldüreceğini umut ediyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-5634299629171917846?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/5634299629171917846/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=5634299629171917846' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5634299629171917846'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5634299629171917846'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/02/01-haziran-1986-trabzonspor-besiktas.html' title='01 haziran 1986 trabzonspor-beşiktaş'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SZFCiuw4gRI/AAAAAAAAAKE/SptgWW62W64/s72-c/gokhan+keskin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-3956818992051873402</id><published>2009-02-09T17:33:00.012+02:00</published><updated>2009-02-09T18:03:17.797+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>var mısın yok musun hocam</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SZBRGFExEWI/AAAAAAAAAJ8/D6TrUXnj8P0/s1600-h/md.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 249px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SZBRGFExEWI/AAAAAAAAAJ8/D6TrUXnj8P0/s400/md.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5300825926298308962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;trt 1 dün akşam konya maçı kritiğinin küçük bir kuplesini verdi mustafa hoca'nın.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;görünen tablo iyi değil ama değişmez de değil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;bir kaç ay öncesine dönelim. ukrayna dolayları. takım 4-1 mağlup uefa'ya mendil sallamış. ertuğrul sağlam; &lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;hayat devam ediyor&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; demişti. hayat devam etmişti lakin sağlam'ın beşiktaş mesaisi devam etmemişti bu sonuç ve özellikle beyanattan sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düne dönelim tekrar. hocam kalan kırmızılarla (ts-fb-gs)  sahasında olan maçlarına ve seyirciye  güveniyor belli ki. ama mavileri unutuyor!&lt;br /&gt;2000-2001 de fb'nin başındayken yanılmıyorsam kadıköyde hiç yenilmemiş hatta neredeyse tüm maçlarını kazanmıştı. yine yanlış hatırlamıyorsam deplasmanları bugünkü gibi kötüydü sarı-laciverlilerde. ama bu kadar da kötü değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hocanın;  &lt;span style="font-style: italic;"&gt;devreyi liderin beş puan gerisinde kapatalım gerisi kolay&lt;/span&gt; tadındaki beyanatı duyunca daha o zaman işkillenmiş ve burada da dillendirmiştim zaten. lakin yine de yüzde ellibir felsefesi "nöşetel, monaco hatta bremen faciası" hatrına hıncal uluç'a da selam durarak acaba şapkadan tavşan çıkar mı diye gizliden de ümit etmedim değil hani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama dünkü futbol ve sonundaki açıklamadan sonra bence sayın denizli yıldırım beye teşekkür edip izmir büyükşehir belediyesine adaylığını koymalı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-3956818992051873402?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/3956818992051873402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=3956818992051873402' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/3956818992051873402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/3956818992051873402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/02/var-msn-yok-musun-hocam.html' title='var mısın yok musun hocam'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SZBRGFExEWI/AAAAAAAAAJ8/D6TrUXnj8P0/s72-c/md.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2202779437502684831</id><published>2009-02-02T21:52:00.003+02:00</published><updated>2009-02-03T16:05:28.312+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>son dakika transferleri ile nostalji</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SYdSCGJRG8I/AAAAAAAAAJ0/4cjhw7w6MpY/s1600-h/les+ferdinand.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 174px; height: 338px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SYdSCGJRG8I/AAAAAAAAAJ0/4cjhw7w6MpY/s400/les+ferdinand.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298293682587376578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SYdR5LVv9XI/AAAAAAAAAJs/eFdXG_qgYjU/s1600-h/kuntz.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 250px; height: 338px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SYdR5LVv9XI/AAAAAAAAAJs/eFdXG_qgYjU/s400/kuntz.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298293529363084658" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;şimdi durduk yerde nerden esti. elbet ernst'den ve  devre arası da olsa yine beşiktaş'ın son dakika transferinden. fakat bu transferin aşağıdakilerden belirgin farkı forvet olmaması.  zaten amaç bağcı dövmek değil üzüm yemek bize anımsattıklarını karalamak.  ailton gelmek üzereyken yazmıştım sanırım verkaç'ta.  ernst gelince yeniden anımsayalım istedim.&lt;br /&gt;haydi buyrun....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaklaşık 20 yıldır gözlemlediğim ilginç bir alışkanlık var beşiktaş’ta.. devamlı olarak verginin son günü ödeme yapmayı alışkanlık haline getiren yurdum insanı gibi neredeyse her yaz kamp dönemine daha da olmadı sezon açılışına ille de bir yabancı futbolcu özellikle de bir forvet yetiştirme telaşı hakim oluyor camiada. bakalım kimler gelmiş kimler geçmiş bu süre zarfında....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1986-1987 : &lt;/span&gt;ilk hatırladığım sırp asıllı bir futbolcuydu.  rade paprica diye bir adam…miloş militanoviç döneminde bir anda kadroda görmüştüm. ne zaman alındı ne zaman kadroya girdi anlayamadım. hoş o sezon kadronun pek gediklisi olamasa da bende unutamadığım bir anı bırakmıştı yine de..  f.Bahce Stadı’nda rıza`nın penaltı kaçırdığı a.gücü maçında ikinci yarının sonlarına doğru oyuna girer girmez ve de ilk topla buluşmasında ceza yayının üzerinden sağ ayağı ile öyle bir vole vurdu ki….  o zamanın tabiriyle şapka çıkartmamak mümkün değil. çıkarttık da zaten. öyle ki  o  gol hala gözümün önünde… sonraki sene yunanistan`a gitti.  gol kralı oldu falan dediler ama dogrusu inanamadim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1987-1988 :&lt;/span&gt;  yine FB stadı, yine maratondayız.. yurtdışı kampı bitmiş , şenol güneş`in jubilesindeyiz. zoran ivsiç diye bir adam deneniyor bu maçta. aslında moda tabirle kumaşı hiç de fena değil . hareketli, nerde durması gerektiğini bilen teknik bir futbolcu. ama maalesef bizimkiler pek pas atmıyor kendisine. bir sakatlık pozisyonunda neden gördüğünü anlayamadığımız şekilde 2.sarıdan alkışlarla soyunma odasına gitti.!!!  üstüne üstlük transfere gerek yok ben varım dercesine feyyaz da o gün 3 gol atinca transferi yatmıştı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1988-1989 : y&lt;/span&gt;ine son dakikada milne döneminin Walsh ile birlikte en başarılı,  en faydalı transferi olan ve adına şarkılar bestelenen “haydi ferdi, tam zamanı şimdi” yani leslie ferdinand geldi… lakin ilk çıktığı a.gücü maçında adeta  “dökülmüş”  ve sanıyorum o gün maçı anlatan ercan taner hafifte alaycı (ya da olumsuz diyelim) bir ifade ile “ kuiinsss park rencırss" dan transfer edilen ferdinand çıkıyor yerine y.salihli`den alınan halim giriyor” derken halim’in iki gol birden atarak takımı mağlubiyetten galibiyete taşıyacağını o’da bizler gibi tahmin etmiyordu herhalde.  ferdinand ise o zamanki yakıştırmalarla geç açılan ingiliz tayı gibi daha sonraki haftalarda takıma uyum sağlayıp klasını sergileyecekti.  özellikle de türkiye kupası finalinde  “FB defansını çarşıya gönderdim”  dediği ve schumacher’e attığı muhteşem gol hala hafızalarda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1989-1990 :&lt;/span&gt; inönü`deki sezon açılşına yetiştirilen iki İngiliz ve bir İskoç.. alan walsh, rob mcdonald ve ian wilson. mcdonald 15 dakikalık dortmund maçı oynayarak , wilson da meşhur Veselinoviç’in gönlünden beş geçtiği 5-1’lik F.Bahçe maçının açılışına imza attığı tek gol ve de tek sezonla veda ederken walsh süleyman seba’nın asker arkadaşı yakıştırmalarına nail olsa da yaptığı asistlerle metin-ali-feyyaz’ın MAF timi olup adlarına şarkılar düzenlemesinde başrol oynayan oyuncu idi kanımca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1990-1992&lt;/span&gt; :  MAF’ lı yani metin-ali-feyyaz’lı aynı zamanda forvet ithalatının durdugu dönemler… e olmasin da artik…bu dönemde ligde atılan 198 golün büyük çoğunluğunda bu üçlünün imzası var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1992-1993 :&lt;/span&gt;  fani madida.. milne ile forvet daum ile sağ açık/bek oynayan sempatik güney afrikalı.  üç sezon kaldığı takımda faydalı işler yaptı. sonra da bursa şehir girişinden u dönüşle antalya’nın yolunu tuttu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1993-1994&lt;/span&gt; : osvaldo deio nartallo. ilginç arjantili.. ne zaman ne yapacağı belli olmazdı. bir bakarsanız en basit golü kaçırır bir bakarsınız en zorunu başarır. kempes timsali saçları en çok dikkat çeken uzvuydu. 1-0 kaybedilen bir GS maçında kaçırdığı daha dogrusu ıskaladığı bir kafa golünden sonra yöneticiler zavallının saçına takmış o maçtan sonra saçını at kuyruk yapıp oynamaya başlamıştı!  beşiktaş’tan sonra bir sene de petrol ofisinde oynayıp yurdu terketmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1994-1995 : &lt;/span&gt; eyjölfur sverrisson. daha cok forvet arkası oynadı bu izlandalı. güçlü fizigi vardı ama çok ağırdı.  enteresan golleri vardı. ilerleyen yaşına rağmen Almanya`da oynamayi basardı, hertha berlin’de futbolu bıraktı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1995-1996 :  &lt;/span&gt;stefan kuntz… ne söylenebilir ki.. belki de bugüne kadar oynayan en istikrarlı yabancı forvetti.  sevmistim kendisini… zaten burada sayılan isimlerin çoğu gibi son dakika transferi olmamasına rağmen listeye dahil etmem de o yüzden.  aumann ile birlikte yukardaki belirttiğimiz Mart-Nisan transferlerindendi. kaiserslautern taraftarlarının muhteşem bir şekilde uğurlamasıyla beşiktaş’a gelen alman fubolcuyu ne yazık ki sadece bir sene izleyebildik. biraz da euro-96 başarısınında etkisi ile ayrıldı klüpten…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1996-1997 :&lt;/span&gt; daniel amokachi... belki çoğu futbolsever bir FB maçına helikopterle yetistirilmesini hatırlıyor. ben ise İnönü`de orta sahada kapalının önünden aldığı topu yaklaşık 40 metre sürdükten sonra Trabzonspor filelerine bıraktığı golü.  renkli bir futbolcuydu netekim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1998-1999 :&lt;/span&gt; christopher ohen…john benjamin toschak’ın hediyesi olan niyerjalı.  Durarak oynuyordu ama çerceveyi iyi buluyordu…yine de sıradandı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2000-2001 :&lt;/span&gt;  oliver pascal nouma…. 21  numaralı formasıyla.. fazla sözle gerek yok sanırım beşiktaş tarihinin en çok sevilen ama en sansasyonel yabancısı hakkında…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2001-200 :&lt;/span&gt;  arild stavrum…sosyoloji ögrencisiydi galiba. bir de sağ ayak içini iyi kullanırdı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2002-2003 :&lt;/span&gt; daniel gabriel pancu… mircea lucescu’nun beşiktaş’a kazandırdığı çok yönlü rumen.  ne var ki geldiği ilk sene dışında son iki sene saman alevini oynadı takımda. ha extrem bir topçuydu o ayrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2003-2004 : &lt;/span&gt; lucescu’nun inadının tutup bir türlü almadığı ve belkide CL de en azından çeyrek finale mal olan “olmayan” yabancı forvet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2004-2005 : &lt;/span&gt; john alieu carew…rüzgar gibi geçti.. ne biz bir şey anladık sanırım ne de o anlamıştır… iki f.bahçe ve bir a.bilbao maçı dışında bende fazla bir iz bırakmadı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2005 - 2006 :&lt;/span&gt; bu yazıdan sonra ailton alındı. enteresandır yine schalke'den... lakin bremen'de altın schalke'de gümüş yılını yaşayan brezilyalı istanbul'da yarışı tamamlayamadan yurttan ayrılmak zorunda kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;fotoğraflar : &lt;/span&gt;bjk.com.tr&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2202779437502684831?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/2202779437502684831/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=2202779437502684831' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2202779437502684831'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2202779437502684831'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/02/besiktasn-son-dakika-forvetleri-ve.html' title='son dakika transferleri ile nostalji'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SYdSCGJRG8I/AAAAAAAAAJ0/4cjhw7w6MpY/s72-c/les+ferdinand.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-816545510861991951</id><published>2009-02-01T20:46:00.001+02:00</published><updated>2009-02-01T20:54:18.023+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><title type='text'>şifo mehmet</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SYXvtJ2y8UI/AAAAAAAAAJc/SZXoDZ3c3l8/s1600-h/%C5%9Fifo.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 282px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SYXvtJ2y8UI/AAAAAAAAAJc/SZXoDZ3c3l8/s400/%C5%9Fifo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5297904095690158402" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;topraktır hatta toprağın hasıdır. lakin ona olan sevgimiz hemşehrilikten öte,   öncesinde efendi kişiliği sonrasında beşiktaşlı kimliği yüzündendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilk olarak  &lt;a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=31%20temmuz%201988%20besiktas%20fenerbahce%20maci"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;samet aybaba'nın jübilesi için oynanan 31 temmuz 1988 tarihindeki besiktas fenerbahce mac&lt;/span&gt;ı&lt;/a&gt;nda çekti dikkatimizi göze hoş gelen hareketleri ve futbolu ile.  gordon milne'nin ve şifo mehmet'in ilk f.bahçe maçı oldugu gibi gökhan keskin'in ilk kez libero oynadığı, rıza çalınbay'ın ise ilk kez kaptan oldugu maç olmuştur aynı zamanda bu maç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elbetteki benimde unutamadığım pek çok spektaküler hareketi, asisti ve golleri vardı. hiç unutamadığım ise; 91-92 sezonu inönüde f.bahçe ile oynuyoruz. 3 puana ihtiyacımız var ama maç 0-0.  dakika da 87.  klasik tabirle maçın böyle biteceğini sandığımız anlar.  orta saha civarında topla buluşup kendine has çalımları ile üç dört f.bahçeliyi geçerek ceza sahasının sol kösesine yakın yerden yayın üzerinde bekleyen bergamalı zeki'ye  uzatır topu. o da allah ne verdiyse hafif sağ dışla önce kale direğine sonra filelere... eski beşiktaşlı engin ipekoğlu bir kez daha yıkılmıştır eski takım arkadaşları tarafından.  90 dünya kupası brezilya-arjantin çeyrek finalinde maradona'nın caninga'ya attırdığı golün yapılışının değil ama hazırlanışının aynı olduğu karbon bir goldür aynı zamanda bu gol. dikkatli ve benim gibi fil hafızalı futbolseverler hatırlayacaktır eminim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine aynı sezonun ilk ve 2-2 biten maçında kadıköyde son dakikada attığı bir gol var ki , çizgiyi geçti mi geçmedi tartışmaları bir kaç sene önce semih yuvakuran'ın telegolde itiraf etmesiyle son buldu. aslında beşiktaşlılar ve hakem için o tarihte bitmişti tartışma. ama semih fair play ödülü alma yürekliliğini o zaman gösterememişti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de federasyon kupası finalinde samiyende g.saray'a attığı rövesata golü gibi ajax'a attığı gol ile ertuğrul sağlam'ın kepçelediği topu rüştü sağ eli havada seyrederken kafayla attığı gol maraton vs. programlarda jenerikleri süslemiştir uzunca bir süre.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üç sene üst üste yaşanılan şampiyonluklarda MAF kadar onun da payı büyüktür. öyle ki bir aralar oluşan son dakikacı beşiktas lakabının başlıca müsebbibidir kendisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;malumunuz malatyaspor, milli takım antrenörlüğü, derken şimdi antalyaspor teknik direktörü. ve şu dakikalarda yine inönüde ama bu sefer rakip takım teknik direktörü olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yolun ve bahtın açık olsun küçük dev adam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;foto : internetspor.com&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-816545510861991951?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/816545510861991951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=816545510861991951' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/816545510861991951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/816545510861991951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2009/02/sifo-mehmet.html' title='şifo mehmet'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SYXvtJ2y8UI/AAAAAAAAAJc/SZXoDZ3c3l8/s72-c/%C5%9Fifo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-6375075306945806571</id><published>2008-12-24T11:58:00.003+02:00</published><updated>2008-12-24T12:02:20.492+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><title type='text'>şenol fidan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SVIIBRRoOlI/AAAAAAAAAJU/As2Q7mGuqaQ/s1600-h/senol.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 388px; height: 259px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SVIIBRRoOlI/AAAAAAAAAJU/As2Q7mGuqaQ/s400/senol.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5283294130769246802" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ilginç bir topçuydu. kirli sakalı karizmasıydı. oyle delicesine koşardı. spikerlerin çok sevdiği deyimle, sahada basmadık yer bırakmazdı. üç cigeri vardı sanki. yok bunu ben soylemiyorum. bir seferinde aynı dönemde oynadigi  ridvan dilmen söylemisti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lakin ve elbette ki bir çok besiktasli futbolcu gibi senol içinde soyleyecek iki kelamlık anı var hafızamızda. (bkz: erkeklerin maç hafızası)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim için en degerlisi ve de en insancılı; sanirim 91-92 sezonuydu uzun sure sağ bekte denenen turan uzun o sene orta sahada gordon milne 'nin yeni askeri olmuş ve şenol fidan'ı budamıştı tabiri caizse. sakatlık- ceza halleri dışında turan'ı kesememişti ama bundan da hiç gocunmamıştı. işte o sene ali samiyen'de g.saray'ı deviren golü atan turan uzun'a ilk önce ve en uzun sarılan şenol fidan olmustu yedek kulubesinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;simdi bir mac yedek soyununca veya altmis küsurda oyundan alininca afra tafra yapanlari görunce o donem neden başarılı oldugumuzu daha iyi anlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şenol ile ilgili diğer unutamadığım hadise ise 88-89 sezonuydu.  inönü yeni açıktayız. trabzonsporla oynuyoruz, ilk yarının son maçı. sağlı sollu saldırıyor kartallar ama gol atmak ne mümkün. gün, kaleci şevki'nin gunu. fakat 87.dakikaya kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o dakikada şevki maç başından beri belki de ilk hatasını yapıyor ve penaltı noktasına doğru inen ortayı kendi yarı sahasasının ortasına yumrukluyor ama kaleyi de boş bırakıyor. topla şenol'un sağ ayak içi bir şekilde buluştuktan kısa bir süre sonra aynı top deniz tarafındaki kalenin fileleri ile hasret giderdiğinde ben ve dayıoğlu 5-10 basamak aşağıya düşmüştük sevinçten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;netice itibari ile sessiz sedasız geldiği beşiktaş'tan aynı şekilde ayrılmış, beyefendi bir topçuydu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-6375075306945806571?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/6375075306945806571/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=6375075306945806571' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6375075306945806571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6375075306945806571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/12/enol-fidan.html' title='şenol fidan'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SVIIBRRoOlI/AAAAAAAAAJU/As2Q7mGuqaQ/s72-c/senol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1968751189580829464</id><published>2008-12-23T20:31:00.006+02:00</published><updated>2008-12-24T11:42:17.514+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>arda , çakırgiller ve bizim hocalar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SVID6hv-VJI/AAAAAAAAAI0/riWAPTIlsG0/s1600-h/Besiktasa_Mustafa_Denizli.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 225px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SVID6hv-VJI/AAAAAAAAAI0/riWAPTIlsG0/s400/Besiktasa_Mustafa_Denizli.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5283289616885896338" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;pazar akşamından beri kalemimin ucuna geliyor ama yazsam n'olur yazmasam n'olur deyip geri dönüşü olmayan ama kısır döngüsü bol futbol muhabbettinden ikili mücadeleye girmekten imtina eden matias delgado titizliğinde kaçarken şeytan dürttü yazıyorum arkadaş. subjektif yazı olacaktır peşinen belirteyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;malum pazar bir derbi oynandı. maç içinde ve dışında dikkatimi çeken iki nokta oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maç akşamı arda turan röportajına şöyle başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" ....beşiktaş oyunu çirkinleştirmedi güzel maç oldu hede hödö..." bu klişeyi on kişiyle kapanan anadolu takımlarına nazaran biraz daha açık oynayan diğer anadolu takımları için  üç büyük takım futbolcuları kullanırdı bir zamanlar. bu sefer söyleyen yine 3 büyük takımınlardan birinin futbolcusu. lakin altı çizilmesi gereken nokta, söylenenin de bu 3 büyükten biri olması. tuhaf değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arda turan olaya böyle bakıyor. deplasmana gelmiş açık oynayan ama kimsesi olmayan sıradan bir anadolu takımı.  özellikle son iki yıldır "hakem müessesi" de arda gibi bakıyor. yani iki büyük bi tarafa kalan 16 takım öte tarafa.  elbetteki onlarla değil tüm 18 takımla eşit olsun beşiktaş. adil olunsun, bir standart olsun falan. tek tek saymaya gerek yok. hakemin kafasına top atmalar, gözüne sokarcasına parmak sallamalar, ispanyolca iltifatlar öte yandan nadia komanechi'ye taş çıkartan artistlikler, tabanlar, tekmeler tolere edilirken, bir takım stadlara bazı hakemler giremezken, bir başka büyük kobay olarak kullanılıyor sanki.  samiyende, saraçoğlunda cepten  çıkarılamayan kartlar inönüde hazır elde bekletiliyor. benzer golü bjk atınca kural oluyor kitap defter yazıyor. ama yediği zaman hiç bir kitap yazmadığı gibi kılıfta hazır oluyor çoğu zaman.  yadsınamaz gerçek şu ki  "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ama öyle ama  böyle"  &lt;/span&gt;ister komplo teorisi deyin ister maliye ya da evrim teorisi neyse artık ocak 2004 den bu yana sistemli ya da sistemsiz bir futbol asilmiyasyonu var.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;  "ama içerden ama dışardan".  &lt;/span&gt;hiç bir zaman süper olmayan türkiye ligi ispanya'nın barca-real hemegonyasına benzer bir ikili sisteme yürüyor. hatta ispanya çok uç oldu kalitesine yazık olur. arada deportivo valencia vs. giriyor araya.  celtic-rangerslı iskoç ligi daha uygun olur. hazır dünyanın eeeennn büyük derbisini de biz oynuyoruz. var mı bize yan bakan.   o yüzden ne kadar bağırsalar boş, şampiyon anadolu'dan efes'ten kapadokya'dan ziganadan çıkacak diye. 6 takım zirvede, zevkli çekişmeli lig hurafelerini geçsinler. onlar sadece "çeşni" olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maç akşamı takıldığım diğer bir nokta da mustafa hoca'nın nasreddin hoca'yı çağrıştıran planları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fıkrayı bilirsiniz;  nasrettin hoca tarlada uğraşırken birden alacaklısı gelmiş. "nasrettin hoca, paramı ne zaman ödeyeceksin." demiş. nasrettin hoca'da " şu gördüğün bölgeden devamlı koyunlar geçer. oraya bir tel örgü takıcam, takılan koyun yünlerini de satıp sana borcumu ödeyeceğim."demiş. adam da haklı olarak gülmüş. nasrettin hoca buna karşılık adama "ne oldu köftehor. peşin parayı görünce gülersin" demiş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hoca diyor ki, bir planımız vardı göreve gelirken. ilk yarıyı liderin en fazla 5 puan gerisinde bitirirsek biz bu işi bitiririz. dikkat buyuralım görev aldığı ilk maç sonunda bir puan farkla lider olan takımın hocasının planları bunlar. şimdi liderin 6 puan gerisinde ayrıca önünde beş rakip var ikisini sayma 3 rakip var diyelim hadi. ve ikinci yarıya beş puan geriden gelmeye razı bir hoca. 10 maçtır beşiktaşın büyüklüğünü anlatamadığı futbolculara bir ayda anlatacak. neye güveniyor bilmiyorum. istatistiklere olamaz zira son iki senedir inönüde sadece gs'yi yenebildi. final maçlarında fb'ye kaybetti hep. rakipler hep içeri gelecek ama galibiyetin garantisi yok.  mahalle baskısı, taraftar baskısı, yönetim aymazlığı cabası. bakın formda olan hakem müessesini saymadım bile!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eğer bu şartlar altında değil şampiyon, ikinci olursa beşiktaş  işte o zaman büyük mustafa derim ben denizli'ye. lakin işte fıkrada hoca anlatıyor adam gülüyordu.  burda ise mustafa hoca hem anlatıyor hem gülüyor. hatta güldürüyor, güldürürken düşündürüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önümüzdeki maçlara bakıyoruz!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1968751189580829464?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/1968751189580829464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=1968751189580829464' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1968751189580829464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1968751189580829464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/12/arda-akrgiller-ve-bizim-hocalar.html' title='arda , çakırgiller ve bizim hocalar'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SVID6hv-VJI/AAAAAAAAAI0/riWAPTIlsG0/s72-c/Besiktasa_Mustafa_Denizli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-6542151256386540390</id><published>2008-12-22T23:50:00.000+02:00</published><updated>2008-12-24T12:06:27.062+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><title type='text'>paprica</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SVIGjHWQkCI/AAAAAAAAAJE/0QEnMDkbjxw/s1600-h/paprica.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 243px; height: 349px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SVIGjHWQkCI/AAAAAAAAAJE/0QEnMDkbjxw/s400/paprica.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5283292513196609570" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ilk adı rade olan yugoslav futbolcu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;86-87 sezonunda oynadığı beşiktaş'ta 32 maçta 10 gol kaydına muvaffak olup vatandaşları teknik direktör militanovic ve kaleci jurkoviç gibi ertesi sene yeniden yapılanan kadroda! ona da yer verilmediginden komşi yunanistan'a gitmiş ve kendisinden bir daha haber alınamamıştır. gerçi bu vasat topçunun o sezon yunanistan'dan gelen "o simdi gol kralı" havadislerine pek inanmak istememişizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;amma velakin ilgili sezonun ikinci yarısında eski adıyla f.bahce stadında oynanan ve ben denizin maraton tribünlerinden takip ettiği a.gücü maçının 70 küsürüncü dakikasında oyuna girer girmez topla ilk buluşmasını ceza yayının üzerinde harika bir vole ile yapıp golle sonuçlandırmasını hala unutamam. gayet spektaküler bir goldü. hatta yanımızdaki a.güçlü abi de şapka çıkarmıştı o derece.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-6542151256386540390?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/6542151256386540390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=6542151256386540390' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6542151256386540390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6542151256386540390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/12/paprica.html' title='paprica'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SVIGjHWQkCI/AAAAAAAAAJE/0QEnMDkbjxw/s72-c/paprica.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-429547901546091242</id><published>2008-12-05T08:20:00.003+02:00</published><updated>2009-02-02T22:36:06.639+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>rekâbet ezeli dostluk bâki</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/STgi6MBRWgI/AAAAAAAAAIs/gUyBYEjHO7w/s1600-h/boca+river.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 259px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/STgi6MBRWgI/AAAAAAAAAIs/gUyBYEjHO7w/s400/boca+river.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5276005346518850050" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;             my dad and his friend. their wearing soccer jerseys&lt;br /&gt;River is my dad Boca is his friend and his family and the rest of his home town.&lt;br /&gt;yeah, pretty much...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;http://kazumi-sempai.deviantart.com/art/soccer-31819024&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-429547901546091242?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/429547901546091242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=429547901546091242' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/429547901546091242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/429547901546091242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/12/rekbet-ezeli-dostluk-bki.html' title='rekâbet ezeli dostluk bâki'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/STgi6MBRWgI/AAAAAAAAAIs/gUyBYEjHO7w/s72-c/boca+river.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-7276692572494880720</id><published>2008-12-04T19:52:00.004+02:00</published><updated>2008-12-04T20:06:08.087+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><title type='text'>les ferdinand</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/STgbchnS_DI/AAAAAAAAAIc/WdIgHHxSUdI/s1600-h/les+ferdinand.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 165px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/STgbchnS_DI/AAAAAAAAAIc/WdIgHHxSUdI/s400/les+ferdinand.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5275997140338015282" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1988-89 sezonunda kiralık giydiği beşiktaş forması ile çıktığı ilk maçlarda çok bilen medyamız tarafından hor görülmüş,  çok eleştirilmiş (tıpkı fani madida gibi) ama son gülen olmuş siyahi topçu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ağustos sıcagında çıktığı ilk resmi maçında a.gücü karşısında takım gibi o da iyi oynayamamış. takım 1-0 mağlupken oyundan alınmıştı. o esnada yamulmuyorsam maçı anlatan ercan taner hafif de dalga geçer şekilde  "kuinsss paarrrk reennncırstan" alınan ferdinand çıkıyor yerine yeni salihli'den alınan halim giriyor anonsuyla boyalı basına malzeme veriyordu.  malzemeyi veren sadece taner değildi, oyuna yeni giren salihli'li gençte rahat durmayıp 2 gol sıkıştırınca  "sir les" de hassiktir demistir. (sahi n'oldu o gence)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyseki havalar çabuk soğuyunca ferdi'de kıvama gelip golleri sıralamaya baslamıştı bir bir. ne var ki kadir kıymet bilmez,  burnu beş karış havada güzide basınımız bu seferde (yamulmuyorsam) ilk 6-7 golünu hep kafası ile atan siyahi topcuya bunun ayağı yok mu,  ayakla ne zaman gol atacak cinsinden kulplar takmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o dönemde sağ, sol ayakları ile hatta gögsüyle attığı gollerle cevabı gecikmedi ferdi'nin lakin asıl cevabını adeta sona saklamıştı.  21 haziran 1989 fenerbahce beşiktaş maçında hala unutulmayan ve ertesi gun  "f.bahce defansını çarşıya gönderdim" diyerek tanımladığı o efsanevi golü ile vermişti.&lt;br /&gt;evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;foto : bjk.com.tr&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-7276692572494880720?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/7276692572494880720/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=7276692572494880720' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/7276692572494880720'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/7276692572494880720'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/12/1988-89-sezonunda-kiralk-giydii-beikta.html' title='les ferdinand'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/STgbchnS_DI/AAAAAAAAAIc/WdIgHHxSUdI/s72-c/les+ferdinand.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-936367026638800559</id><published>2008-12-01T09:00:00.000+02:00</published><updated>2009-02-02T22:36:06.639+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>forza italy</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/STLZflDwCuI/AAAAAAAAAIU/5ToHhSXqHWs/s1600-h/forza+italy.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 256px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/STLZflDwCuI/AAAAAAAAAIU/5ToHhSXqHWs/s400/forza+italy.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5274517250151287522" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-936367026638800559?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/936367026638800559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=936367026638800559' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/936367026638800559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/936367026638800559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/forza-italy.html' title='forza italy'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/STLZflDwCuI/AAAAAAAAAIU/5ToHhSXqHWs/s72-c/forza+italy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2082210324461443276</id><published>2008-11-30T20:10:00.004+02:00</published><updated>2008-11-30T20:24:17.741+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><title type='text'>cevdet şekerbegoviç</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/STLYImJnS4I/AAAAAAAAAIM/wY-VbwVOMd0/s1600-h/sekerbegovic.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 250px; height: 255px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/STLYImJnS4I/AAAAAAAAAIM/wY-VbwVOMd0/s400/sekerbegovic.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5274515755795696514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1983-85 yılları arasında beşiktaş'ta forma giymiş boşnak futbolcu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha çok samiyende ve yine daha çok prekazi ve hagi den görmeye alışık oldugumuz, ceza sahasına doğru sağ taraftan içeri katedip sol ayağı ile doksandaki örümcek ağını alma işlemini yine samiyende bir gs maçında bu adamdan gördüm ilk kez.. evet evet cenk koray'ın tele pazarında 10 ar dakikalık canlı yayınındaydı. kalede efsane simovic vardı... 3-1 yenilmiştik ama ne goldü!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha birde 84-85 sezonunun final sayılabilecek beşiktaş-fb maçında ikinci yarının ortalarında beşiktaş 2-1 galipken bire bir pozisyonda topu "kova yaşar" ın ayaklarına nişanlaması beşiktaş'ı şampiyonluktan beni de bir gözlükten etmişti.&lt;br /&gt;öyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;foto : bjk.com.tr&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2082210324461443276?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/2082210324461443276/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=2082210324461443276' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2082210324461443276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2082210324461443276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/cevdet-ekerbegovi.html' title='cevdet şekerbegoviç'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/STLYImJnS4I/AAAAAAAAAIM/wY-VbwVOMd0/s72-c/sekerbegovic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-5453723380090127625</id><published>2008-11-25T00:02:00.000+02:00</published><updated>2009-02-02T22:36:06.640+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>12.adam</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SS5Aoxeu6-I/AAAAAAAAAIE/K5noXZaex6o/s1600-h/12adam_2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5273223282918616034" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 272px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SS5Aoxeu6-I/AAAAAAAAAIE/K5noXZaex6o/s400/12adam_2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SS4_wD48BkI/AAAAAAAAAH8/2yrhKfDp7lk/s1600-h/12adam_2.jpg"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-5453723380090127625?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/5453723380090127625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=5453723380090127625' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5453723380090127625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5453723380090127625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/12adam.html' title='12.adam'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SS5Aoxeu6-I/AAAAAAAAAIE/K5noXZaex6o/s72-c/12adam_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-6087122089168540175</id><published>2008-11-25T00:01:00.000+02:00</published><updated>2008-11-27T09:57:26.666+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>derbi üstü nostalji  - (fb: bjk - 6 ocak 1990)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSxguHwn7TI/AAAAAAAAAHc/jJzVtepYBW4/s1600-h/fb_bjk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5272695609217248562" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 336px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSxguHwn7TI/AAAAAAAAAHc/jJzVtepYBW4/s400/fb_bjk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;malum haftasonu kadıköyde derbi var. umarız kalitesi kallavi, sapına kadar bir derby olur. iyi oynayan, hakeden kazanır. ve yine umarız ki iyi oynayan beşiktaş olur. tıpkı onsekiz ocak önce olduğu gibi. bundan kelli derbinin hatırına hafızametreyi onsekizyıl geriye sardık. bakalım neler olmuş tarihte o gün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;güneşli ama soğuk bir ocak günü. kale arkalarında beyaz kar birikintilerini hatırlıyorum. yanılıyor da olabilirim. ama güzel bir futbol günüydü. derbi günüydü. yine bu cumartesi olacağı gibi f.bahçe ve beşiktaş zirvede sağlam durmak adına f.bahçe stadının çimlerine çıkmışlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ev sahibinin “kumarbaz” teknik direktörü yugoslav veselinoviç o gün için gönlünde beş yattığını duyururken ajanslara kartal’ın türkçe konuşmamakta ısrar eden ingiliz hocası gordon, her zaman ki temkinliğinde “veri difikılt meç” diyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lakin temkinli olan maça hızlı başlıyordu. beşiktaş’ın iskoç’u ian wilson türkiye’deki ve dahi beşiktaş’taki tek golünü henüz beşinci dakika dolmadan kel kafasıyla gönderiyordu nurettin'in koruduğu f.bahçe ağlarına. kanarya şaşkınlığı çabuk atlatıp oğuz çetin’le 1-1 yapsa da metin-ali-feyyaz’ı durdurmakla güçlük çekecekti ilerleyen dakikalarda. nitekim ilk yarıyı ali gültiken golüyle önde kapatan karakartal olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikinci yarının başında ali takımını ve tribünleri rahatlatan adam olurken metin galibiyeti perçinliyor feyyaz’da dennis bergkamp’a ilham olacak, jeneriklik şık golünü atıyor ve tarihi galibiyetin mimarlarından biri oluyordu. 1-5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu galibiyetin lig tarihinde iki takım arasındaki en farklı galibiyet olma özelliğini hala koruması, veselinoviç'in gönlümden beş geçiyor demesi ve sonrasında takımının beş gol yemesi, bu "kompozisyonun" da beşiktaşlı taraftarların pankartlarına konu olması derbiyi unutulmazlar arasına dahil etmek için yetmiş hatta artmıştır bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic;font-size:85%;" &gt;foto : beşiktaş tarihi-YKY&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-6087122089168540175?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/6087122089168540175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=6087122089168540175' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6087122089168540175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6087122089168540175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/derbi-st-nostalji-fb-bjk-6-ocak-1990.html' title='derbi üstü nostalji  - (fb: bjk - 6 ocak 1990)'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSxguHwn7TI/AAAAAAAAAHc/jJzVtepYBW4/s72-c/fb_bjk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-5381022763238241221</id><published>2008-11-24T10:21:00.007+02:00</published><updated>2008-11-25T22:56:21.851+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><title type='text'>yavaş ama etkili : alan walsh</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSxkVC_wCSI/AAAAAAAAAHs/fVIrgGfhsWM/s1600-h/walsh.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 227px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSxkVC_wCSI/AAAAAAAAAHs/fVIrgGfhsWM/s400/walsh.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5272699576488298786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;benim gibi koşmayı pek sevmeyen ama görev aldığı 2 sene zarfında beşiktaşlıların sevdiği sarışın ingiliz futbolcu. istikrarlı bir adamdı, pek koşamazdı ama bu açığını attığı 45-50 metrelik çapraz ve de adrese teslim ortaları ile kapatırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine de sanıyorum bir trabzon maçıydı ve aslında koşmasa kimsenin kızmayacağı bir topta kendini kasarak aut çizgisi üzerinden röveşatavari bir ortayla ali gültiken' e attırdığı süper bir gol vardı. belli ki şu asker arkadaşı laflarına gurur yapmıştı adamcağız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beşiktaş ın ve gordon milne nin meşhur son dakika transferlerindendir. o zamanlar ingiltere 3.ligi takımlarından olan bristol city'den gelmiştir.  89-90 sezonunun açılış törenine yetiştirilmişti ian wilson ve mc donald ile beraber...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilginçtir o gün sezon açılışına gelen bu üçlüden oyunu en çok dikkati çeken ian wilson , sözleşmesinin sonuna kadar kalan ise walsh olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5.hafta civarında önce mc donald gitmiş o sezonun sonunda da beşiktaş tarihindeki tek golünü f.bahçeye atan ian wilson gitmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;walsh ise bir sene daha kalarak beşiktaş'ın ikinci şampiyonluğunda da pay sahibi olmak istemiş ve bunu başarmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neler demedik ki adama dede diyorduk,  amca diyorduk azcık koşsan n'olur diyorduk yeni açığın numaralıya yakın diliminden. ama o topu koşturmayı seviyordu...  iyi ki gelmiş ama beşiktaş'a.&lt;br /&gt;sevdik bu sessiz sakin sadece işini yapan adamı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;font-size:85%;" &gt;foto : beşiktaş tarihi - yky&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-5381022763238241221?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/5381022763238241221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=5381022763238241221' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5381022763238241221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5381022763238241221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/yava-ama-etkili-alan-walsh.html' title='yavaş ama etkili : alan walsh'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSxkVC_wCSI/AAAAAAAAAHs/fVIrgGfhsWM/s72-c/walsh.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-8017934245132009681</id><published>2008-11-23T11:31:00.010+02:00</published><updated>2008-11-25T22:39:51.042+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>ivsic* - şenol güneş - saffet - maraton- feyyaz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSxiiidNz4I/AAAAAAAAAHk/9V_6wMzChOU/s1600-h/senol+gunes.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 327px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSxiiidNz4I/AAAAAAAAAHk/9V_6wMzChOU/s400/senol+gunes.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5272697609248427906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;* isminde çok fena çuvallayabilirim ama başına gelenleri dakikası dakikasına hatırlıyorum bu bahtsız bedevi topçunun. zoran ivsic olacak tam adı. resmini bulamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yukarıdaki resim ise söz konusu topçunun bedeviliğine şahit olunan şenol güneş'in jübilesine ait. sağ yanda kadir hemen arkasında duranı tanıdınız mı? menajer sinan engin. sol başta bir zamanlar beşiktaş'da forma giymiş yine beşiktaş-g.saray maçında talihsiz bir sakatlık sonrası  eski fırtına günlerini aratan serdar bali.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mevsim: yaz.  sene : 87.  stad : f.bahçe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;henüz maraton'un üstünün kapanmadığı, numaralanmadığı yıllar.  ve o yıllar malumunuz tribünler yarı-yarıya ve bugünkü gibi kavga-küfür-kıyamet yok.  münferit olaylar elbet var. iki beşiktaşlı, bir trabzonlu ve bir ankaragüçlü futbolsever şenol güneş jübilesi için daha çok da futbol sevdaları nedeniyle beşiktaş-trabzonspor maçındalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maçın bir özelliği de ivsic adlı bir "yugo"nun beşiktaş forvet hattında görücüye çıkmasıydı. şimdiki köşe kadılarının burun kıvırarak bunlardan türkiye'de onlarca var diyebileceği benimse ayağına hakimiyeti, toplu ve topsuz oyunu bilmesi gibi vasıflarını da göz önüne alarak faydalı bir forvet olacağını düşündüğüm adamcağızın şanssızlığı daha ilk yarı bitmeden hem de bir hazırlık maçında deyim yerinde ise boktan bir mevzudan çift sarı kartla oyundan atılmasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;adam istekliydi. deplaseler, çapraz koşular yapıyordu lakin bizimkiler pek görmek istemiyordu adamı. gördüklerinde de ya kendileri ya da ivsic zor pozisyonda oluyordu. ilk sarı kartı nasıl gördü hatırlamıyorum ama ikincisi de sakatlık için taç çizgisi kenarında tedavisini bitirir bitirmez izinsiz sahaya girdiği için dışarı atılmıştı. biz de hala devam eden geleneği bozmayıp haklı yahut haksız da olsa kırmızı gören topçuyu bağrımıza basmıştık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maça gelirsek ivsiç'i gören feyyaz pabucun pahalı olduğunu anlamış olacak yahut bu takımın santraforu benim ve ben yeterim dercesine bir an da 2-0 yapmıştı maçı. trabzonspor sanırım ikinci yarıda 2-1 yapmış ve solumuzdaki taraftarlarını umutlandırmıştı ki... sonradan trabzon harici büyükleri gezecek olan saffet sancaklı elinde tekmelikleriyle hem oyuna hem de ceza sahasına girip topla ilk buluşmasında golü yapınca önceki sene yine kadıköyde 75. de aynı saffet gibi oyuna girer girmez ankaragücüne harika bir gol atan paprica'yı hatırlayan a.güçlü abi bombayı patlattı : "lan oğlum paprikamısın nesin sen, o nasıl gol öyle."&lt;br /&gt;evet böyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonradan kral feyyaz bir gol daha atarak şenol'u ve trabzonspor'u üzüyor ama beşiktaşlılara önümüzdeki maçlar için ümit veriyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;foto :&lt;/span&gt; tsgundem.com&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-8017934245132009681?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/8017934245132009681/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=8017934245132009681' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8017934245132009681'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8017934245132009681'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/ivsic-enol-gne-saffet-maraton-feyyaz.html' title='ivsic* - şenol güneş - saffet - maraton- feyyaz'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSxiiidNz4I/AAAAAAAAAHk/9V_6wMzChOU/s72-c/senol+gunes.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-7928958663926271193</id><published>2008-11-20T18:41:00.003+02:00</published><updated>2009-02-02T22:36:06.640+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>bu adamlar ne yapıyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSWT3hzBiNI/AAAAAAAAAGE/vOI6783_Re4/s1600-h/2001_almanya.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 237px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSWT3hzBiNI/AAAAAAAAAGE/vOI6783_Re4/s400/2001_almanya.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5270781521081501906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;yıllar önce bir futbol dergisinden kesip scan etmiştim. alman ligi. takımlardan biri schalke'de öteki nürnberg mi desem frankurt mu yoksa leverkusen mi bilemedim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-7928958663926271193?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/7928958663926271193/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=7928958663926271193' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/7928958663926271193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/7928958663926271193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/bu-adamlar-ne-yapyor.html' title='bu adamlar ne yapıyor'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSWT3hzBiNI/AAAAAAAAAGE/vOI6783_Re4/s72-c/2001_almanya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-7918541856500989648</id><published>2008-11-20T18:08:00.002+02:00</published><updated>2008-11-25T22:55:09.331+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blog futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>blog topçuları ile nostaljik paslaşmalar - 2</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSXGjvI91oI/AAAAAAAAAGM/j8d29XYmMS4/s1600-h/nostagia+futbol.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 259px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSXGjvI91oI/AAAAAAAAAGM/j8d29XYmMS4/s400/nostagia+futbol.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5270837256158828162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://rakamla10.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;rakamla10  :&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seneyi hatırlamıyorum. Bizde Nihat'ın oynadığı yıllar çok da eski değil aslında. Samsunspor-Beşiktaş maçı otobüslerle Samsun'a gidildi. Bolu Dağı'nda öyle bir yağmur yağıyor ki korkuyoruz. Bir şekilde Samsun'a varıyoruz ama yağmur geceden beri öyle böyle yağmıyor. Her yer göl olmuş durumda. Otobüsten iner inmez sırıl sıklam oluyorsun. 11 saat yolculuk sonrasında 19 Mayıs Stadı'na giriliyor. Saha berbat durumda iptal olursa ne yaparız diye konuşuluyor. Maç iptal oluyor ve 15 dakika bekleyip İstanbul'a geri dönüyoruz. Samsunspor'un sahasında oynanamayan bu karşılaşmayı yakın bir tarihte Ankara'ya alıyor federasyon. Ankara'da Samsunspor bizi yeniyor. Maç bitmiş Beşiktaşımız yenilmiş. Otobüslere doğru yürüyoruz. Yan tarafımızdan Samsunspor taraftarını taşıyan çift katlı bir otobüs geçiyor. Beşiktaşlılar ile Samsunsporlular el kol hareketi yapıyorlar. Otobüs duruyor ve içinden 20-25 kadar Samsunsporlu -şirinler grubu- arkadaş ellerinde -Allah ne verdiyse- Beşiktaşlılara saldırıyor. Optik benim bulunduğum yere en fazla 10 metre belinden kemerini çıkarıyor, en önde gidiyor. Hakikaten "Son Holigan" yani. Onu gören kemerini çıkarıyor, yolun karşısındaki Samsunsporlulara koşuyorlar, tam bu sırada bir fren sesi Optik havada -mübalağasız- ayakları yerden kesiliyor. Herkes donup kalıyor. Samsunsporlular otobüslerine geri koşuyor. Beşiktaşlılarda Optik'in başına. Polis sonradan geliyor coplamaya başlıyor. Herkes boş meydandaki otobüslere biniyor. Herkesi topluca karakola götüreceklerini söylüyorlar. Optik öldü diyorlar. Optik Ankara'da hastaneye kaldırılıyor, herkes öldü diyor. Ankara'dan İstanbul'a kadar otobüste çıt çıkmıyor. Tribünün kafa abileri Optik'in yanından arıyorlar; "Birşeyi yok merak etmeyin, mesajı da var Galatasaray maçında tribünde." Hakikaten bu maçtan 2 hafta sonraki Galatasaray maçında İnönü Stadı'nda görmüştük kendisini. Lafta değil gerçekten öyle bir adamdı işte. Hayatım boyunca unutamayacağım bir olaydır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://romanistabukowski.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;romanista bukowski :&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 Kasım 1993'dü tarih. Doğumgünümdü. Babamın kucağında gittiğim bir maçtı Galatasaray - Manchester United maçı. Daha ilkokulda 3'ü uğurlu rakamım seçmiştim. "Baba" demişim. "Bugün ayın 3'ü. Hem uğurlu sayım hem doğumgünüm. Bu maç da 3-3 biterse yinede sevinirim." Neticede maç 3-3 bitmişti. Elemenin de verdiği mutlulukla heralde memleketin en huzurlu çocuğu bendim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;a href="http://romanese.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;sağ açık : &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;Portekiz 96 kadrosuydu yanılmıyosam, Abel Xavier'in formasının diğer oyunculardan farklı renk olması.Daha koyu renkli.Portekiz fanatiği olduğum için aklıma bu geldi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;&lt;a style="color: rgb(204, 0, 0);" href="http://sairlerparki.blogspot.com/2008/11/cautiva.html"&gt;şairler parkı (marmara&amp;amp;ege)  :&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;marmara;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Lise yıllarında Beşiktaş'ın antremanlarına gitmeye başlamıştım.Beraber takıldığım arkadaşlarım ya Fenerli ya Cimbomlu.&lt;br /&gt;Okuldan kaçmaya ikna ettiğim günlerden birinde, o günkü antremanı izlemek için Kadıköy'den Beşiktaş'a geçtik.&lt;br /&gt;Antreman sahasına geldiğimizde gazetedeki habere göre antreman 11'de başlayacaktı, biz ise 10'da oradaydık. Saat 11'e kadar sürekli yeni bir muhabbet açarak arkadaşları oyaladım.&lt;br /&gt;Sahaya ne gelen var ne giden. Belki antreman saatini ileriye almışlardır dedim, yarım saat daha onları oyalamak için türlü çabalar...&lt;br /&gt;Oktay geldi sonra tek başına koşmaya başladı. Birazdan takım gelir dedim. Oktay çalışkan çocuk erken çıkar antremanlara falan diyerek bu sefer de kendimi kandırdım biraz.&lt;br /&gt;Sonra kulüpten adamlar girdi sahaya takım elbiseleriyle. Yanlarında da siyahi bir oyuncu geldi. Kim lan bu dedik.  Siyahi oyuncu top sektirmeye, klasik transfer sonrası verilen hareketleri sergilemeye başladı. Bir kaç kamera ve gazeteci de mevcuttu.&lt;br /&gt;Ama takım hala yoktu. Bunca çile sadece Oktay'ın koşmasını izlemek için mi diye düşünürken bir gol sesi geldi uzaklardan.&lt;br /&gt;Kısa bir afallama ve soruşturmadan sonra öğrendik ki, takım yan sahada antreman yapıyormuş.&lt;br /&gt;Oktay ise sakat olduğu için düz koşu yapıyormuş.&lt;br /&gt;Koştura koştura yanda ki sahaya gittik. Takım çift kale maçı bitirmiş, taraftarlar yavaş yavaş çıkıyordu.10 dakika da olsa takımı görebilmiştim&lt;br /&gt;Çıkışta imza alalım bari dedik. Alpay'a denk gelmiştim curcunada. Alpay abi diye kağıdı uzattığımda  yüzüme bile bakmadan aceleyle imzalayıp asık bir suratla gitmişti.&lt;br /&gt;Arkadaşlarımın yanında mahçup olmuştum Alpay'ın tavrından dolayı, yakıştıramamıştım Beşiktaşlılığa. İmzayı uzun yıllar sakladım, sonra bir gün aklıma geldiğimde  çöpe attım. Keşke nihat'tan imza alsaydım derim hep.&lt;br /&gt;Siyahi oyuncunun adı Muhammetmiş. 2 gün takımla antremana çıktıktan sonra vasat bulunduğu için transfer edilmemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ege ;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;98-99 sezonu ligin son maçları oynanıyor. Şu an hatırlayamıyorum ama sanırım ceza alıyoruz ve İzmir'e veriliyor maç. Maçın tarihi çok güzel, doğum günüm. Maç İzmir'e verilince ve tarih belli olunca annem hediyemi önceden veriyor. Beşiktaş forması…Beyaz uzun kollu, önünde Beko reklamı olan formalarımızdan. Tarifsiz bir mutluluk, ilk formam, anlatması güç. Günler geçmek bilmiyor, kurduğum türlü hayaller. Zihnimde defalarca üstümde formam ile Atatürk Stadı'na gidiyorum, tribünde yerimi alıyorum, yeşil sahada izliyorum Siyah-Beyazlar'ı…Heyecandan kıvranarak geçiyor günlerim. Maçtan 1 gün önce ateşleniyorum, mayıs ayında, ortada hiçbir sebep yokken. Şu yaşıma geldim, hala o kadar ateşlendiğimi hatırlamam. Çok heyecanlanmış dediler, heyecan da ateş yapar dediler. Kendime küstüm öyle olunca, maç sabahına bir şeyim kalmaz diye ağladım. Maç sabahı hala ateşliydim. Maça gidemedim, televizyondan izledim. Ohen atmıştı 2 golümüzü de, kendime küsmüştüm ama sırtımı kendime dönemiyordum. Beşiktaş sanki avuçlarımın arasından kaymıştı, sonrasında ver elini İstanbul,her sene kilometreleri kat etmece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;foto : postcards.tupence.co.uk&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-7918541856500989648?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/7918541856500989648/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=7918541856500989648' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/7918541856500989648'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/7918541856500989648'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/blog-topular-ile-nostaljik-paslamalar-2.html' title='blog topçuları ile nostaljik paslaşmalar - 2'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSXGjvI91oI/AAAAAAAAAGM/j8d29XYmMS4/s72-c/nostagia+futbol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-8361176679230386529</id><published>2008-11-19T09:39:00.019+02:00</published><updated>2008-11-25T22:55:50.098+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blog futbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>blog toçuları ile nostaljik paslaşma - 1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSPCzIXf02I/AAAAAAAAAF8/MkiFFRefi1k/s1600-h/tffhgbursa.org.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5270270172628767586" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 400px; cursor: pointer; height: 297px; text-align: center;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSPCzIXf02I/AAAAAAAAAF8/MkiFFRefi1k/s400/tffhgbursa.org.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;istedim ki hep bireysel takılmayayım yanıbaşımızdakiler de oynasın!. dolayısı ile sağ köşe gönder dibindeki takipçisi olduğumuz blog topçularına diyagonal bir pas attık.&lt;br /&gt;dedik ki ; &lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 102, 0);"&gt;futbola dair hatırınızda kalan en eski anınızı bizimle paylaşır mısınız&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eksik olmasınlar mailimizi görenler pasımıza icap edip meşin yuvarlağı doksan diye tabir edilen köşeye gönderdiler. maillerini geç açanlar için edit müessesemiz hala açıktır diyerek alfabetik sırayla nostaljik duvar paslarına geçiyoruz şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://belestepe.blogspot.com/"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;beleştepe :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük yaşta genelde futbolculardan yola çıkarak bir sevme hali var. Misal Beşiktaş'lıydık MAf'ın, Ferdinand'ın, Fani mAdida'nın ya da Ulvi'lerin,Kadir'lerin, Takoz Recep'lerin hastasıydık hepsini ayrı bir severdik ama Rıdvan'ı da ayrı bir severdim hatta hala sen Fenerliydin oğlum o neydi duvarda Rıdvan fotoğrafı falan diye takılanlar olur. Gazetelerde karikatür şeklinde futbolcuları çizip koyarlardı ya o şekil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir nostalji adamı olarak kısa sürede en hızlı ve çabuk dejenere olan kulübün taraftarı olarak eskiye özlem duymamam mümkün değil. Şimdiki cafcaflı formalardansa küçüklüğümün o pazar yerlerinden alınmış yaz-kış giyilen, plastik armalı o yün formalarını, sokaklarda top oynamaktan kapkara olmuş suratlarla Feyyaz olup klas goller atışımızı, Şifo olup derinlemesine inceden pasları ya da Gökhan olup savunmada kalıpları yıkarak inadına paslı oynamamızı, tüm o güzel günlere, eskiye duyulan özlemin de verdiği duygular mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canlı tanık olduğum maçlardan en eskileri Mrkela adlı topçumuzun soldan soldan yaptığı ataklarla muhtemelen 2-1 yendiğimiz bir maç, Madida'nın ters kanatta denendiği, Ulvi'nin Gs'ye son dakikalarda gol atıp büyük ihtimalle 3-2 aldığımız maç, Ankarada Başbakanlık kupasında Trabzon'a 4-0 yenilmemize rağmen maç sonuna kadar söylenen ne Fener ne Cimbombom ne de trabzon bestesi, maç gününe kadar eskiden gazetelerin haftasonu verdiği kuşe mecmualardan kesilen konfetiler, maç öncesi dağıtılan kasa fişleri, Cenk Koray, Fulya tesisleri ve antrenman izleme ritüeli, uzun uzun çekilen üçlüler, bir kurşun atacağım, kartal oy oy oy öper oy oy oy tarzındaki yaramaz besteler, arabesk dolu özlem dolu eski pankartlar, bilmem ne diyarından sevgilerle diye başlayan bitmek bilmeyen uzunluktaki bezden pankartlar, kapalıdaki sütunlar, o inönüye ve kapalıya ilk girişte yeşil zemini görür görmez insanın içine işleyen heyecan ne yazıkki artık yerini hayal kırıklığına, takımına soğumaya bıraktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deplasmanlarda unutulmayanlar Denizli maçında son dakikada olağanüstü falsolu serbest vuruşuyla maçı getiren Sergen'in Denizli'deki golü, 4-3lük kadıköy maçları yakın tarihten de olsa unutulmaz. Yine Ankara'da Miço'nun bağırmayanlara kızıp ayakkabısını çıkarıp sahaya atması, polislerin tekrar vermeleri, onun tekrar sahaya atması ve akabinde gülmekten karınların ağrıması, kapalıda bir gol sonrası The Doors konserini andıran görüntülerle eller üstünde gezinen bedenler, yine herhangi bir gol sonrası hayatın boyu görmediğin ve büyük ihtimalle bir daha görmeyeceğin bir adamla sarmaş dolaş olma, 6-7 sıra aşağı yuvarlanma, özellikle Beşiktaşlı olarak çokça yaşayıp genlerimizde taşıdığımız hüzün dolu maçların ardından yürünen Dolmabahçe yolu ve onlarca ayrıntı da cabası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat boyu sizinle her yere taşınacak yüzlerce anı, görüntü, futbolcu, taraftar, maç, üzüntü, sevinç tekmili birden çocuklarımıza miras kalacak güzel anılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://devrimderki.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;&lt;strong&gt;Borges &lt;/strong&gt; :&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Zoran Simovic'e duyulan hayranlik. Ilginc olmasinin nedeni bes-alti yaslarindaydim sanirim. Futboldan da cok anlamaz iken onu takip ettik, bu sekilde baslayan Galatasarayliligin geldigi su durumda cikis noktasini tuhaf bulmusumdur. Cok sonralari Monaco zaferleri geldi ve fakat benim ona olan hayranligimin altinda sportif bir basarisi yatmiyordu, henüz o denli analizleri yapabilecek durumda degildim zaten. Baslangic noktasinda önemli olan diger detay Galatasaray kazandigi icin degil Simovic sevindigi icin ben de seviniyordum.. Bu bana ilginc gelir iken bir baska ilginc olan sudur ki benden baska kimseye de garip gelmemesidir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://golatankaleye.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;gol atan kaleye :&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;15-16 yıl öncesi doğru hatırlıyorsam eğer.Hangi maç olduğu ne yazık ki aklımda değil. Ama bilet almak için çok uğraşmış, çok koşturmuştuk. Sonunda bileti alıp maça gitmek için koyulmuştuk.. Beşiktaş iyi bir maç çıkarmıyordu ve son dakikalara girerken de yenik durumdaydı. Maçtan hayır gelmeyeceğini düşünüp son dakikaları izlemeden evin yolunu koyulmuştum. Stadyum çıkalı 2 dakika olmuştu ki bir gürültü geldi anladım ki bizimkiler beraberliği yakalamıştı. Aradan bir 2-3 dakika daha geçmemişti ki bir gürültü daha ve bilmem seksen kaçıncı dakikaya kadar beklediğim maçta goller ancak ben stadyumundan çıktıktan sonraki 6-7 dakika içerisinde gelmişti. Ben de hem o kadar para verip hem de seyremediğim goller yüzünden neredeyse ağlayacaktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://kartalbafiler.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;kartal bafiler :&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sene 1990 lı yılların ortaları, klasik bir lig maçı ,adını hatırlayamadığım bir Anadolu takımıyla İnönü'de oynuyoruz.Takımın durumu o aralar pek iç açıcı değil o maçın sonucun da da zannedersem ya yenildik ya da berabere kaldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç bitiminde benden bir yaş büyük ağabeyimle kapalı tribündeki yüzlerce taraftar gibi oyuncuların ve teknik kadronun usul usul sahanın ortasından geçerek soyunma odalarına doğru gidişlerini donuk gözlerle seyrediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında toplu olmamakla beraber özellikle bizim bulunduğumuz kapalı alt tribünde futbolculara ve teknik kadroya bireysel serzenişler bağırışlar duyulmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taraftar üzgün,yıkılmış ve sinirli halde birbirlerine dert yanarken maç bitmiş dakikalar da ilerliyordu ,taraftarlar, hatta hanımlar ve çocuklarda kapalı alttaki iki çıkış kapısına yönelmişlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada (eskiden her maç dibimizdeydiler) tribündeki emniyet mensupları birden koyun güden çoban misali kadın çoluk çocuk demeden tribündeki taraftarı kapılarda sıkışmış durumda olan taraftarın üzerine doğru hala anlam veremediğim bir şekilde sürmeye başladılar.İnsanlar kapı ağızlarında sıkışmaya ve dalga dalga kapılardan düşe kalka dışarı çıkmaya başladılar ,ezilenler bağıranlar polise hakaret edenler sonrasında iş iyice isyana döndü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o anda öncesinde sonrasında bugüne kadar rastlamadığım bir şey oldu,Zaten canı burnunda olan taraftartarlardan dışarı çıkanlar boşalan ve polislerin çıktığı kapılara tekrar hücum ettiler ve bizde tam o esnada kap ağzındaydık kafamı çevirmemle kapılara hücum eden tarftarı gören polislerin tribün koltuklarına kadar geri kaçtığını gördüm,arada taraftar yakaladığı polislere tekme tokat daldı,akabinde içeri kaçan emniyet güçleri jopları çekip tekrar giren taraftarı dışarıya kadar püskürttü ama o sırada da ilk atakta içeriye giren ve dışarıda kalan taraftar çıkan emniyet mensuplarına bu sefer taş ve sopalarla saldırınca memurlar tekrar içeriye kaçtı,taraftar ve biz dışarıda beklerken bu sefer üç yıldızlar dört yıldızlar belirdi etrafta ve memurları ilginçtir tekrar saldırtmak yerine sükunet altına aldılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz şiddeti yüksek bir anı olsa da geçmişe dönük polis şiddeti ve akabinde yaşananlardan dolayı benim için ilginç bir anıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://kramponluayakkabi.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;kramponlu ayakkabı  :&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım gittiğim ilk maçım diyebilirim.. Hatta maç öncesi.. Sanırım 97 senesi Galatasaray'ın sahası kapalı olduğu Çanakkale Dardanelle izmirde oynuyor.. Babamla 1 gün önceden Hilton Oteline gittik, Sadece hagiyi yakından görebilmek için.. Ama izin vermemişlerdi misafiri olduğu için.. Çoğu futbolcu da lobide oturuyordu.. Orda ben hafif ağlamaklıyım.. Ergün geldi yanımıza ilgilendi onla bir foto çektirdik.. Ama o zamanlar digital kameraların d'si olmadığı için, tab ettirilen fotoda kayboldu gitti.. Maçı da 1-0 kazanmıştık.. 2. dakika da Hagi atmıştı... :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);" href="http://rakamla10.blogspot.com/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;foto : &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;tffhgdbursa.org&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-8361176679230386529?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/8361176679230386529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=8361176679230386529' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8361176679230386529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8361176679230386529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/blog-toular-ile-nostaljik-paslama.html' title='blog toçuları ile nostaljik paslaşma - 1'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSPCzIXf02I/AAAAAAAAAF8/MkiFFRefi1k/s72-c/tffhgbursa.org.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1159129618882400556</id><published>2008-11-18T12:57:00.015+02:00</published><updated>2008-11-25T22:52:19.294+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>yusuf altıntaş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSxldOD8gLI/AAAAAAAAAH0/MtMBIRHZIMA/s1600-h/yusufaltintas_gs1905.org.png"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 197px; height: 319px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSxldOD8gLI/AAAAAAAAAH0/MtMBIRHZIMA/s400/yusufaltintas_gs1905.org.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5272700816409264306" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;hafızam beni yanıltmıyorsa "milyonluk eşekler" tezahüratının f.bahçelilerden evvel g.saray tribünlerince icra edildiği sene transfer olmuştu g.saray'a.  100 milyon diye hatırlıyorum transfer ücretini ve izmit köseköylü olduğundan köylü yusuf lakabını akabinde. sonradan güçlü fiziği sayesinde rambo'luğa terfi etmişti ama. derwall'in ik yılında gelmişti ve yine yanılmıyorsam 0-3 lük bir e.şehir hezimetinden sonra milyonluk eşekler olmuştu gazete başlıkları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim hafızamda yer eden üç köşe taşı vardır futbol hayatında. eminim o da hiç unutmaz hatta birini tanju'da unutmaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;87-88 sezonunda adanademirspor maçında müsait pozisyonda topu boş kaleye dürtmeyip tanju çolak'a "gel ulan bu da benden olsun" dercesine golü attırarak tanju'nun metin oktay'ın rekorunu kırmasında ve 39 golle avrupa gol kralı olmasında tuzu olmuştur bir anlamda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayrıca beşiktas'ın averajla sampiyon oldugu 85-86 sezonun inönü'deki final maçında soldan gelen ortaya ceza sahasının dışından gelişine öyle bir vole vurdu ki bizim zafer çatala asılı kaldı ama top altı pasa düştü. top direkten döndü sandık tv den izlerken ve dahi spiker.  lakin bu yusuf çılgınlar gibi sevindiğinde anladık ki golü yemişiz. neyse ki ziya doğan sonradan durumu telafi etmişti.! ama allah icin güzel goldü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine samiyen'de müthiş ıskası vardı başka bir besiktaş maçında (90-91 sezonuydu yanılmıyorsam). o hafta arası milli maç vardı. sakatım diye milli takımdan affını istemisti. lakin hafta sonu iyileşmiş maça çıkmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gs 2-0 önde iken yaptıgı ıskayı yakalayan ali gültiken ertesi günkü gazetelere  "allahın sopası yok" manşetlerine konu olan golleri atmıştı peş peşe..&lt;br /&gt;son olarak ta "kibar" nokta koymuştu olaya: 2-3.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hakeza rıdvan'la ikili mücadeleleri, penaltı sebebiyetleri hala hafızalarda olan renkli bir futbolcuydu son tahlilde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1159129618882400556?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/1159129618882400556/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=1159129618882400556' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1159129618882400556'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1159129618882400556'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/yusuf-altnta.html' title='yusuf altıntaş'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SSxldOD8gLI/AAAAAAAAAH0/MtMBIRHZIMA/s72-c/yusufaltintas_gs1905.org.png' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-8710107562520406</id><published>2008-11-16T11:48:00.004+02:00</published><updated>2008-11-19T10:31:48.849+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>çok sevdik</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SR_tASaGMII/AAAAAAAAAFs/mrMUkEZYhYg/s1600-h/cok+sevdik.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269190678243848322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 268px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SR_tASaGMII/AAAAAAAAAFs/mrMUkEZYhYg/s400/cok+sevdik.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="TEXT-DECORATION: underline"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;biz de.&lt;br /&gt;hem de çok.&lt;br /&gt;2008, tuzla&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-8710107562520406?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/8710107562520406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=8710107562520406' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8710107562520406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8710107562520406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/ok-sevdik.html' title='çok sevdik'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SR_tASaGMII/AAAAAAAAAFs/mrMUkEZYhYg/s72-c/cok+sevdik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2883328014175943779</id><published>2008-11-16T11:43:00.003+02:00</published><updated>2008-11-16T11:45:02.543+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>1985 a.bilbao - beşiktaş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SR_rZ8JdSFI/AAAAAAAAAFc/BXz_DTNzFXs/s1600-h/Bilbao.elmundo.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 314px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SR_rZ8JdSFI/AAAAAAAAAFc/BXz_DTNzFXs/s320/Bilbao.elmundo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269188919921821778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sene 85, mevsim sonbahar.&lt;br /&gt;akşama maç var. athletic bilbao- beşiktaş.&lt;br /&gt;dönem trt’nin tekel oldugu dönemler. bilmiyorum o dönem sıkça yaptıgı gibi maç deplasmanda dahi olsa trt “kıllık” yapıp tv den yayınlamadı mı yoksa elektrikler mi kesikti orasını net hatırlamıyorum. hatırladığım gecenin geç vakti olduğu. o dönemler 22 -23 civarında oynuyordu ispanyollar maçlarını. rahmetli babamla evde başka bir trt vasıtası aracılığı ile yani radyodan dinliyoruz maçı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sihirli kutunun öteki ucunda boğuk sesi ile bizi heyecanlandıran spikeri de hatırlamıyorum haliyle… orhan ayhan değil ama. o'nu nerde olsa tanırım. sesini olmasa doğaçlamalarını.&lt;br /&gt;neyse. bir an odadan çıkıyorum döndüğümde babamın sol elinde kulağına yapıştırdıgı radyomuz ile sağ yumruğunu havaya kaldırmış goool diye höykürmesini hiç unutamam.. tabi durur muyum hemen ben de böğürmeye başladım avazım çıktığı kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lakin işte o zamanlar fakirdik biz ne bir magnumuz, ne barettamız, ne de switwessonumuz olmadığı gibi çiftemiz bile yoktu gol sevinci yapacağımız, balkonda oturan komşumuzu falan yaralayacağımız. (ki hala da yok) yoksulluk işte!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse mevzuyu dağıtmayalım… kendime geldim hemen kim attı kim attı dedim ercan taner timsali… gökhan dedi babam.. gökhan keskin.&lt;br /&gt;o dönemler yeni yeni yer buluyor kadroda.. henüz palazlandığı ve branko stankovic' in orta saha dişlilerinden biri oldugu dönemler. sonradan görüyoruz tabi biz golü.. neredeyse ortasahadan yaradana sığınıp vurmus. ama cok sert değil bu şut. lakin sakar zubi’ de (andoni zubizaretta) aynı düsünce ve rahatlıkta uzatıyor elerini ama elinden kaçırıyor topu. gol evet gol. karakartalımız san mames’de 1-0 öne geciyor. bunu da spiker söylüyor böğüre böğüre.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama olan ondan sonra oluyor. bilbaolular kızgın boğalar gibi geliyorlar üzerimize. gole çok bozuldukları belli.. öyle diyor yine spiker, o’nun yalancısıyım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalecimiz zafer ceza sahasına inen topları yumruklamaktan bitap düsüyor zaten kısa düşüyormuş yumrukladığı toplar geri geliyormuş iadeli taahhütlü misali.&lt;br /&gt;netekim bu baskıya daha fazla dayanamayan karakartalımız önce beraberliği sonra farkı veriyor ispanyollara. 1-4. yine bize hüsran bize yine hasret vardı o gece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;unutmadan o gün gol sevinci yapacak silahımız yoktu ama biz golleri leblebi gibi yemeye başlayınca nara atan f.bahceli ve cimbomlu komşularımız da yoktu!&lt;br /&gt;insan şimdi elin "gavurundan" fark yediğine mi üzülsün yoksa yanıbaşındaki rakip takım taraftarı manyak komşusunun gol sevinçlerine mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2883328014175943779?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/2883328014175943779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=2883328014175943779' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2883328014175943779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2883328014175943779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/1985-abilbao-beikta.html' title='1985 a.bilbao - beşiktaş'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SR_rZ8JdSFI/AAAAAAAAAFc/BXz_DTNzFXs/s72-c/Bilbao.elmundo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-6062939886940516812</id><published>2008-11-12T16:00:00.010+02:00</published><updated>2008-11-12T16:25:14.843+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>sarıyer -samsun 1982-83</title><content type='html'>güneşli bir cumartesi ama mevsimi hatırlamıyorum. kış da olabilir baharların ilki veya sonu da. birader , ben ve  babam taksimdeyiz. küçüğüz ama laflarımız büyük ve laf dönüp dolaşıp o günkü sarıyer-samsunspor maçına geliyor. ısrar ediyoruz;&lt;br /&gt;- baba n’olur gidelim.&lt;br /&gt;karar veriliyor ve iniyoruz gümüşsuyundan dolmabahçe’ye aşağı doğru.  lakin biz beleştepe civarına geldiğimizde maç başlamış hatta gol bile olmuştu o sırada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kapalı yakınındaki hareketsiz duran kırmızı yoğunluktaki samsunspor taraftarlarından anlıyoruz ki , golü sarıyer atıyor. babam "girmeyelim isterseniz"  diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz bastırıyoruz iki birader. ikiye bir demokrasi çokluğu ile daha çok da baba duygusallığıyla giriyoruz içeri. kapalı yanındaki yeni açıktayız.  sarıyerliler numaralı yanındaki yeni açıktalar ve&lt;br /&gt;bizim tribüne dönüp &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"samsun samsun al al al”&lt;/span&gt;   yapıyorlar 1-0'ın verdiği moral motivasyonla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok geçmeden beraberliği yakalıyoruz.  golü kim attı hatırlamıyorum.&lt;br /&gt;ilk yarı biterken  de 2-1 öne geçiyoruz. bu kez golü de atanı da net hatırlıyorum.&lt;br /&gt;kapalının önünden gelen uzun ortaya sarıyerli defans oyuncusu ile yükselen tanju çolak’ın kafasının üstü ile tiplediği top kalecinin üzerinden ikinci samsun golü olarak skorborda yansıyordu.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRrjZ7DbZEI/AAAAAAAAAFU/d764oLd1asw/s1600-h/colak.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRrjZ7DbZEI/AAAAAAAAAFU/d764oLd1asw/s320/colak.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267772748651521090" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ve bizim tribün sazı eline alıyordu bu sefer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;“sarııı sarııı al al al.&lt;/span&gt;”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilk yarı bu skorla biterken 15 dakika keyifli idi kırmızılı  tribünler. ta ki ikinci yarının ortalarına doğru çelebiç bu keyfe limon sıkana kadar.  2-2.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maçın böyle biteceği sanılırken şimdi ismini hatırlamadığım sevgili samsunsporlu futbolcu ağabeyim orta çizgide topu ayağında geveleyince dönen top sarıyer’in filippo inzaghi’si yugo smail(ismail denirdi ama yazılışı buna benzer bişeydi) tarafından üçüncü sarıyer golü olarak filelerimizle kucaklaştırıldı.  son saniylerde gelen bu kucaklaşma hiç hoşumuza gitmedi elbet. babamı suçladık niye getirdin bizi keşke girmeseydik dinlemesyedin bizi falan teraneleri ile.  bir dahaki sefere de biz kazanırız, daha önümüzde çok  maç var türü sözleri duymak bile istemiyorduk. tabi bir de o malum tezahüratı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kötü bir gündü netekim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha bu arada beraberlik golünü atanı hatırladım şimdi. tabi ya dobi hasan’dı.&lt;br /&gt;hey gidi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRrjCYuCkkI/AAAAAAAAAFM/OzdN_m6Pw1s/s1600-h/dobihasan.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 291px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRrjCYuCkkI/AAAAAAAAAFM/OzdN_m6Pw1s/s400/dobihasan.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267772344298017346" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;foto&lt;/span&gt;: &lt;span style="font-style: italic; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;samsunspor.biz&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-6062939886940516812?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/6062939886940516812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=6062939886940516812' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6062939886940516812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6062939886940516812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/saryer-samsun-1982-83.html' title='sarıyer -samsun 1982-83'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRrjZ7DbZEI/AAAAAAAAAFU/d764oLd1asw/s72-c/colak.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1446312481630095806</id><published>2008-11-12T10:50:00.005+02:00</published><updated>2008-11-12T11:13:32.916+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>kimler geldi kimler geçti : feyyaz - miço - ibo</title><content type='html'>beşiktaş forumları ve dahi asena özkan deli ibrahim’in futbolculuğunu sorgularken aklıma geldi birden bu isimler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRqTqPbyszI/AAAAAAAAAE8/fUD_CmzaeE0/s1600-h/mujdat_yetkiner.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 221px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRqTqPbyszI/AAAAAAAAAE8/fUD_CmzaeE0/s400/mujdat_yetkiner.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267685068070105906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güneşli ama soğuk bir kış günüydü.  sanırım türkiye kupası yarı final maçıydı hani aziz yılmaz’ın şu meşhur kahverengimsi paltosu ile sahaya girdiği ve  1-1 beraberlikle beşiktaş’ın turu geçtiği maç. feyyaz savunmanın arkasına sarkmış  kaleci ile burun buruna iken arkalardan canhıraş gelen müjdat yine cansiperane biçimde feyyaz’ın önüne atlayarak muhtemel bir golü önlemişti. ilginç olan ise bu golden sonraki yumruk şova benzer hareketleri idi. o dönemde biri gidip öteki gelen libero ve stopeler miydi yoksa başka bir şey miydi o’nu bu hale sokan bilemiyoruz. ama şimdi hatırladığım wichnewski ,  tanjga, soczynski ,  jakolsewich , wagenhaus ve daha birkaç topçu. hepsi gitti müjdat kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRqTJKJtmmI/AAAAAAAAAEs/5WU-VQk6Yw0/s1600-h/feyyaz_bjk.com.tr.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 313px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRqTJKJtmmI/AAAAAAAAAEs/5WU-VQk6Yw0/s400/feyyaz_bjk.com.tr.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267684499716414050" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;tıpkı kibar feyyaz gibi ,  her sene esas  golcü alınır ama ya kibar’ın yardımcısı olur yahut ertesi sene eve dönmek zorunda kalırdı. camiada kalıcı olmak buna denirdi sanırım. kimler yok ki o'nun eskittikleri arasında da...  paprica, mc donald, ivsic (ki ayrı yazı yazacağımdır hakkında…) nartallo ve madida. gerçi son ikisi suni bir çek krizi yüzünden feyyaz'ı eskittiler lakin o hep esas oyuncu ve golcü idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRqTYZ2xS8I/AAAAAAAAAE0/EpusiyieCsQ/s1600-h/brahim_zlmez_1_resimadasi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 352px; height: 360px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRqTYZ2xS8I/AAAAAAAAAE0/EpusiyieCsQ/s400/brahim_zlmez_1_resimadasi.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267684761629969346" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;deli ibrahim bu grubun en dertlisidir sanırım. şöyle bir bakıyorum da geriye. olumlu olsun olumsuz olsun kimler gelmiş kimler gitmiş ibo hala kapı gibi duruyor sol kanat savunucu olarak. tribünlerin hah şimdi oldu deli’den kurtulduk dediği ama kalmak istemeyen marcus münch, ön libero-stoper ama asıl mevkii sol bek olan ahmet yıldırım, altaylı bayram bektaş, forvetten devşirme sol kanat serdar topraktepe , hakeza  çağdaş atan, ispanyol juan fran,  adem büyük, seriç ve hatta tello. üzülmez kapı gibi orada. yazılan futbolcuların bazıları mevki itibariyle eleştiri konusu yapılabilir pek tabi ama gerçek olan hepsi ibo’nun kanadından geçti ve geçmekte bir fiil. sonuç;  ibo yıkılmadı ve hala ayakta…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fotoğraflar : &lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;fenerbahce.de , bjk.com.tr , resimadasi.com&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1446312481630095806?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/1446312481630095806/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=1446312481630095806' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1446312481630095806'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1446312481630095806'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/kimler-geldi-kimler-geti-feyyaz-mio-ibo.html' title='kimler geldi kimler geçti : feyyaz - miço - ibo'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRqTqPbyszI/AAAAAAAAAE8/fUD_CmzaeE0/s72-c/mujdat_yetkiner.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-8770902213232669792</id><published>2008-11-09T18:45:00.007+02:00</published><updated>2008-11-12T11:13:00.197+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>bundesliga , farfan, ribery vs.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRcZNvmhc3I/AAAAAAAAAEU/GEOY-PDTL1U/s1600-h/farfan.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 295px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRcZNvmhc3I/AAAAAAAAAEU/GEOY-PDTL1U/s400/farfan.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266706013140120434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;font-size:85%;" &gt;schalke-bayern maçı devam ederken ;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;psv'nin milan'ı lyonu adeta tefe koyduğu hiddink'li yıllarda pek ısınamıştım bu farfan'a. şimdi bakıyorum shalke'de bayağı yol katetmiş derken ceza sahasında da bir pozisyon icat etti yoktan. ilk an da tribünler gibi ben de penaltı dedim. ama yine de bayern lobisi iş başında demek için tekrar çekimi bekledim. farfan topçu olabilirsin ama adam olamazsın dedim çekimden sonra!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ribery, rüzgar gibi esiyor. hoş esintisini türkiye'de de hissetmiştik zamanında. lakin sırf türkiye'de bir yıl oynadı diye mi bu ribery özentisi, ilgisi.  sanki milli takımda oynamaya aday gurbetçi futbolcu gibi güzellemeler, top ona geldiğinde ertem şener'in ronaldinho hayranlığını kıskandıracak heyecanlanmalar, coşmalar falan. abartıyoruz sanki biraz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bundesliga'yı uzun bir aradan sonra seyrediyorum. diğer şehirlerden sonuçları veriyor spiker. e.frankurt diyor. o an yeboah'lı, andreas moller'li, m.binz'li 90'lı yıllar kadrosu geliyor aklıma. son haftaya  stuttgart' ve b.dortmund ile birlikte aynı puanda kafa kafaya girip kazansa şampiyon olacağı son maçı kaybederek daum'un stuttgartına hediye ettiği yıl yani. bir daha öyle bir kadro gelmedi bir araya.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-8770902213232669792?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/8770902213232669792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=8770902213232669792' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8770902213232669792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8770902213232669792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/bundesliga-farfan-ribery-vs.html' title='bundesliga , farfan, ribery vs.'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRcZNvmhc3I/AAAAAAAAAEU/GEOY-PDTL1U/s72-c/farfan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1472177243348031433</id><published>2008-11-09T12:57:00.006+02:00</published><updated>2008-11-09T14:09:53.782+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>metin</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRbEx9J9m-I/AAAAAAAAAEM/jCKokP6JySA/s1600-h/metin+tumspor.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRbEx9J9m-I/AAAAAAAAAEM/jCKokP6JySA/s400/metin+tumspor.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266613176765357026" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;metin-ali-feyyaz'ın halay başısı. en eskisi. en hızlısı. sarı fırtınası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;coşkun özarı'nın milli takımı çalıştırdığı bir dönemde ilk açıklanan aday kadroda olmayan (hatta hiç bir besiktasliıfutbolcu yoktu kadroda) ama hemen akabinde oynanan ve besiktaş'ın 4-0 kazandığı malatyaspor karşılasmasında mükemmel oyununu 2 golle süsleyerek kadronun yeniden şekillenmesine neden olmus futbolcudur aynı zamanda.&lt;br /&gt;tabi bu duruma metin'in güzel futbolunun yanısıra  "bu iş kartalsız olmaz özarı" diye tempo tutan yaratıcı besiktaş taraftarı da sebep olmuştur bir nebze.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en önemli özelligi sürati idi.  malumunuz sarı fırtına adı buradan gelmektedir. nitekim bir altay maçında yeni açıgın numaralı yanındaki bölümünden izledigim ferrari misali abartısız 4-5 kişiyi ekarte eden çapraz kosusu hala gözümün önündedir.. izlemesi keyif veren futbolculardandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öte yandan 15 ekim 1989 besiktaş adanademirspor maçında havada bir müddet asılı kalarak attığı kafa golü omam bıyık'a referns olmuş ve  benzerini biraz daha fazla yükselerek italya 90 dünya kupasının açılış maçında arjantin'e atan omam bıyık daha sonra bu golü metin tekin'den esinlenerek attığını söylemiştir televole kameralarına!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;keza 1989-90 sezonunun final derbisinde topla en yüksek noktada bulusup f.bahçeye attığı golle besiktaşı 2-1 öne geçirdigi gibi schumacher'in ikinci yariya çikmamasına ve de soyunma odasında müjdat yetkiner ile kavga etmesine vesile olmustur sarı fırtına.  ne var ki ikinci yarida kaleye geçen nurettin yıldız' a da bir kafa golü atınca bu sefer yaratıcı besiktaş taraftarı bir kez daha sahne alıp müjdat kaleye diye tempo tutmustur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sarı fırtınanın türk futbol gündemine yön verdiği maçlar bununla da sınırlı kalmıyor!&lt;br /&gt;zaman zaman tartışmalara konu olan kalecinin elinden çaldigi topun gol olarak değer kazandığı bir maç vardır..  86 nisanında 5-1 kazanilan orduspor maçıdır bu karşılaşma. maçı  inönü'nün yeni açık tribünlerinden izleyen ben deniz pozisyona bayağı bir uzak kalsam da (zira gol deniz tarafındaki kaleye atılmıştır) metin'in kaleci hüsnü'nün tek elinde tuttugu topa  kafa ile "süsmesi" sonucu top, kovaçeviç henüz mirsad güneş olmamışken önüne düşmüş ve kariyerinin en kolay gollerinden birini atmasına sebep olmustur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaten o yıl beşiktaş yine bir dünya kupası senesinde şampiyon  olmuştur.  bir sornaki şampiyonluk için 90 italya kupasını bekleyecektir. adeta metin-ali-feyyaz üçlüsünü doğuşunu beklercesine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;foto : tumspor.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1472177243348031433?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/1472177243348031433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=1472177243348031433' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1472177243348031433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1472177243348031433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/metin.html' title='metin'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRbEx9J9m-I/AAAAAAAAAEM/jCKokP6JySA/s72-c/metin+tumspor.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-5619380547587804365</id><published>2008-11-09T12:33:00.005+02:00</published><updated>2008-11-09T12:51:20.646+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>ali</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRbActLWT_I/AAAAAAAAAEE/ueEJV4rQdd8/s1600-h/ali.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 230px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRbActLWT_I/AAAAAAAAAEE/ueEJV4rQdd8/s400/ali.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266608413652439026" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;branko stankoviç'in sağ beki (84-86),  miloş militanovic'in orta sahası (86-87) ve  nihayet gordon milne'nin forveti (87-92) kısaca metin-ali-feyyaz'ın ali'si.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;86 da trabzondaki şampiyonluk turunda gözyaşlarına hakim olamayan milli futbolcudur aynı zamanda. elbetteki bu gözyaşları şampiyonluk turu atan beşiktaş'ı alkışlayan ts seyircisinin jestinden dolayı değil çok genç yaşta kendisine nasip olan şampiyonluk içindi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maalesef ki 92 yılında yine bir şampiyonluk maçında (bjk: 4 gs: 3)  geçirdiği ağır sakatlık yüzünden sahalara yine genç yaşta pek çok futbolcunun ikinci baharını yaşadığı yaşlarda veda etmek zorunda kalmıştı. sakatlık sonrası eski formunu bulamamış ve kısa bir kayserispor macerasından sonra futbolu bırakmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en verimli sezonu olan 87-88 sezonunda ligde tam 30 gole imza atmış ve takip edebildiğim 28 senelik zaman diliminde (1980-2008) bu sayıyı geçen baska bir besiktasli futbolcu olmamıştır. (sadece lig maçları için) hatta sanırsam öncesinde de yoktur. ama emin olmak için yine de tarihin tozlu sayfalarına bir bakmak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha unutmadan türk futbol literatürüne hücum pres anlayışını getirerek bir anlamda bu sistemin yılmaz savunucusu ve uygulayıcı olan hakan şükür'ün de öncüsü olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayrıca radyoda necati karakaya'nın dömi vole tabirini sık kullanmasına sebep olan beyefendi futbolculardandı. sakaryaspor'a bu tür bir golünü hatırlıyorum 6-0 lık bir maçta. enteresan golleri olduğu gibi saç baş yolduran gol kaçırmaları da mevcuttu. lakin çok severdik kendisini. tıpkı metin gibi, feyyaz gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;foto : ayrintilihaber.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-5619380547587804365?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/5619380547587804365/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=5619380547587804365' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5619380547587804365'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/5619380547587804365'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/ali.html' title='ali'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRbActLWT_I/AAAAAAAAAEE/ueEJV4rQdd8/s72-c/ali.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-953286786191698407</id><published>2008-11-09T10:41:00.007+02:00</published><updated>2008-11-09T12:31:15.883+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>feyyaz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRa6R7QaPoI/AAAAAAAAAD0/L9TQ2l4rUd0/s1600-h/feyyaz.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 377px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRa6R7QaPoI/AAAAAAAAAD0/L9TQ2l4rUd0/s400/feyyaz.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266601631383436930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;belli bir yaştan önce doğanlar için MAF (metin-ali-feyyaz) üçlüsünün feyyaz'ı.  bir kısım futbol sevdalısı için kibar feyyaz yahut bay gol benim içinse yerli vanbasten'di o.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her futbolseverin yerli yabancı bir idolü, bir sembolü deyim yerinde ise "aşkı"  vardır futbol oynamaya elverişli yeşil sahalarda. bu ismin karşılığı feyyaz'dır nazarımda.  belki de bu yüzden  neredeyse dakikaları ile birlikte yer etmiştir hafızamda attığı birbirinden güzel goller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl unutabilirim ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;misal bu goller sayesinde schumacher'in biraz daha fazla deli olmasında rolü büyüktü! 88-89 türkiye kupası finalinde o'nu bir sağa sola yatırışını hiç unutamam. tıpkı  askerken dinamo zagreb'e attığı gol sonrası üç numaraya vurulmuş koca kafasını sağa sola sallayarak yapmış olduğu absürd gol sevincini, 91-92 sezonunda trabzon'da 30 metreden sol ayağı ile attığı golü ve gol sonrası şifo mehmet'in onu sırtında ortaya sahaya kadar taşımasını, ali samiyen'de 3-0 lık avusturya zaferinde şimdi yıkılmakta olan tribünlerin olduğu (başka bir anlamda sarı diyen eski açık tarafındaki) kaleye dönerek attığı muhteşem golü, 88-89 da 4-1 lik gs galibiyetinde 3 gol atarak tanju'ya atfen "kral öldü yaşasın yeni kral" dedirten maçını unutamadığım gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;spektaküler bir futbolcuydu netekim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;foto : newskiller-siyahvebeyaz.blogspot.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-953286786191698407?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/953286786191698407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=953286786191698407' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/953286786191698407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/953286786191698407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/yerli-vanbasten.html' title='feyyaz'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRa6R7QaPoI/AAAAAAAAAD0/L9TQ2l4rUd0/s72-c/feyyaz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-6848111808847956514</id><published>2008-11-07T17:38:00.009+02:00</published><updated>2008-11-09T00:20:05.085+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>geçmiş zaman olur ki :  beşiktaş dinamo kiev 1987</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRU8YfwURFI/AAAAAAAAACs/oqAL2OrZSZ0/s1600-h/1987+bjk+dkiev.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 291px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRU8YfwURFI/AAAAAAAAACs/oqAL2OrZSZ0/s400/1987+bjk+dkiev.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266181730818344018" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ahali ; el,  ayak, abaküs hesabı yaparken  "istanbul’a en şiddetli kar yağışı en son ne zaman oldu" geyiğine şıppadanak cevap vermemi sağlayan talihsiz bir maçtır söz konusu olan. talihsiz ki ne talihsiz. trt spikeri tam beş kez maalesefle başlayan gol cümlesi kurmak zorunda kalmıştı maalesef.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilmem kaç yılın en şiddetli kar yağışı olduğu için, istanbul yerine günlük güneşlik bir havada izmirde oynanmıştı maç 04.03.1987'de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istanbul,  izmir çok da fark etmiyordu aslında. adamlar daha gelmeden yenmişlerdi sanki bizi. gürbüz basınımızın da etkisi ile işte 2000 yılının takımı, uzay takımı, mars takımı, makine gibi takım vs. söylemlerde maçı oynanmadan kaybetmis gibiydik.&lt;br /&gt;ilerleyen yıllarda bir de nou camp’taki 0-5 lik barca maçında böyle yenilgiyi peşinen kabul etmiş biçimde oynadığımızı hatırlarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdinin ukrayna milli direktörü oleg blokhin in ve yevtushenko’nun ikişer dönemin flaş ismi belanov un bir golü ile maçı 5-0 kaybettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rövansta onlarında bizim gibi insan olduğunu anlayan futbolcularımızın daha güvenli mücadelesi ve de 5-0 rahatlığındaki rakibin fazla sıkmamasına sebep ilk maca oranla daha derli toplu oynamamıza rağmen orada da 2-0 kaybetmiştik maalesef.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;font-size:85%;" &gt;foto : nevaria.com&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-6848111808847956514?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/6848111808847956514/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=6848111808847956514' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6848111808847956514'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/6848111808847956514'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/04031987-beikta-dinamo-kiev.html' title='geçmiş zaman olur ki :  beşiktaş dinamo kiev 1987'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRU8YfwURFI/AAAAAAAAACs/oqAL2OrZSZ0/s72-c/1987+bjk+dkiev.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2375612938033530504</id><published>2008-11-05T12:17:00.006+02:00</published><updated>2009-02-02T22:36:06.641+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>futbol aşkı güzeldir</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRFz_B-mveI/AAAAAAAAACQ/zROeZLrIWOs/s1600-h/fubol+a%C5%9Fk%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 341px; height: 246px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRFz_B-mveI/AAAAAAAAACQ/zROeZLrIWOs/s400/fubol+a%C5%9Fk%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5265116966072794594" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;tam zamanını hatırlamıyorum ama sanırım ya ilkokul sona ya da orta birinci sınıfa gittiğim dönemlerdi. hürriyet gazetesi her cumartesi 10 gruptan oluşan amatör küme puan cetvelini, oynanan ve o hafta oynanacak maçların programını yayınlardı. hatırladığım kadarı ile tophane tayfun, çıksalın, çırçır, yavuz selim, selimiye, beylerbeyi , çengelköy gibi bir çok takımın mücadele ettiği her gruptan bir takımı tutardım ve o takımların aldığı neticeleri öğrenmek için ertesi cumartesiyi iple çekerdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine g.saraylı bir arkadaşımdan gördüğüm üzere beşiktaş’ın o hafta sonu oynadığı maçın haber ve resimlerini bilmem kaç ortalı harita metoduma özenle yapıştırırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öte yandan şimdilerde adı ne oldu bilmiyorum ama siyah-beyaz televizyonumuzda cumartesi-pazar akşamları ingilizlerin “süt kupası” maçları yayınlanırdı. notingam forest’ı liverpool’u alan kennedy’i, ian rush’ı kenny daglish’i ilk o maçlarda tanıdım ve de sevdim.&lt;br /&gt;bırakın taştan kaleli sabahtan akşama yaptığımız maçları nerede bu oyunu görsem bir kenara çekilir bir müddet seyretmeden gitmezdim. hala da öyleyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdilerde ise amatör küme maçlarının yerini bank asya ,  harita metodun yerini internet arşivleri,  rushların, daglishlerin yerini ronaldolar zidaneler, taştan kaleli maçların yerini halı sahalar aldı. uzun lafın yanisi ; yayıncı kuruluş repliği ile  “futbol aşkı güzeldir.” efendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi seyirler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;foto : http://images.newsquest.co.uk/image.php?id=980244&amp;amp;type=full&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2375612938033530504?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/2375612938033530504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=2375612938033530504' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2375612938033530504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2375612938033530504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/futbol-ak-gzeldir.html' title='futbol aşkı güzeldir'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRFz_B-mveI/AAAAAAAAACQ/zROeZLrIWOs/s72-c/fubol+a%C5%9Fk%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1261525391810896432</id><published>2008-11-05T10:38:00.011+02:00</published><updated>2008-11-09T10:22:08.719+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitabet-i futbol'/><title type='text'>jose mourinho</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRadrGCr7QI/AAAAAAAAADE/Bqlg6y7xk2U/s1600-h/jose_mourinho_981572c.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 250px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRadrGCr7QI/AAAAAAAAADE/Bqlg6y7xk2U/s400/jose_mourinho_981572c.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266570177938189570" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizit yayıncılık tarafından çıkarılan kitabı ile bir kez daha sempatimi kazanmış teknik direktördür kendileri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında bazen ben de şaşırıyorum bu sempatiye. fatih terim'i hiç mi hiç sevmezken benzer tandansları olan bu adamı niye seviyorum diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanırım bunun cevabını  söz konusu kitap da buldum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçi futboldan pek anlamayan biri tarafından çevrildigi belli olan ve yer yer ooehh dedirten baskı hatalarına karsin futbol sevgisi ve mourinho sempatisi ile büyük bir keyifle, sıkılmadan okutuyor kendini kitap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitapta sizi şaşırtan ve aslında bildiginizi zannettiginiz ama öyle olmadığını gördüğünüz bir çok anektod mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;misal jose, sanıldığının aksine hasta bir benfica'lı değil vitoria de setubal taraftarı imiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine as monaco karsisinda cl kupasını kazandıklarında seromonide kalamayaşının bir nedeni de maç gecesinde aldığı tehditler yüzündedir ve bu nedenledir ki macçın bitiş düdüğü ile birlikte güvenlik için tribünden saha içine alınan ailesini alıp bir an önce gitmek istemiştir ama eşi o'nu takımının yanına göndermiştir yine de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hakeza o'nun duygusuz, sırf gurur ve kibirden yaratılmadığını yine o'nun portekiz'deki en büyük rakibi benfica oyuncusu miklos feher'in sahada kalp kirizi geçirip ölmesini canlı yayında yaşlı gözlerle izlemesinden ve şu sözlerinden anlamak zor olmasa gerek;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o an da benfica, sporting lizbon ya da porto'nun hiç bir anlamı kalmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet böyle de bir adam jose mourinho...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevip sevmemek size kalmış...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1261525391810896432?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/1261525391810896432/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=1261525391810896432' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1261525391810896432'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1261525391810896432'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/jose-mourinho.html' title='jose mourinho'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRadrGCr7QI/AAAAAAAAADE/Bqlg6y7xk2U/s72-c/jose_mourinho_981572c.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-9092654306716144663</id><published>2008-11-04T23:44:00.010+02:00</published><updated>2008-11-09T10:36:53.707+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>no penaltı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRahIO8HeVI/AAAAAAAAADs/-hx-nUMY_XU/s1600-h/gerard.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 256px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRahIO8HeVI/AAAAAAAAADs/-hx-nUMY_XU/s400/gerard.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266573977077643602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında maçın en önemli anını, sonucu etkileyen olayını maç sonunda kendilerine zoom yapan kameraya madrid taraftarı beyaz saçlı amca söyledi.; no penaltı.&lt;br /&gt;evet bence de no penaltı.&lt;br /&gt;gerard'ın arif erdem'i hatırlatan ama o'nun daha gelişmiş bir artistik  atlayışını daha havada iken nadia comaneci'ye taş çıkarırcasına bükülerek, burgu yaparak üstelik yan hakemden artistik on puanını da alarak yapması maçın kaderini etkiledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;açıkçası eyyamın kralını yaptı isveçli. sadece  gerard'ın penaltısını vererek de değil. yan hakemi o'nu yanılltı diyelim.  eyvallah. peki ikinci yarıdaki iki liverpoollunun yatarak ve kayarak yaptığı iki bloku es geçmesine ne demeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet hakem konuşmayacaktık değil mi?. süpper ligimizden kalma alışkanlık işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse biz asıl ilgimizi çeken tribünlere bakalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;66 idi galiba danimarkalı agger kafayla madrid direğinin tozunu alırken yönetmenin aklı torresde kalmış. o da biizm dua sonrası aminimize benzer bir el-yüz hareketi çekiyordu tam da o sırada. dedim acaba golün kaçtığına mı üzülüyor yoksa eski takımının şansına mı seviniyor. öyle olmadığını haksız penaltı sonrası gelen goldeki yumruk şovundan anladık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında daha penaltı olmadan... liverpool taraftarının ertem şener'in dediği gibi allah rızası için bir gol bakışlarını görürken , dinmeyen tezahüratlarını duyarken, carragher'ın önündeki defansı çarşıya yolladıktan sonraki muazzam bazukasını bizim gibi hayranlıkla seyretmekle kalmayıp ellerini patlatırcasına alkışlayan bıyığı terlememiş liverpoolluları görünce istedik bir gol atsın liverpool. ama işte futbolun adil olmayan adaleti ya da cilvesi. doksan artılarını bekliyormuş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra yine altmışlarda liverpool tribünleri soluk alırken, can siperane savunurken madridliler kalelerini ispanyolların o tipik tezahüratları çok hoş geldi kulağıma. yemesinler istedim gol. leo franco'ya ayrı sempatiğim zaten. penaltıyı kurtarsın kahraman olsun istedim. olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kısmet artık önümüzdeki maçlara bakacağız...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;foto : uefa.com&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-9092654306716144663?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/9092654306716144663/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=9092654306716144663' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/9092654306716144663'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/9092654306716144663'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/no-penalt.html' title='no penaltı'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRahIO8HeVI/AAAAAAAAADs/-hx-nUMY_XU/s72-c/gerard.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-384545812085298930</id><published>2008-11-04T16:30:00.003+02:00</published><updated>2008-11-09T10:22:43.752+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>fenerbahçe'nin vicente del bosque'si.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRad0HxWILI/AAAAAAAAADM/cgYWx3JaHss/s1600-h/aragonesuzgun.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 307px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRad0HxWILI/AAAAAAAAADM/cgYWx3JaHss/s400/aragonesuzgun.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266570333021151410" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatırlıyorum da vicente'de beşiktaş'ta ilk haftalara alınması zor mağlubiyetleri, puan kayıplarını sıkıştırdığında benzer eleştiriler alıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte efendim ülkeyi tanımıyor, takımı tanımıyor, rakipleri tanımıyor.&lt;br /&gt;e bi de üstüne üstlük ispanyol.  biri real madrid'i öteki ispanyol milli takımını zirveye çıkarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha allahı var kimse del bosque'nin tevellüdüne takmamıştı.&lt;br /&gt;iyidir kötüdür bu benim işim değil. lakin ülke, fenerbahçe ve aziz yıldırım şartlarında şimdiye çoktan giderdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim düşüncem ya tazminatı çok aragones'in. bu yüzden ikinci bir bosque faciası yaşatmak istemiyor aziz yıldırım f.bahçe ve ülkeye. yahut, bir gordon milne, bir alex ferguson mucizesi bekliyor önümüzdeki maç ve haftalarda dede'den.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-384545812085298930?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/384545812085298930/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=384545812085298930' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/384545812085298930'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/384545812085298930'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/fenerbahenin-vicente-del-bosquesi.html' title='fenerbahçe&apos;nin vicente del bosque&apos;si.'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRad0HxWILI/AAAAAAAAADM/cgYWx3JaHss/s72-c/aragonesuzgun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2458059855618291705</id><published>2008-11-03T19:37:00.010+02:00</published><updated>2008-12-26T08:35:35.699+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portre-i futbol'/><title type='text'>uçan hollandalı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRadYPdaRlI/AAAAAAAAAC0/CJj-iiku3BY/s1600-h/marco.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRadYPdaRlI/AAAAAAAAAC0/CJj-iiku3BY/s400/marco.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266569854048683602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18 Ağustos 1995. San Siro Stadı tarihi günlerinden birini yaşıyor. Luigi Berlusconi kupasında Milan ve Juventus karşı karşıya geliyor fakat zihinler ve de gözler maçtan ziyade erken yaşta futboldan kopmak zorunda olan Marco van Basten üzerine yoğunlaşmış duırumda. Ve elbette ki başta Milanlılar olmak üzere Van Basten hayranları ve hatta tüm futbolseverler Marco van Basten için hüzünleniyor. O gün konuşma yapan Adriano Galliani sanırım Marco için söylenebilecek ve yapılabilecek en güzel tarifi yapıyor ; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“Futbol Leonardo Da Vinci’sini kaybetti.”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet O gerçek bir futbol sanatçısıydı. 1,88 lik boyuna rağmen o ince zarif bilekleri ile doktoru Rene Marti’nin dediği gibi “Adeta bir balerin gibi dans ediyordu yeşil sahalarda.”&lt;br /&gt;Sadece jeneriklik golleri ile değil centilmenliği ile de gönüllerde ayrıca yer edinmişti Hollandalı golcü. İşte o gönüllerden bir tanesi de bu satırların yazanına ait!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marco van Basten denince futbolseverlerin aklına Milan ve Euro-88’de Dasaev’e attığı o efsanevi gol gelir hiç şüphesiz. Ercan Taner’in Alex De Souza’nın bu sezon başı Samsunspor filelerine bıraktığı goldeki haykırışı gibi gerçekten “yoktu öyle bir gol.” Bir daha olur mu? Çok zor. Belki muadili ama aynısı asla! Bakmayın siz Öztürk Pekin’in Ümit Karan’ın Vestel Manisa golü için canlı yayın heyecanı ile söylediği Van Basten’in golünden bile güzel demesine. 1988’deki o golün ve atanının güzelliği bambaşka ve de eşsiz!&lt;br /&gt;Ha sanılmasın ki Karan’ın o müthiş golüne burun kıvırıyoruz, bilakis şapka çıkartıyoruz ve hatta anılarımızı tazelediği için teşekkürü borç biliyoruz kendisine, o ayrı. Lakin efsane böyle kolay harcanacak golcü değildi, bu da böyle biline.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet efsaneydi O.&lt;br /&gt;Ajax ve Milan’da oynadığı 11 senede 280 lig maçında attığı tam 218 gol , dile kolay.&lt;br /&gt;Marco, resmi olarak 1995 yazında futbolu bıraksa da birçok operasyon geçirdiğinden 93-94 ve 94-95 sezonlarında ne yazık ki futbol oynayamadı. .&lt;br /&gt;Kariyerindeki toplam gol sayısı ise 276. Keza bu kariyer içerisine 3 kez Avrupa’da yılın futbolcusu ve bir kez Dünya’da yılın futbolcusu ödülünü sığdırmış olan bir yetenekti kendisi. Öyle ki Cruyff ve Platini ile birlikte Avrupa’da 3 kez yılın futbolcusu ünvanına layık görülen üç futbolcudan birisidir hala. İşte bu yetenek henüz 16 yaşında iken Milano’daki bir turnuvada İnter’in sembol ismi Sandro Mazzola’ya bir başka efsane isim Johan Cruyyf tarafından varisim diyerek takdim edilmişti.&lt;br /&gt;Ki Mazzola’da Cruyff’u destekler mahiyette şu açıklamayı yapmıştı 1980 yazında ; “Cruyff, Marco’yu bize gösterdiğinde geleceğin hayranlık uyandıracak futbolcusu olduğunu anlamıştık.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Marco o tarihten iki sene sonra (3 Nisan 1982) Ajax forması ile ilk profesyonel maçına Nijmegen karşısında çıkmıştır. Ki Hollanda ve Dünya futbolunun efsane ismi Cruyff’ın yerine oyuna girmesi altı çizilmesi gereken ayrı bir satır başıydı.&lt;br /&gt;Çok kısa zamanda Ajax’ta kendini kabul ettirip, golcülüğünü gösteren Marco van Basten 1985-86 sezonunda 26 maçta 37 gol atarak kazandığı “Altın Ayakkabı” ile de Avrupa’nın dikkatini çekiyordu.&lt;br /&gt;Zaten Ajax’ta 128 maçta 143 gol atarak muazzam bir gol ortalaması ile Milan’a transfer olacaktı 87 yazında. Fakat Milan’a geçmeden önce Ajax’a son bir güzellik daha yaparak 1987 ‘de Lokomotive Leipzig’i 1-0 mağlup ettikleri maçın golünü atarak daha bir mutlu kaldırıyordu Kupa Galipleri Kupasını bu “Uçan Hollandalı”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Uçan Hollandalı” evet, Marco’nun Milan’a geçmesi de çok enteresan olmuştur. O dönem Silvio Berlusconi’nin önünde forvet için iki secenek vardır. Biri Liverpoollu Ian Rush diğeri de Marco van Basten. Marco’nun 30 saniyelik video görüntüsünü izledikten sonra Berlusconi kararını verir: &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;“Bu Uçan Hollandalıyı istiyorum.”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marco kariyeri boyunca yakasını bırakmayacak ve futbola erken veda ettirecek olan bileğindeki sakatlık yüzünden Milano’daki ilk senesinde kendini pek gösteremese de Milan 8 yıl aradan sonra *scudetto’ya ulaşıyordu. Fakat daha sonraki yıllar Serie-A ya ve Milanello’ya alışan Hollandalı iki kez Serie-A kralı olurken Milan’la birlikte efsanevi başarılara da imza atıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milan ile birlikte neredeyse almadık kupa bırakmadı. Serie-A şampiyonluğundan Şampiyon Kulupler Kupası’na, Süper Kupa’dan Kıtalararası Kupa’ya.&lt;br /&gt;Ne var ki, kötü kaderi O’nu hayatının futbolunu oynadığı 92’nin son aylarında yakaladı. Serie-A’da 15 maçta 13 gol gibi müthiş bir grafik yakaladığı gibi kendisini hala Şampiyonlar Ligi’nin unutulmazları arasına katan bir maçta en fazla gol atan (4) ender oyunculardan oluyordu o dönem. Milan Göteborg karşısında aldığı 4-0’lık galibiyete bu büyük golcüsü vasıtası ile ulaşıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedik ya talihsizliği henüz Milano’ya geldiği sene başlamıştı, bileğindeki kronik sakatlık tedavi edilemez şekilde bir kez daha nüksediyordu 92 sonbaharında. Her ne kadar 1993 mayısında Marsilya ile oynanan Şampiyonlar ligi finalinde oynasa da o maç son resmi maçı oluyordu maalesef.&lt;br /&gt;2 sene boyunca geçirdiği ameliyatlar da çözüm olmayınca 1995 ağustosunda San Siro’ya son kez çıkmak zorunda kaldı. Hem de öyle bir çıkmak ki, O’nu ve sevenlerini en az mecburen futbolu bırakması kadar üzen bir sahne alıştı bu. Zira sakatlığı o kadar kötüydü ki, jübile maçında bile oynamasına izin vermemişti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman klasik kırmızı-siyah forması ile koştuğu tribünlere jübilesini yaptığı o gün , kot pantalon ve ceketle koşuyordu büyük golcü. İki elini havaya kaldırıp başını öne eğişi, sonra 88’deki o kendisi gibi efsane olan golünden sonra gülerek kaldırdığı sağ elini bu sefer gözleri dolu dolu kaldırıp **Milanisti’yi selamlaması yürek paralayıcı idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkürler Marco, yaşattığın güzellikler için, teşekkürler hatıraların için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İtalyan liginde şampiyonluk ünvanına verilen ad.&lt;br /&gt;**AC Milan taraftarlarına verilen ad.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada bir özel teşekkür de yazarlarımızdan sevgili Besim Hatinoğlu’na, bu büyük golcünün Milan forması ile attığı 100 golü ve o Marco ile beraber bizlerin de gözlerini yaşartan vedanın yer aldığı cd yi temin ettiği için. Buradan hareketle büyük golcünün bir kaç istatistiğini daha eklemek istiyorum yazının son bölümüne.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marco van Basten;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 92,3 lük gol yüzdesine sahip olduğu penaltı atışlarının büyük bir kısmını kalecilerin sağına bırakmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Serie-A’daki ilk ve son golünü aynı kaleciye atması kalecinin talihsizliği mi yoksa talihi mi ? Bunu Alessandro Nista’ya sormak gerek sanırım. İlk golü 1987 de Pisa’da oynarken son golü de 1993’te Ancona’da oynarken büyük golcüden yiyerek tarihe geçmiştir bu şekilde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 23 Avrupa maçında 18 gol atarak Milan kulüp rekorunu kırmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 2003-2004 sezonu için Ajax genç takımının başına getirilen efsane golcü 29 Temmuz 2004 tarihinde Hollanda milli takımının teknik direktörlüğüne getirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malumunuz 2006 Almanya elemelerinde takımı çok iyi gidiyor.&lt;br /&gt;Umarız bir gün ‘Milanisti’yi Carlo Ancelotti’den kurtarıp, Milan adına futbolcuyken kaldırdığı sayısız kupayı, bu sefer teknik direktör olarak kaldırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;font-size:85%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2458059855618291705?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/2458059855618291705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=2458059855618291705' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2458059855618291705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2458059855618291705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/uan-hollandal.html' title='uçan hollandalı'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRadYPdaRlI/AAAAAAAAAC0/CJj-iiku3BY/s72-c/marco.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-2054424787560423481</id><published>2008-11-02T16:01:00.005+02:00</published><updated>2009-02-02T22:36:06.642+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündelik futbol'/><title type='text'>avrupada birden fazla takım tutmak</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRaefC_OXtI/AAAAAAAAADc/auWgLCKJcLU/s1600-h/real_madrid_3_1024x768.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRaefC_OXtI/AAAAAAAAADc/auWgLCKJcLU/s400/real_madrid_3_1024x768.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266571070471560914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insanın her limanda bir sevgilisi olması gibi bir şeydir avrupada birden fazla takıma sempati beslemek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama futbolu seviyorsanız ve de henüz cenk koray’lı tele pazar’da tr lig maçları onar dakikalık bölümler halinde yayımlanmaz iken önceleri çarşamba gecelerinizi süsleyen avrupa kupası maçları ile sonrasında perşembeleri trt 2 de ve genelde levent özçelik zaman zamanda ercan taner önderliğinde ağırlıklı olarak premier lig maçlarının yer aldığı avrupadan futbol özetleri ile kanınıza iyice yerleşen virüs! başlıktaki olguyu kaçınılmaz kılıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;virüs’ün bünyede etkin olduğu ülke ve takımlara kısaca göz atarsak;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;italya’nın seri – a’ sında ; aslına bakarsanız bariz şekilde gönlümü fetheden bir kulüp yok. zira gök-mavililer başlı başına bi sevda masalı benim için. 82 dünya kupasının başlamasına az bir zaman kala mahalledeki ukela ve “şukela” abiler ısrarla brasil ve beyaz pele (zico) derken o gün gazetedeki haberden etkilenen kısa pantolonlu ben inatla paolo rossi ve italya diyorum. bir de dino zoff var tabi bu sevdanın şekillenmesine tesir eden. neyse paragrafı uzatmadan sadede uzanalım biz. illa ki kulüp takımı derseniz , rossi, schillaci, roberto baggio nedeniyle en çok da renklerinden ötürü siyah-beyaz juve derim diğer italyanlara karşı hep. ha bir de efsane'den oturu siyah-kirmizili ac milan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;almanya’nın bundesliga’sında ise, klasik sarı siyah forma ve muhteşem akustikli westfalen stadı ile tabi ki 97 şampiyonlar ligi şampiyonluğu ve riedle’li andreas moller ’li kadrosu ile borussia dortmund önem arzeder benim için. şu sıralar mali bir kriz yaşasalarda yine de ne bayern ne werder , dortmund aşkı ile inliyor bünyeler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ingiltere’nin premier liginde ise, yukarıda saydığımız trt-2 menşeli avrupadan futbol yön veriyor “premier lig sempatiğimize.” evet ada’da sempatinin adı ; tottenham hostpur. ingilizlerin haylaz çocuğu paul gasgoine ’nin “trt-2 şenliklerinde” seyrettiğim derby county ’li unutulmaz milli kaleci peter shilton ’ı hemen hemen aynı yerden ve aynı kalenin bir sağına bir de soluna attığı frikikle avlaması hala gözümün önünde. yine ispanyol nayim ’in günümüz futbolunda sıkça rastlanılan hem hamal hem teknik futbolcu tiplemesine uygun futbolunu hatırlamakta zor degil. keza gary lineker’i.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve son olarak ispanya’nın la liga ’sı var sırada…&lt;br /&gt;yine avrupa kupası maçlarının olduğu bir gece. 5-1’lik mönchengladbach mağlubiyetinin rövanşında bernebau’da santilliana ’lı kadrosu ile 4-0 lık tarih yazan ve yine emilio butragueno, kaleci francisco buyo, michel, paco ve julio lorente kardeşlerle gönlümüzde taht kuran eflatun beyazlılar…ki julio şu an real’in rakibini hatırlayamadığım bir avrupa kupası mücadelesinde sağ kolu çıktığı halde maça devam ederek gönüllerde ayrıca yer edinmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet o can alıcı soruyu duyar gibiyim, listedeki iki takımdan biri karşılaştığında ne olacak..?&lt;br /&gt;tıpkı bu akşam oldugu gibi… assolisti o yüzden en sona sakladım…avrupa’da vazgeçilmezim beyaz şimşekler…&lt;br /&gt;forza real madrid…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;09.03.2005...istanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;foto : &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;football-wallpapers&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-2054424787560423481?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/2054424787560423481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=2054424787560423481' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2054424787560423481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/2054424787560423481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/avrupada-birden-fazla-takm-tutmak.html' title='avrupada birden fazla takım tutmak'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRaefC_OXtI/AAAAAAAAADc/auWgLCKJcLU/s72-c/real_madrid_3_1024x768.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-8644395194078210698</id><published>2008-11-02T15:33:00.002+02:00</published><updated>2008-11-02T15:56:32.259+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nostalji futbolu'/><title type='text'>anılar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ2xeAgbzAI/AAAAAAAAAAU/Da5QR6gMGbw/s1600-h/paunovic.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 280px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ2xeAgbzAI/AAAAAAAAAAU/Da5QR6gMGbw/s320/paunovic.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5264058668556209154" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Eminim sizlerinde  benzer bir çok anısı mevcuttur belleklerinizde…Ve yine eminim ki her futbolseverin, renklerine gönül verdiği takımın taraftarı olmaya karar verdiği an ve kendince o anı resmileştirdiği deyim yerindeyse “taraftarlık mazbatasını” aldığı zaman çok özel ve belkide benimkisi gibi ilginç olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne sınıftaki ezici F.Bahçe ve G.Saray üstünlüğüne karşı bir isyan, ne mahallenin en iyi top oynayan abisinin tuttuğu ve tutmamı istediği takımı tutma ne de hediye edilen bir forma sebebiyledir benim Beşiktaşlı olmam. Sadece Rahmetli Babamın bir sözü ile. Evet sadece bir kelime ile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz İlkokul sıralarını aşındırırken, neden sorduğumu bilmiyorum ama soruyorum işte. (Herhalde bazı sosyologların taraftarlıkla ilgili tanımlarında çokça kullandığı bir yere, bir kültüre ait olma dürtüsünden olsa gerek!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Baba sen hangi takımı tutuyorsun ?&lt;br /&gt;- Beşiktaş&lt;br /&gt;- Peki o zaman bende Beşiktaş ı tutuyorum.&lt;br /&gt;Evet hepsi bu kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam da o yaşlardaki her erkek çocuğunun olduğu gibi benimde idolüm babamdı ve dolayısı ile fazla sorguya suale gerek yok, koskoca adam yanlış düşünecek değildi ya, bir bildiği vardır elbet dedik çocuk aklımızla ve o gün bugündür Beşiktaşlıyım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O günkü kararımda yanılmadığımı yine o günlerde bir türlü anlayamadığım, sevgili kardeşlerimle giriştiğim her kavga seansında (Ona neydi ki kardeş kardeş kapışıyorduk işte(!) üstlendiği Barış adamı rolünde, kavga ve şiddetten uzak durmamızı öğütleyen sözlerinde ve daha sonraları bizzat tanık olduğum ve maalesef şimdilerde bayağı bir aşınmış olan Beşiktaş kültürü ile özdeşleştirdiğim DÜRÜST, İLKELİ ve de MÜTEVAZI yaşamında anladım. Asla fanatik olmayan ve o müthiş zekası ile yaptığı esprilerle kendisini hayran bıraktığı diğer takım taraftarları ile meşin yuvarlak yüzünden bir gün olsun tartışmaya girdiğine şahit olmadım. Öyle ki, abartısız mahallemizde yediden yetmişe Beşiktaşlısı, F.Bahçelisi, G.Saraylısı, Trabzonlusu, A.Güçlüsü, Sakaryalısı herkesin ama herkesin sevgilisi olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette ki, lafta kalmayacaktı Beşiktaşlılık… En kısa zamanda o tarihi İnönü Stadının havası teneffüs edilmeliydi ve bunun içinde memleketimiz olan şehrin takımıyla (Samsunspor) o hafta sonu oynanacak maç idealdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bizim gibi Beşiktaşlı olan hemşehrimiz Yakup Amca ve ben yaşlarındaki oğlu Şerif ile beraber düştük yollara. 30 yaşın üstündekilerin hatırlayabileceğini tahmin ettiğim, en arkasında bir biletçinin oturduğu ve arkadan binilen o garip İETT otobüsleriyle Taksim’e gelişimizi oradan Dolmabahçe ye salınıp, yanık köfte kokuları arasında stada girdiğimizi hatırlıyorum hayal meyal. Yalnız bir tuhaflık vardı ve içinde bulunduğumuz topluluk BJK yerine Samsun diye bağırıyordu… Herhalde Rahmetli Babamın ve Yakup amcanın hemşehrilik damarlarının kabardığı bir ana denk geldik ya da bir yalnışlık veya yer darlığı bilemiyorum. Ama bildiğim İnönü’nün şimdiki Yeni Açığının neredeyse yarısının Samsunspor taraftarlarınca doldurulduğu ve bunların arasında iki Beşiktaşlının olduğu. (Ben ve Şerif)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdinin deplasmana gelen takım taraftarlarına yer verilmediği veya çok az yer verildiğini düşününce klasik olacak ama- NEREDE O ESKİ GÜNLER demeden de edemiyor insan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse biz maça dönelim, maçın başında penaltıdan gelen Paunoviç golüyle biz kendimizden geçip Beşiktaş çığlıkları atarken, ” Bağırmayın ulen” tarzında bir sesle irkilip arkamıza döndüğümüzde 18-20 yaşlarında bir abinin bize sinirli bir şekilde bakışıyla, babamın “onlar daha çocuk ” demesini ve o abinin bu söz sonunda başını öne eğip mahcup bir şekilde yerine oturmasını aynı dakika içinde yaşıyorduk, iki rakip kalede aynı anda yaşanan gol pozisyonu gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiki zamanın tribünlerinde kahramanları çocuk dahi olsa benzer bir enstantanenin neler getireceğini düşünmek bile istemiyor insan.&lt;br /&gt;Biz yine maçımıza dönelim, ilk yarı 1-0 Beşiktaş ın galibiyeti ile sona eriyordu. ikinci yarıda ise rakip takım taraftarlarının ismi nedeniyle dalga geçtiği Şaban ve ilk golün sahibi Paunoviç ile iki gol daha bulan Beşiktaş bu ilk futbol maceramızın keyifli bir hal almasını sağlıyordu.&lt;br /&gt;Neşe içinde evimize dönerken babalarımızdan başka bir maça gelmek üzere şartlı bir söz almayı da ihmal etmiyorduk.&lt;br /&gt;Şart mı ?&lt;br /&gt;Bir sonraki maçı Beşiktaş tribünlerinden izlemek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda aktarmaya çalıştığım ve hiç unutmadığım ölene kadarda unutmayacağım “Beşiktaş ve Futbol”  ortak paydalı ilk anımdı babamla paylaştığım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yine unutamayacağım sonuncusunu ise  04,08,2001 tarihinde acil olarak kaldırıldığı Haydarpaşa Numune hastanesinde yaşadım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gün Şifo Mehmet’in meşhur Jübilesi vardı hani gelirini Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfına bağışladığı…Daum’un Beşiktaş’ı ile Fatih Terim’in Milan'ının karşılaştığı maç..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek mecalinin kalmadığı ve çok az kendinde olduğu o halde “maç ne oldu” diye sordu bizlere.. Görevlilerden öğrendiğimiz 2-1 lik galibiyet skorunu kendisine ilettiğimizde o an son kez göreceğimizi bilmediğimiz bir tebessüm yayıldı yüzüne…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhun şad olsun Sevgili babacığım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;foto : &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;besiktasforum.net&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-8644395194078210698?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/8644395194078210698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=8644395194078210698' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8644395194078210698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/8644395194078210698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/anlar.html' title='anılar'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ2xeAgbzAI/AAAAAAAAAAU/Da5QR6gMGbw/s72-c/paunovic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8945902957597619980.post-1843487073275091343</id><published>2008-11-02T15:01:00.007+02:00</published><updated>2008-11-09T10:26:15.696+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blog futbolu'/><title type='text'>başlama vuruşu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRaeosjbfGI/AAAAAAAAADk/44GzKTosKBg/s1600-h/silifkemebgovtr.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRaeosjbfGI/AAAAAAAAADk/44GzKTosKBg/s400/silifkemebgovtr.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266571236248091746" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında ne zamandır beynimin arka planında dönüp duruyordu. "bir futbol blogu açsam ne de güzel olur"  düriyemin güğümleri kalaylı fistan giymiş etekleri alaylı diye düşünür dururdum.  ama işte malum, türke mazeret çok. saha çamurdu, hakem kötüydü, işler yoğun, istanbul trafiği deli ediyor insanı, zamlar, sansürler falan derkeennnn.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi gün yine böyle maç ediyoruz halı sahada arkadaşlarla, gençlerle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- ya vanbastın abi sen kendine bi blog yapsana dedi çocuklar. senede iki bin bilemedin bin post yayınlarsın sendeki bu tecrübe , bu hikayeler bizde olsa coriyera della sporta bile yazardık dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-vallaha mı dedim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve şimdi burdayım....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayıptır söylemesi elimiz az buçuk kalem tutar, futbol konusunda da vakti zamanında ekşi sözlük ve verkac.org da gevezeliklerimiz de oldu. dolayısı ile zaman zaman sözkonusu sitelerdeki yazılarımdan alıntı yapacağımdır. lütfen alıcılarınızın ayarları ile oynamayın bu yüzden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet.&lt;br /&gt;maçımız başlasın o hal. centilmence geçsin , iyi oynayan kazansın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha unutmadan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;beşte devre onda biter...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;fotoğraf &lt;/span&gt;: &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;silifke.meb.gov.tr&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8945902957597619980-1843487073275091343?l=bestedevreondabiter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/feeds/1843487073275091343/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8945902957597619980&amp;postID=1843487073275091343' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1843487073275091343'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8945902957597619980/posts/default/1843487073275091343'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bestedevreondabiter.blogspot.com/2008/11/balama-vuruu.html' title='başlama vuruşu'/><author><name>mvanbasten</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SQ7G3CBFsvI/AAAAAAAAABI/VjnWgxAnrmA/S220/kozmaca.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PJ3hACtQmVE/SRaeosjbfGI/AAAAAAAAADk/44GzKTosKBg/s72-c/silifkemebgovtr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
